Aziz Nesin: Hep ölmemek istemiş ve bunu başarmış bir adam

Aziz Nesin: Hep ölmemek istemiş ve bunu başarmış bir adam
Aziz Nesin: Hep ölmemek istemiş ve bunu başarmış bir adam
9 Haziran'da Depo'da açılacak 'Ömrüne Sığmayan Adam: Aziz Nesin' sergisin küratörü Işın Önol ile konuştuk. "Sergiye gelenler hep ölmemek istemiş ve nihayetinde bunu başarmış, ömründen taşmış bir adam görecekler."
Haber: CEM ERCİYES / Arşivi

Sergi Aziz Nesin’in arşivleriyle öne çıkıyor. Bu arşivlerde neler var, Aziz Nesin neleri arşivlemiş?

Aziz Nesin, yazarlığının, politik kimliğinin ortaya çıkardığı tüm ürünlerin ve yaşam mücadelesinin yanı sıra iflah olmaz bir arşivci ve koleksiyoncu. Yapıt olarak sonuçlandırdığı veya buna fırsat bulamadığı yüzlerce çalışma eskizi var Aziz Nesin arşivinde. Dosyalarına göz gezdirince, bir yazar olarak bir eserin ortaya çıkma veya çıkmama sürecine detaylarıyla tanık olmanız mümkün. Her konunun, her olayın ayrı ayrı notları tutulmuş. Karşınıza her an, örneğin bir çikolata kağıdının arkasında, sürpriz bir not çıkabiliyor. Hiç boş durmamış, yaşamını, ürünlerini ömrüne sığdıramamış bir insan Aziz Nesin.

Siz bu arşivlerde çalışırken nelerle karşılaştınız ve sergiye nasıl bir seçki yaptınız?

Böylesine detaylı ve çılgıncasına dolu bir arşivin neresinden içine dalacağınızı kestirmek zor. Benim en büyük şansım, arşivi çok yakından tanıyan ve yıllardır üzerinde çalışan bir ekiple beraber olmak. Esin Pervane ve Salih Bora, 2009 yılından beri arşiv çalışmalarını yürütüyorlar. Serginin ve sergi kitabının metin ve görsel seçkisi, eski Türkce metinlerin latince harflere çevrilmesi onlara ait. Bunun dışında, Vakfın yöneticisi ancak aynı zamanda kendisi de bir Vakıf mezunu olarak hem Vakfı, hem arşivi, hem Aziz Nesin'i çok iyi tanıyan Süleyman Cihangiroğlu'nun varlığı çok önemli oldu. 

Sergiyi gezenler nasıl bir Aziz Nesin görecekler, onu hangi yönleriyle tanıyacaklar.

Yoksul bir çocukluk geçirip imkansızlıklar içinde kendisini yetiştirmeyi başarmış bir yazar; yaşadığı türlü zorluklara rağmen ve en çok da bu yüzden, mizahı anlatım dili olarak seçmiş bir hiciv ustası. Her döneminde ve benzeri kırılma noktalarında iktidarın sillesini yemiş, bireysel hak ve özgürlüklerine kısıtlamalar getirilmiş, buna rağmen içinde yaşadığı her rejimin yanlışlarını ortaya koymuş, egemen olan her iktidarı cesurca eleştirmiş ve tüm bu süreçlerde edebi üretiminden hiç kopmamış bir yazar. Tüm bu yönlerinin yanı sıra bir de benim için adı "Yaşayan Aziz Nesin" olan bölümde, Nesin Vakfı'na ve Aziz Nesin'in ölümünden sonra hala büyümeye, var olmaya devam eden ürünlerine, bir de arşivinden bir bölüme yer veriyoruz. Hep ölmemek istemiş ve nihayetinde bunu başarmış, ömründen taşmış bir adam görecekler.

Aziz Nesin’i ‘solcu, muhalif bir yazar’ olarak biliyoruz. Türkiye’nin 40’lardan 90’lara yarım asırlık politik tarihinde bir aktör olarak tanımlayabilir miyiz onu? Bu siyasi çalkantılar, gelişmeler Aziz Nesin’i birey, yazar, entelektüel olarak nasıl etkilemiş?

Aziz Nesin, her kırılma noktasında hapse giriyor sürgüne gönderiliyor. Her iktidar tarafından yasaklanıyor, kitapları toplatılıyor, kurduğu, çalıştığı dergiler toplatılıyor. Hapis zamanını üretim zamanı olarak kullanıyor. Her seferinde daha güçlü, daha sağlam bir sol söylemle muhalif yazılarıyla yeni isimler altında dergilerini çıkarmaya ve sistemi, iktidarı, egemen güçleri eleştirmeye devam ediyor. 

Aziz Nesin gerektiğinde polemikten kaçınmayan bir yazar. Sanata bakış açısı nasıl? Siz bu anlamda neler buldunuz, sergiyi gezenler neler görecek, öğrenecek?

Türkiye'de eğitim sisteminin sorgulamaya ve soyut düşünceye kapalı yapısı bakımından, bilim adamı, sanatçı ve felsefecinin çıkmadığına inanır. Tam da bu düşünceyle Nesin Vakfı'nı kurmuştur. Matematik Köyü ve şimdilerde kurulmakta olan Felsefe ve Sanat köyleri de yine aynı düşüncenin ürünüdür. Memlekette sanatçı, edebiyatçı yetişebilmesi için eğitim sisteminin kökten değişmesi gerektiğini, başındaki adamların da bu iş için yetersiz olduğunu söyler.

Bu sergiyi hazırlamadan önce Aziz Nesin hakkında ne biliyordunuz? Aziz Nesin sizin için ne ifade ediyordu. Bu kadar Aziz Nesin çalıştıktan sonra bir şeyler değişti mi?

Ben de Çocuktum ve Şimdiki Çocuklar Harika, ilk okuduğum kitaplardandı. Aziz Nesin okuyarak büyüdüm diyen nesilden değilim, daha çok anneannemden dinlerdim Aziz Nesin'i. Ancak 16-17 yaşlarımda Ali Nesin'in takipçisiydim. Bilim ve Ütopya dergisinin arka sayfalarında mantık üzerine sorular sorduğu bir sayfası vardı. Onca matematik soru kaynağı içinde en keyifle uğraştığım problemlerle o sayfada karşılaşırdım. 1999 yılında Ali Nesin’le komşu olduk ve böylece Nesin Vakfı'nı tanımaya başladım. Sanat öğretmenliği yaptığım yıllarda Vakıf'ta hafta sonları sanat dersleri vermeye başladım. Sonrasında da hep Vakıf'ın üyelerinden biri olarak hissettim kendimi, hep bitmek bilmez şekilde borçlu hissettim kendimi Vakıf'a karşı. Bu sergiyle birlikte artık bu borcu ödemiş hissederim diye düşünüyordum ama hiç de öyle olmadı, daha fazla borçlu hissediyorum. Aziz Nesin ise benim için, her şey bir yana, Vakıf'a gide-gele, artık Aziz dede oldu. Kurduğu bu yapının arkasında çok daha kuvvetlice durmak gerektiğini düşünüyorum.

Sergiyi nasıl kurdunuz? Nasıl bir düzeni ve dili var?

Öncelikle, Aziz Nesin'in tavrını ön planda tutarak, olabilecek en tutumlu şekilde kullandık malzemeleri. Serginin daha sonra Bursa, Sinop, belki Sivas gibi Aziz Nesin'in geçmişiyle de ilgili olan illere de gitmesini istiyoruz. Bu yüzden gezebilecek bir sergi olarak tasarladık. Sergi Depo'nun iki katına yayılıyor. İlk katında Aziz Nesin'in yaşam öyküsünün yine kendi dilinden aktarıldığı yaşam öyküsü ile karşılaşıyor izleyici. Aynı metin, serginin üst katında, 2015 yılına kadar yine Aziz Nesin'in dilinden, geleceğe yönelik söylemlerinde devam ediyor. Bu Muhtemelen tamamını sergi esnasında okuyamayacağı bu metni, bir parça daha genişletilmiş olarak sergi kitabı içinden de takip edebiliyorlar. Bu bölümde yaşamındaki 6-7 Eylül olayları, Bursa sürgünü, Sivas Katliamı gibi olaylarla ilgili bilgi ve görsele de ulaşıyor. Ardından Aziz Nesin'in çalışma odasının orijinale çok yakın bir uygulaması ile karşılaşıyor. İkinci kat ise yaşayan Aziz Nesin'e, Aziz Nesin'in yaşamı süresince ve ölümünden sonra basılan tüm kitaplarına ve belgesellere yer veriyor. Fatih Pınar ve Burcu Kolbay'ın bir yılı aşkın süredir çalışmalarını sürdürdükleri ve üretimi henüz tamamlanan Aziz Nesin Yaşıyor belgeseli, Tan Oral'ın Vakıf'ın kuruluşu sırasında, 72-73 yılları arasında çekmiş olduğu 8mm dokümanter film, Ethem Özgüven'in 93 yılında çekmiş olduğu Akıntıya Karşı belgeseli bunlar arasında. Bunun dışında, sergide oturma raf ve masa gibi elemanların olduğu ahşap üniteler Berk Asal ve Can Onart tarafından tasarlanarak Nesin Vakfı öğrencileri ve mezunları ile beraber üretildi ve kuruldu. Ayrıca bir arşiv odası kuruyoruz sergi mekanı içinde. Bu odada Markopaşa, Zübük gibi dergilerin orijinal baskıları, kitap hazırlık süresince tuttuğu notlar gibi orijinal doküman ve el yazısı notlara yer veriyoruz.