'Bebek surat'tan 'yaralı yüz'e

'Bebek surat'tan 'yaralı yüz'e
'Bebek surat'tan 'yaralı yüz'e

Salon erkeğinden bir katile dönüştü: Kıvanç Tatlıtuğ, Best Model of the World seçildikten sonra oyunculuğa geçip dizilerde boy göstermişti. Tatlıtuğ un şu sıralarda televizyonların fenomen haline gelen dizisi Ezel deki fiziksel görünümü gündemin üst sıralarında.

Yılların 'baby face'i Kıvanç Tatlıtuğ televizyonda bir kötü adam olarak karşımıza çıktı, olay oldu. Sinema tarihi Tarık Akan'dan Leonardo DiCaprio'ya ve Marlon Brando'ya bu değişimin ustalarıyla dolu
Haber: ŞENAY AYDEMİR / Arşivi

Eski manken, yeni oyuncu Kıvanç Tatlıtuğ’un son yılların en dikkat çekici dizisi “Ezel”in kadrosuna dahil olması son günlerin en önemli ‘gündem’ maddelerinden birisi. Hiç kuşku yok ki, Kenan İmirzalıoğlu gibi, ‘jön’ bir aktörün yer aldığı diziye; bir başka ‘jön’ karakterin de dahil olması bu ilginin sebebi. Dizilerin bugünün ‘Yeşilçam Ruhu’nu yansıttığı ve televizyon başındaki milyonların aynı saikle hareket ettiği düşünüldüğünde, bu ikilinin yan yana gelmesi; Türkiye sinemasının görkemli günlerinde aynı filmde oynamış bir Kadir İnanır, Tarık Akan etkisi yaratmış olabilir.
Ancak, Tatlıtuğ’un ‘fiziken’ diziye dahil olmasının ötesinde ‘fiziki’ olarak varolduğu biçim de gündem yaratmasının önemli nedenleri arasında.
‘Best Model of The World’ seçilmiş, bugüne kadar ‘babyface’ rollerde kendisine yer bulmuş bir oyuncunun, bu kez arızalı bir karakter ve ‘yaralı’ (Scarfece) bir yüz ile seyircinin karşısına çıkması ilgiyi daha da artırmışa benziyor. 

En iyi örnek Tarık Akan
Türkiye’de sinema tarihi; özellikle Yeşilçam döneminde bu tür değişimlere fazla açık değil aslında. Özellikle Yeşilçam döneminde ‘jön’ karakterlerin, kendilerini bedenleriyle vaat edenlerin bu ‘lüks’ten vazgeçip, bedenlerini değiştirmeleri, onu çirkinleştirmeleri çok fazla görülen bir durum değil. 
Türkiye’ye bakılınca, sinemaya ‘jön’ olarak başlayan daha sonra ‘Battal Gazi’, ‘Kara Murat’ gibi filmlerle ‘bedenini deforme ederek’ yoluna devam eden Cüneyt Arkın ya da aşk filmlerinin unutulmaz oyuncusu Kadir İnanır’ın kariyerinin olgun dönemlerinde büründüğü roller akıllara gelebilir. Ama, mesele “babyface’ten scarface’e” dönmekse Tarık Akan’ı tek geçmek gerekir.
Bir de Kenan İmirzalıoğlu tabii ki. “Best Model Of The World” şapkasını giyen bir başka ‘jön’ İmirzalıoğlu’da daha bu görüntünün ardından ‘arızalı’ rollerle çıktı seyircinin karşısına.
İşte, hem Hollywood ’tan hem de Türkiye’den ‘baby face’ iken ‘scarface’e dönen oyunculardan bir demet.

TARIK AKAN
1971 yılında Ses dergisinin açtığı yarışmada birinci seçilerek sinema kariyerine başlayan Tarık Akan, kariyerinin ilk dönemlerinde, yakışıklı jön, ‘çapkın aşık’ rollerinde yer aldı. 70’li yılların ikinci yarısından itibaren fiziksel özelliklerini geri plana iterek oyun gücüne ağırlık veren Akan, özellikle ‘Sürü’ ve ‘Yol’ filmlerinde yarattığı karakterlerle oyunculuk gücünü kanıtladı ve Türkiye sinema tarihinin en önemli isimlerinden birisi haline geldi. 

LEONARDO DiCAPRIO
Birçokları onun hâlâ ‘Titanik’teki ‘babyface’ oyuncu olduğunu düşünse de, o bu klişeyi kırmak için elinden geleni yapıyor. Yüz hatları nedeniyle kelimenin gerçek anlamıyla ‘babyface’ olarak kabul edilen DiCaprio, ‘New York Çeteleri’, ‘Kanlı Elmas’, ‘Kanıt Vücutlar’, ‘Zindan Adası’ ve ‘Başlangıç’ gibi filmlerde ‘yüzünden çok oyunculuğunu ön plana’ çıkarmaya çalıştı. DiCaprio iyi bir oyuncu olduğunu kanıtlamış olsa da, tam bir ‘scarface’ olması için biraz da çalışması gerek.

KENAN İMİRZALIOĞLU
‘Best Model of The World’ seçildikten sonra ‘Deli Yürek’ isimli dizi ile oyunculuk kariyerine başlayan Kenan İmirzalıoğlu, daha sonra ‘Alacakaranlık’ dizisinde bu karakterini devam ettirdi. Bedensel olarak fazla bir değişiklik göstermese de, Uğur Yücel’in yönettiği ‘Yazı-Tura’da güneydoğuda askerlik yapmış sorunlu bir karakteri canlandırarak ‘anti kahraman’ rolünde de başarılı olabileceğini kanıtladı. İmirzalı oğlu ‘Kabadayı’ ve ‘Ejder Kapanı’ filmlerinde de bu karakterlere hayat vermeye devam etti. 

BRAD PITT
1991’de sadece 15 dakika görünüp, bir anda ‘en seksi erkekler’ listesinde kendisine yer edinen Brad Pitt; ‘babyface’ ünvanındar kurtulmak için en fazla mücedele veren isimlerden birisi oldu. ‘Vampirle Görüşme’ ve ‘Se7en’ gibi filmlerden sonra ‘Dövüş Kulübü’ndeki Tyler Durden karakteri onu ‘babyface’ olmaktan çıkartıp ‘karizmatik oyuncu’ kategorisine soktu. Arada ‘Truva’ ve ‘Oceans’ serisi gibi yapımlarda eski günlerle hasret giderse de ‘Soysuzlar Çetesi’ ve ‘Aramızda Casus Var’ gibi yapımlarda bedenini deforme etmekten çekinmedi.

MARLON BRANDO
Her ne kadar o hep arızalı rollerin adamı olsa da, mesele beden olduğunda Marlon Brando’nun adı hep ön sıralarda anıldı. Örneğin, ‘İhtiras Tramvayı’ ‘The Wild One’ ve ‘Rıhtımlar Üzerinde’ gibi filmlerdeki görüntüsüyle büyük popülerite yakalasa da, “Baba’da bedenini deforme etmekten, ‘Kıyamet’te ise bir ‘anti-kahraman’a dönüşmekten çekinmedi.