'Barış süreci'nden önceki İrlanda'da...

'Barış süreci'nden önceki İrlanda'da...
'Barış süreci'nden önceki İrlanda'da...
34. İstanbul Film Festivali'nde ilk günün (4 Nisan) filmi geçtiğimiz yılın en çok ses getiren yapımlarından ''71'. Nefes nefese izlenen siyasi bir aksiyon olan ''71'de yönetmen Yann Demange, seyirciyi 1971 yılına, Belfast sokaklarına götürüyor.
Haber: UĞUR VARDAN - ugur.vardan@radikal.com.tr / Arşivi

´71 (Not: 4/5)

Yönetmen: Yann Demange/ Oyuncular: Jack O´Connell, Paul Anderson, Richard Dormer, Sean Harris/ İngiltere / 2014 / 100 dk.
4 Nisan Cumartesi 19:00 Rexx/ 7 Nisan Salı 19:00 Atlas/ 13 Nisan Pazartesi 13:30 Feriye

Geçtiğimiz yılın en çok ses getiren ilk filmlerinden ‘71 nefes nefese izlenen bir aksiyon... Yönetmen Yann Demange, seyirciyi 1971 yılına, Belfast sokaklarına götürüyor. Bir ayaklanmayı durdurmak için yapılan harekâtta birliği erkenden geri çekilmek zorunda kalınca, deneyimsiz İngiliz askeri Gary yanlışlıkla tek başına geride kalır. Genç adamın Belfast sokaklarından canlı kurtulma çabasını anlatan filmin başrolünde, son yılların yükselişteki İngiliz yıldızı Jack O’Connell var. Demange ustalıkla çekilmiş takip sahneleriyle gerilimi en üst seviyede tutarken, olayların politik arka planını da es geçmiyor.

Geçmişin acıları ve yer yer örtük sayfalarında dolaşmak her yerde olduğu gibi İngiltere’de de sinemanın belki görevi değil ama vicdani reflekslerinden biri. Kuşkusuz bu coğrafyadan bakıldığında bu tür hesaplaşmaları Britanya geleneği içinde çokça gördük. ‘Babam İçin’den ‘Hidden Agenda’ya ‘Michael Collins’ten ‘Hunger’a, ‘Some Mother’s Son’dan ‘Bloody Sunday’e o kadar çok yapım var ki benzer sularda ve meselelerde gezinen (ki ben bu toplam içinde özellikle Thaddeus O’Sullivan’ın ‘Nothing Personal’ını çok beğenirim)…
Ama öte yandan geride öyle bir geçmiş ve kapanmayan yara var ki, zaman zaman olay mahalline dönmek gerekiyor ya da dönüldüğünde kimse, “İyi ama neden?” sorusunu akla getirmiyor. Zihinlerde beliren asıl şey atılan adımın, gösterilen duruşun ne denli gerçekçi, ne denli vicdanlı, denli tutarlı olduğu…

‘71’, genç bir İngiliz askerin, Gary’nin birliğiyle İrlanda’ya adım atar atmaz katıldığı ilk operasyonda bir anlamda esir düşmesini ve Belfast sokakları verdiği hayatta kalma mücadelesini anlatıyor. Öykü, Gary’yle birlikte bizi meselenin ana muhataplarıyla karşı karşıya bırakıyor ve ordudan ‘Derin İngiltere’ye, radikal IRA militanlarından davaya satanlara (!) değin geniş bir yelpazede geziniyor ve seyirciyi oldukça etkileyici bir profilin parçası haline getiriliyoruz.

‘71’de senarist Gregory Burke ikna edici bir öyküyü aktarırken kamera arkasındaki isim olan Fransız yönetmen Yann Demange da sinematografik açıdan gayet başarılı bir işe imza atmış. Özellikle filmin atmosferi çok başarılı, Belfast’taki ‘Falls Road’ bölgesindeki kaçıp kovalamaca sahneleri (hem gündüz hem de gece) de gerilim açısından görülmeye (ve de hissedilmeye) değer.


Er Gary rolünde ise ‘Starred Up’ ve ‘Unbroken’ filmlerinden hatırladığımız Jack O’Connell, yine çok başarılı bir perormans ortaya koyuyor. Ki yetenekli aktör artık Britanyalı eleştirmenlerce karizması itibariyle ‘Genç Albert Finney’ olarak anılmaya başladı. Filmde Yüzbaşı Sandy Browning rolündeki Sean Harris ve Gary’yi tekrar hayata dördürmeye çalışan eski sıhhiyeci Eamon rolündeki Richard Dormer de benzer şekilde çok başarılı bir performans ortaya koymuş.
Sonuç olarak ‘71’ son derece etkileyici bir yapım, festival programının da en iyilerinden. Kaçırmayın derim…

HER GÜNE BİR FİLM ÖNERİSİ

YARIN A Most Violent Year:
'Margin Call' ve 'All Is Lost'la tanıdığımız JC Chandor'un imzasını taşıyan yapım, kapitalizmin 80'li yıllardaki görüntüsünden etkileyici bir panorama çiziyor.

6 NİSAN Gizli Kusur:
Paul Thomas Anderson'ın son filmi, Amerikan edebiyatının en esrarengiz yazarlarından biri olarak kabul edilen Thomas Pynchoon'dan yapılmış bir polisiye uyarlama.

7 NİSAN 45 Yıl:
Evliliklerinin 45. yılında başlarına gelen bir olayla hesaplaşmak zorunda kalan bir çiftin öyküsü. Başrollerde Charlotte Ramling ve Tom Courtenay var.  

8 NİSAN Einsentein Meksika'da:
Peter Greenaway oturmuş Sergei Einsentein'lı bir film çekmiş, izlenmez mi?

9 NİSAN Ned Rifle:
Festivalin başlangıç dönemi gözdelerinden Hal Hartley, bu kez annesinin hayatını bir kâbusa çeviren babasını öldürebilecek kadar bilenmiş bir karakteri anlatıyor.

10 NİSAN Devlet Mafya El Ele:
İnsan böyle bir filmin ismini okuduktan sonra, 'Hep birlikte tribüne' demek istiyor! Politik belgeselleriyle tanınan Sabina Guzzanti bu kez meseleleri kurgusul bir filmle önümüze atıyor.