Babylon Bomonti hakkında: Oyun alanımız genişliyor

Babylon Bomonti hakkında: Oyun alanımız genişliyor
Babylon Bomonti hakkında: Oyun alanımız genişliyor
Öyle görünüyor ki İstanbul'un kültür sanat eğlence dünyasındaki yeni atılımın simgesi Bomonti Bira Fabrikası olacak. Bomontiada adıyla eylülde kapılarını açacak, 'kültürel yaşam merkezi'nin lokomotifi Babylon... Cem Yegül ve Vasıf Kortun, yeni Babylon ve Bomontiada hakkında her şeyi anlattı...
Haber: CEM ERCİYES / Arşivi

Babylon’un yeni mekanı Babylon Bomonti, 10 Eylül’de Flight Facilities konseriyle açılıyor. Bu kültür dünyamızın yeni eğilimlerine uygun bir açılış ve hatta bir başlangıç olacak. Çünkü açılan sadece daha geniş ve daha konforlu bir Babylon değil, Bomontiada adıyla yeni bir kültür-eğlence kompleksi. Kentin müzik kültürünü değiştiren Babylon bu kez de yeni kültür ve eğlence hayatımızın simgesi olacak Bomontiada’nın lokomotifliğini üstlenecek. Bomontiada’da neler olacak? Müzik, çağdaş sanat, tasarım, performans, her tür inter disipliner etkinlik, kültürel toplantı ve workshop ile yeme-içme…

Ve Babylon Bomonti nihayet...

Bomontiada adı verilen yer, yıllardır kültürel bir işlev üstleneceği söylenip duran, ama doğal olarak kimsenin pek inanmadığı Bomonti Bira Fabrikası. Bomontiada’nın ‘Yaratıcı Danışma Kurulu’nda üç kişi yer alıyor: Cem Yegül, Vasıf Kortun ve Alexis Şanal. İlk ikisiyle buluşup, kentin kültür hayatında önemli bir etki yaratmasını beklediğimiz projeyi konuştuk.


Vasıf Kortun ve Cem Yegül
Cem Yegül, Bomonti Bira Fabrikası’nı Pozitif ekibinden önce Mehmet Uluğ’un gördüğünü ve beğendiğini anlattı. Aslında onlara davet, birlikte pek çok festival düzenledikleri Efes’ten gelmiş. Bomonti Bira Fabrikası’nın 19. yüzyılda başlayıp günümüze uzanan uzun hikayesinde, bu kültür merkezi olma faslı da önemli bir yer tutuyor. Ben Mustafa Sarıgül’ün bile fabrika önünde ‘burayı kültür merkezi yapacağız’ diye basın toplantısı düzenlediğini hatırlıyorum mesela… Ama tabii tarihi yapıların kültürel amaçlarla dönüşümü bile ancak ‘bir yatırımcı’ ile çözülebiliyor günümüzde. Bira Fabrikası da yıllar önce İbrahim Çeçen’in sahibi olduğu İC Holding’e geçmişti. İC, fabrikanın altındaki boş alana kentin en büyük otellerinden birini, 34 katlı Bomonti Hilton’u yaptı. Tarihi ve endüstriyel bir yapı olan Bira Fabrikası’nı müze ve kültür merkezi olarak dönüştürmek için de Efes ile işbirliğine gitti. Ancak alkollü içki tanıtımıyla ilgili yasalar ağırlaşıp Efes sponsorluk yapamaz olunca, bu işten çekilmek istedi. O sırada Pozitif de Doğuş Grubu’na geçmişti. Pozitif yöneticileri kültür eğlence alanında büyüyen Doğuş’u ikna etmekte pek zorlanmadı…


Bomonti Bira Fabrikası’nın tarihi malum. 19. Yüzyılda İsviçreli Bomonti kardeşler tarafından temeli atılmış. Semte adını veren, memlekette bira kültürünün oluşmasını sağlayan en önemli mekan burası.     Pangaltı, Bomonti civarında 20. Yüzyılın başlarında bira bahçeleri olduğu, eski İstanbul anlatılarında yer alır. Yani Bomonti’nin kimliğinde kamusal alan olma, insanları biraya getirme gibi bir işlev de var. Bomontiada işte bu tarihi kimliği referans alıyor. Cem Yegül, “Bölgede uzun uzun, çoğu da tatsız gökdelenler dikiliyor. Orada eskiden var olmuş, özlemini duyduğumuz bir kültür de var. O yaşam tarzını yeniden geri getirmek diye bir şey yok tabii. Ama ‘bugüne ait bir yeniden inşası ‘diyelim, mümkün olabilir… Doğru oyuncuları biraya getirdiğimiz zaman oradaki yaşamın dalga dalga yayılacağını düşünüyorum” diye anlatıyor.

“Doğru oyuncular’ın başında Vasıf Kortun geliyor. Lise yıllarından bu yana tanıdığı Cem Yegül’ün davetine hayır dememiş. Kortun’a göre burada ‘kamusal özel dengelerinin çok doğru kurulması’ gerek. Bomontiada’nın kent içinde yürünerek gelinebilecek bir yerde, kentin en eski merkezlerinden birinde olması çok önemli. “Tabii ki Avrupa’daki örnekleriyle karşılaştırdığında çok özel bir yer değil. İtalya’da, İspanya’da bilmem nerede kültürel amaçlarla dönüştürülmüş eski elektrik fabrikaları, eski mezbahalar, eski şunlar bunlardan sayısız var. Fakat İstanbul’da yok. Burası konumu, büyüklüğü kurumsallığı ve güçlü alt yapısıyla ‘yegane’ bir yer olacak” diye anlatıyor.


Peki bu ‘kültürel yapı’da ya da Cem Yegül’ün verdiği isimle ‘yaratıcı kültür kampüsü’nde neler olacak? Öncelikle vaz geçilmez bir çekim merkezi olarak Babylon. Daha iyi kulis, daha iyi fuaye ve hatta bir restoran ile yenilenmiş bir Babylon’dan söz ediyoruz. Hemen yandaki terasta Klimanjaro adında bir restoranı olacak Babylon’un. Ayrıca Doğuş’un D.ream çatısı altında kuracağı bazı yeni mekanlar ile bir de yeme içme marketi diyebileceğimiz, Eataly benzeri bir yer de burada faaliyet gösterecek. Vasıf Kortun’un yöneteceği Alt. doğrudan performans ve güncel sanat alanlarında etkili olacak bir kültür merkezi gibi çalışacak. Burada bir galeri alanı da var. Alt. Kasım ayından itibaren faaliyetlerine başlayacak. Hem performansları, etkinlikleri ağırlaması hem vakit geçirme alanı ve herkes için bir buluşma alanı olması tasarlanan avlu ise Ekim’de devreye giriyor. Burası bir nevi ‘bira bahçesi’ gibi de işlev üstlenecek. Tabii ki yapının içinde bir küçük bira müzesi ve taze bira satacak bir ‘micro brewery’ yani  ‘butik bira imalathanesi’ olacağını da söylemek gerek.


Tasarım ve mimarlık grubu Autoban da buraya taşınıyor. Ve ortak çalışma alanları kuran Atölye İstanbul da Bomontiada’da faaliyet gösterecek. Tasarımcılar, mimarlar, sanatçılar için ofis olanakları sunan bir gruptan söz ediyoruz. Autoban ve Atölye İstanbul, Bomontiada’da çeşitil etkinliklere de imza atacak… Bomontiada’da çalışan ya da burada vakit geçiren herkes ise ‘sakinler’in bir parçası olacak.  Son sözü Cem Yegül’e bırakalım. Bu yeni atılımın anlam ve önemini en güzel o anlatıyor çünkü:

“Bomontiada, Pozitif’in 25 senedir müzik aracılığıyla toplumun kültür anlayışını dönüştürme misyonunun bir sonraki adımı. Bu proje ile insanların hayatını müzikle zenginleştirmek için yarattığımız deneyimlere sosyal ve sanatsal içerikler sahasında devam edeceğiz. Yıllardır müzik kültürü, festivaller, etkinlikler, performans mekanları ve yayınlar etrafında kurguladığımız içerikleri ve komünite kültürü oluşturma anlayışımızı koruyacağız ancak oyun alanımız genişliyor. Özellikle çağdaş sanatı merkezimize alacağız. Kültür, sanat ve eğlence alanındaki bu dönüşümü yaratıcı ruhlu komünitelerin aktif katılımıyla ve fikir alışverişiyle şekillenen projelerle gerçekleştireceğiz.”