Ben bu çocuğa ne yaptım ki!

Ben bu çocuğa ne yaptım ki!
Ben bu çocuğa ne yaptım ki!
François Ozon'un ergen hikâyesi 'Genç ve Güzel' tam da bu tarzdan bir öyküyü anlatmak için neden en uygun isimlerden biri olduğunu gösterir nitelikte.
Haber: ERMAN ATA UNCU / Arşivi

Britanya’nın efsane komiklerinden ‘French & Saunders’ın klasik skeç dizilerinden birisi, ergenlerin ebeveynlere yaşattığı dehşeti birkaç dakikada özetler. Gotik göz kalemi ve yüzünü kapatan saçlarıyla ergenleştirilmiş Dawn French, annesi rolündeki Jennifer Saunders’ı klasik mantık kurallarını tarumar eden çıkışlarla bunaltır, onu sürekli ‘hayallerini paramparça ettiği’, ‘hiç anlaşılamadığı’ iddialarıyla suçlar. Saunders’ın payına düşen de her zaman “Ben bu kızla ne yapacağım?” ifadesidir.
François Ozon’un yeni filmi ‘ Genç ve Güzel’de de böyle bir dinamik söz konusu. 17 yaşında, ‘yediği önünde, yemediği arkasında’ kahramanımız Isabelle (Marianne Vacht), sırf canı öyle istedi diye fahişelik yapmaya, 20 yaşında olduğu yalanıyla orta yaşlı erkeklerle para karşılığı beraber olmaya başlıyor. Amaç ya da sebep yok... Görünür hiçbir sorunun olmadığı bir Fransız burjuva ailesinin tuzu kuru mensubu neden fahişelik yapmak durumunda kalsın ki! Söz konusu, ergenlik olunca böyle sorular geçersiz. Isabelle’in annesinin payına düşen de tam Saunders’a olduğu gibi “Ben bu kıza ne yaptım ki?” halleri. Ancak Ozon, ‘French & Saunders’ta olduğu gibi ebeveynin tarafından komiklik çıkarmıyor, ergen karaktere odaklanıyor ve onun yanından (gözünden değil) gözetlemekle yetiniyor. Ne de olsa ergenlik buhranı, sayısız şekilde işlenebilecek zenginlikte bir malzeme. Ve Ozon da bu malzemeye el atmasından en memnun olacağımız isimlerden. Neden - sonuç ilişkisinin geçerli olmadığı zamansız bir ergen hikâyesini anlatmada Ozon’un eline su dökecek kaç yönetmen çıkabilir ki? Bildik öykü kurallarına itibar etmeden, iyi hikâye anlatabilen, karakterlerinin başka bir yönetmen çekse anlaşılamayacak, sırıtacak tepkilerini doğal kılabilen, tekinsizliği damarlarımıza kadar işlese de seyretmekten kendimizi alamayacağımız zevklilikte durumlar yaratan bir yönetmen Ozon. ‘Genç ve Güzel’de de tüm bu özellikleri, yine hikâyenin yararına işliyor. Ne “Niye bu kız fahişelik yapsın ki?” gibi bir soru kafamızı meşgul ediyor ne de başroldeki Marianne Vacht’ın bilinçlice tepkisiz, donuk ifadesi bizi seyrettiğimizden soğutuyor. Ozon, bir sahnede yine 17 yaşındaki sınıfa Rimbaud’nun söz konusu yaşla ilgili şiirini tek tek okutmasından anlaşılacağı üzere ergenliğin dönemler üstü haletiruhiyesini yakalamayı hedefine koyuyor. Gayet güncel pop gruplarından M83’nin bir şarkısının çalındığı parti sahnesini François Hardy’nin 1970’lerden gelen hiti ‘Je suis moi’ya bağlayabiliyor, (Eski 45’liklerin yaratıcı kullanımına örnek niteliğinde bir sahne) güncel tespitlerle hikâyesini lekelemiyor. Ozon, ergen haletiruhiyesinde de zamansız bir hikâye yakalıyor.


    ETİKETLER:

    Kız

    ,

    Para

    ,

    Parti

    ,

    klasik

    ,

    zaman

    ,

    genç

    ,

    Güncel

    ,

    paramparça