Barış Güney'den yeni albüm

Barış Güney'den yeni albüm
Barış Güney'den yeni albüm
2003 yılında kendi bestelerinden oluşan "Tohum" adlı ilk albüm çalışmasıyla dikkatleri üzerine çeken Barış Güney bu kez de "Farımaz" adını verdiği üçüncü albümünü Red Music etiketiyle dinleyicileriyle buluşturdu.

Uzun yıllardır müziğin içinde olan Barış Güney Farımaz albümüyle geleneksel müziğin en seçkin örneklerini sunuyor. Tüm albümlerini arşiv niteliğinde hazırlamayı hedefleyen sanatçı üçüncü albümünün ismini de “eskimez, durulmaz” anlamı olan “ Farımaz”ı verdi.

“Tohum” (2003), Düşlere Yolculuk (2009) albümleriyle dikkatleri üzerine çeken Güney, Farımaz’la da yine halk müziğinin en seçkin örneklerini dinleyicisiyle yeniden buluşturuyor.  

Albüm, konuk sanatçılarla bir bütünlük çerçevesinde kayıt edildi. Eski usül bant kaydının kullanıldığı Farımaz, dijital sistemin getirisinin yanı sıra sanatçılardan götürdüklerini de bu ‘eski’ kayıtla ilk kez dile getiriyor.

Kardeş Türküler grubu ile konserler veren "Bahar" ve "Çocuk Haklı" albümlerinde düzenlemeler yapan Barış Güney, Arif Sağ ve Erdal Erzincan gibi bağlama ustaları ile de ortak çalışmalara imza attı. 

Arto Tunçboyaciyan ve Ara Dinkjiyan ile Avrupa’da ve Türkiye’de konserler veren sanatçı, yönetmenlik ve aranjörlükle de adından söz ettirdi.

Farımaz albümünde, her biri enstrümanlarında kendilerini kanıtlamış olan usta isimlerden; Hüsnü Şenlendirici, Derya Türkan, Sezai Kocabıyık, Cenk Şanlıoğlu, Ömer Avcı gibi isimler çalışmaya ayrı bir renk katarken, Barış Güney'in Bağlamada ve halk Müziğinde gelecek vaat ettiğini söyleyen Usta isim Arif Sağ'da Güney'in yeni albümünde bazı türkülere sanatıyla destek verenlerden.

Barış Güney, üçüncü albümü “Farımaz” hakkında düşüncelerini şöyle ifade ediyor;

Anadolu kültüründe sözlü eserlerin önemi büyüktür. Müzik bu sözlerin aktarılmasında bir aracı olarak kullanılmıştır. Aslolan sözü dinleyiciye en iyi biçimde aktarmaktır. Bunun için en uygun ezgi seçilir ve sözün önüne geçmeyecek bir saz icrası ile birleştirilip dinleyiciye aktarılır. Bizim yapmış olduğumuz çalışma da tam olarak bu anlayışla ortaya çıktı. Güçlü sözler, sade ve sözün etkisini daha da arttıran ve öne çıkartan bir icra ve bu anlayışı en iyi duyurabileceğimiz kayıt tekniği. Bu albümün kendi içinde güzel bir bütünlüğü var. Konuk sanatçılar dışında ki icralar yani çalışmanın merkezini oluşturan bağlama gitar ve vokal canlı kayıt edildi. Ve artık günümüzde kullanılmayan eski usül bant kaydı ile yapıldı. Bunun bize çok fazla getirisi oldu hem sound yönünden hem de disiplin yönünden. Dijital sistemin bize sağladığı kolaylıklara bakarken bizden götürdüklerini farketmemişiz. Bu çalışmada bunu da öğrenmiş olduk. Çalışmanın kayıt tekniği gibi repertuarıda "eski" ama eskimemiş! Bu albümün bir sözü varsa eğer. Oda varollan değerlerimize sahip çıkmamız gerektiğidir. Yeni diye önümüze sunulan şeylerin gerçek anlamda işlevsel olup olmadığına bakmak lazım. Eski dediğimizin de ne kadar işlevsel olduğunu görmek lazım. Evet yeni bir şeyler de söylemek lazım ama önceden söylenmişleri hiçe sayacaksak, hiçleşecek söylemler dışında bir şey üretemeyiz.