Batı cephesinde yeni bir şey var!

Batı cephesinde yeni bir şey var!
Batı cephesinde yeni bir şey var!
Danimarkalı yönetmen Kristian Levring'in imzasını taşıyan 'İntikam', stilistik bir western. Filmde Mads Mikkelsen, Eva Green, Jonathan Pryce'ın yanı sıra Eric Cantona da rol alıyor.
Haber: UĞUR VARDAN - ugur.vardan@radikal.com.tr / Arşivi

İNTİKAM (Not: 3.5/5)
THE SALVATION
Yönetmen: Kristian Levring
Oyuncular: Mads Mikkelsen, Eva Green, Eric Cantona, Jeffrey Dean Morgan, Mikael Persbrandt, Jonathan Pryce, Douglas Hensball
Yapım: 2014, Danimarka-İngiltere
Süre: 92 dk.

Amerikan sinemasının temel türlerinden ‘Western’, artık evinden uzakta yeşeriyor. ‘Vahşi Batı’, son dönemde üç ‘sıkı’ filmle hatırlanırken söz konusu projelerde kamera arkasında geçenler Avusturyalı, Danimarkalı ve İngiliz yönetmenlerdi. Bu toplamdan Danimarka patentli olanı ‘İntikam’ (‘The Salvation’), bu hafta salonlarımıza uğruyor (diğer iki filmin ne zaman aramıza katılacağı ise belli değil).

Kristian Levring’in imzasını taşıyan yapım, öykü bazında sırtını western’in en bildik teması olan intikam olgusuna dayandırıyor. Tam bu noktada bir açıklama yapmak gerekiyor sanırım: Kuşkusuz yaratıcı ekip meselenin altını filmin adını ‘İntikam’ yaparak kalın çizgilerle çizmek istememiş, bu ismi veren Türkiye ’deki dağıtımcı, yoksa filmin orijinal ismi ‘Kurtuluş’ anlamına geliyor. Öyküde ‘Kurtuluş’u sağlaması beklenen kişi ise Danimarka göçmeni Jon. Ağabeyi Peter’la, kendi ülkesinin ordusunda savaşırken Almanlara karşı verdikleri mücadeleyi kaybeden ağabey-kardeş geleceklerini Yeni Dünya ’da aramak üzere Amerika’ya gelmiştir. Jon, ‘Gurbet’teki yedinci yılında karısını ve yedi yaşındaki oğlunu da yanına almaya karar verir. Lakin bu yeniden birleşme kimi acı gelişmeleri de beraberinde getirecektir. Yörenin bir tür ‘ağası’ olan Delaure’nin hapisten yeni çıkan kardeşi, arkadaşıyla birlikte Jon’un karısına tecavüz edip oğlunu da öldürür. Bu olay, bütün kasabayı içine alacak bir gerilimin tetikleyicisidir.


‘İntikam’ stilistik bir çalışma. Levring hem çok başarılı bir atmosfer yaratmış hem de görüntü yönetmeni Jens Schlosser’ın gönül çelen ve western ruhuna selam gönderen kadrajlarıyla filmi adeta ‘özel’ bir sanatsal forma ulaştırmış. Öte yandan Anders Thomas Jensen’le birlikte kaleme aldığı senaryoyu da sosyolojik ve sınıfsal referanslarla süslemiş. Bu reflesk, özellikle yörenin idari amiri Keane’in arazi rantı işindeki konumu itibariyle kıyıyı vuruyor ve bir anlamda şimdinin rantçı zihniyetinin kökenlerine vurgu yapıyor.


Oyunculuklara gelince; son dönemin en uluslararası yüzlerinden Mads Mikkelsen, Jon’da gayet iyi oynuyor. Keza dilini yerlilerin kestiği Madelaine’de Eva Green ve Delarue’de de Jeffrey Dean Morgan. Keane’de Jonathan Pryce her zamanki klasında. Eric Cantona ise diğer sinemasal çabalarındaki kadar ön planda değil, daha çok yan paslarla idare ediyor.


Sonuç itibariyle kimi kuşaklara sinemaya sevdiren en önemli tür olarak bilinen ‘Western’in bu taze örneği, bence haftanın en iyi seçeneği... Kaçırmayın derim. Son bir notla bitirelim: Yazının girişinde bahsettiğim Avrupa kökenli westernlerden Avusturya patenti taşıyanı ‘Das finstere Tal’, İngiliz yapımı olanı ise ‘Slow West’ti. İkisi de tıpkı ‘İntikam’ gibi çizgi üstü filmler, bir yerlerde önünüze çıkarsa kaçırmayın derim.