Bakanlığın 'gizli kapaklı' desteğine tepki

Bakanlığın 'gizli kapaklı' desteğine tepki
Bakanlığın 'gizli kapaklı' desteğine tepki
Kültür Bakanlığı, 40 yazara toplam 463 bin TL destek vereceğini açıkladı. Ancak desteğe değer bulunan yazarların adları, tıpkı seçici kurul gibi gizli tutuluyor. Cumhuriyet'ten Aslı Uluşahin'in haberine göre Kültür Bakanlığı'nın bu uygulamasına tepki yağıyor.

Kültür Bakanlığı bu yıl ilk kez edebiyat eserlerine destek veriyor, ancak seçici kurulu da, destek vereceği 40 kişinin adlarını da, kimin hangi eserini ne kadar destekleyeceğini de açıklamamasına tepki yağıyor. PEN Türkiye ile Türkiye Yazarlar Sendikası’nın yanı sıra yazarlar, şairler ve yayıncılar bakanlığın gösterdiği bu gizliliğe karşı çıkıyorlar.
PEN Türkiye Başkanı Tarık Günersel “Yaşananlar, bir kamu sürecinden ziyade, mafya sürecini andırıyor” derken, Türkiye Yazarlar Sendikası Başkanı Mustafa Köz, bakanlığın edebiyatı destek projesinin baştan sona yanlış olduğunu söylüyor.
Yazar ve şairlerin ise bakanlığın uygulamasına daha sert eleştirileri var. Şair Şükrü Erbaş’in şu sözleri tepkileri özetler nitelikte: “Kamuya açık olmayan böyle bir konuda içtenlik, iyi niyet beklemek safdillik olur.”

Yayıncılar da devletin edebiyatı desteklemesine “sevinmiş” görünmüyor: Günışığı Kitapları Yayın Yönetmeni ve yazar Mine Soysal, çocuk ve gençlik alanında 5 yazarı destekleyen bakanlığının belirlediği kurulu tartışmaya açıyor: “Adaylık için belirtilen ‘önerilen yapıtın kültürel, sanatsal ve estetik açıdan özgünlük taşıması’ maddesi, seçici kurulun edebiyat alanındaki tartışmasız yetkinliğini zorunlu kılıyor. Hele çocuk edebiyatı gibi son derece özel bir alanda, seçici kurulun farklı donanımları da gerektiren yapısı ve sorumluluğu çok önemlidir.”
Kürtçe yayınlar yapan Nis Yayınevi’nin sahibi Lal Laleş ise destek yönetmeliğindeki “Üretilecek eserin dilinin Türkçe olması” zorunluluğuna itirazına itiraz ediyor: “Türkiye’nin kültür bakanlığının Türkiye edebiyatını desteklemesi gerekmez mi?”


Tarık Günersel (PEN Türkiye Başkanı): Vergilerden hareketle yapılan bir destek kamuya açıklanmalıdır. Kamuda her şey şeffaf olmalıdır. Yaşananlar, bir kamu sürecinden ziyade, mafya sürecini andırıyor.

Mustafa Köz (Türkiye Yazarlar Sendikası): Daha önce de özgün eser ölçütünün bakanlığın hazırlayacağı kurulca belirlenemeyeceğini söylemiştik. Bu, baştan sona yanlış bir proje. Yönetmelikte sadece Türkçe eserlerin desteklenmesi de yazarlar arasında bir ayrımcılığı getirmiş oldu. İsimler neden sır gibi saklanıyor. Destek verilen kişiler açıklanmalı, gizli kapaklı olmamalı. Destek alacak kişiler de herhalde “İstemem, yan cebime koy” diyor.

Murat Gülsoy (Yazar): TÜBİTAK’ın iyi tanımlanmış bir panel sistemi var. Panellerde uzmanlar başvuruları değerlendiriyorlar, bu iş şeffaflık içinde yıllardır sürdürülüyor. Edebiyat alanına destekte de onlar örnek alınırsa bu tür tartışmalar yaşanmamış olur.

Irmak Zileli (Yazar): Yazarı, üreteceği eserin süresinden, içeriğine ve konusuna dek her konuda sınırlayan şartlarda bir teşvik söz konusu. Öyleyse nerede kaldı sanatçının özgürlüğü? Burada yapılmak istenen gerçekten sanatçının özgürce özgün eser üretmesi midir, yoksa devletin belirlediği içerikte eserler vermesi midir? Tüm bunların yanında teşvik kavramının kendisi, yazara sunulan “ekstra” olanaklar demek oluyor. Devlet, tüm sanatçılar için eşit olanaklar sunmak zorunda. Bunun için de öncelikle telif yasasını düzenlemeli, vergilerin yazarın telifinden kesilmesinin önüne geçmeli vb. Bunları yapmayıp ben yazarlara teşvik yasası çıkardım demek ve teşviki de bu tür şartlara bağlamak iyi niyetli bir çaba olarak görünmüyor. Dolayısıyla bakanlığın kimlere destekte bulunduğunun açıklayıp açıklamamasının da bir önemi yok. Sözleşme maddelerinin kendisi vehamet için yeterli… Kültür Bakanlığı 1 yıl içinde, kendi ölçütlerine uygun konu ve içerikte “eser” üretecek proje sahiplerine kaynak aktarıyor… Olan bundan ibaret.

küçük İskender (Şair): Zamanında, “devletin hoşlandığı şiirler” yazılmıştır. Fakat günümüzde şair denilen sanatçı ile devleti yan yana getiren ortak bir payda yok. İdeolojileri ve dünyayı kavrayışları apayrı! Belki bu yüzden destek alan şairlerin adları gizli tutuluyor olabilir, kimse onlara saldırmasın diye. Çünkü bu desteği alan şairlere elbette edebiyat çevreleri tepki geliştirecektir.

HABERİN TAMAMI İÇİN TIKLAYINIZ...