'Ben demiştim' diyorlar

Kimi best seller yazarları bugün acı bir tebessümle 'Ben demiştim' diye mırıldanıyor.

İSTANBUL - Kimi best seller yazarları bugün acı bir tebessümle 'Ben demiştim' diye mırıldanıyor. Soğuk Savaş döneminde harıl harıl casusluk romanları yazanlar, işin heyecanı kaçınca terörü konu almaya başladı. ABD yönetimi, Arap teröristlerden dem vurdukça Amerikan kitap endüstrisi de ilham verdiği Hollywood gibi, bilinçaltındaki terörist saldırı korkusunu kışkırtan romanlar yayımlamaya başladı. Amerika'nın dün yaşadığı türden bir eylemi onlar bile hayal edememişti, ama kimi ipuçlarına romanlarında yer verdiler.
Best seller'lardan söz etmeden önce hemen aklımıza, André Malraux'nun 'Umut' romanı geliyor. Malraux, İspanya İç Savaşı'nda cipini patlayıcı doldurup karşı barikatlara saldıran anarşist savaşçıyı anlatıyordu.
Daha bu ay Türkçeye çevrilen, Remzi Kitabevi'nden çıkan Vince Flynn'in 'Güç Sınırı' adlı kitabı Washington'da bir grup teröristin üç politikacıyı öldürmesini ve bu olaydan sonra ülkenin nasıl çalkalandığını anlatıyor. Vince Flynn, terörist eylemler ve çalkantılara dalmışken geçtiğimiz günlerde ABD'de yayımlanan bir sonraki romanında dün olanları öngörür bir serüveni anlattı.
'Transfer of Power' Soğuk Savaş'ın ardından ABD'nin yabancı teröristlerin saldırısına uğramasını konu alıyor. Kitapta, Arap
teröristler başkent Washington'ı ve Beyaz Saray'ın yönetimini ele geçiriyor. Böylelikle ülkede büyük bir kaos oluşuyor.
Best seller'ların en ünlü isimlerinden biri olan Wilbur Smith de Arap terörünü konu aldı. İki yıl önce Altın Kitaplar tarafından yayımlanan 'Vahşi Adalet'te Halife adlı bir teröristin adamlarına British Airways'e ait bir uçağı kaçırması anlatılıyor.
John Le Carre de casus hikayelerinden vazgeçip 'Bizim Oyun'da olduğu gibi terörist hikâyelerine dalanlardan biri. Tom Clancy de 'Executive Orders', romanında küresel felaket ortamı aktarıyor. Amerika bir yandan Japon'ların Boeing 747 ile yaptığı saldırıya,
diğer yandan da İranlı'ların Ebola virüsünü yayma teşebbüslerine direniyor. Tabii yine hedef Başkan ve Beyaz Saray.
Perde arkası
Amerika'daki eşi benzeri görülmemiş terörist saldırının arka planına bakmak isteyenler için de kitaplar var. Paul R. Pillar'ın yazdığı 'Terrorism and U.S. Foreign Policy' nisan ayında yayımlanmış. Kitapta ABD'nin uluslararası terörizme karşı sert bir tavır takındığı vurgulanıyor. Teröristlerle hiçbir şekilde anlaşmaya gidilmemesi, terörizmi destekleyen ülkeler üzerinde baskı uygulanması, terörizmle mücadele konusunda ABD ile işbirliği yapma prensipleriyle hareket edildiğini bu kitapta okuyabilirsiniz. ABD'nin neden teröristlerin ilk hedefi olduğu ele alınırken terörizmi destekleyen İran, Libya, Kuzey Kore ve Küba gibi ülkeler üzerinde odaklanılıyor.
Doğan Kitap'tan geçtiğimiz günlerde çıkan Gilles Kepel'in 'Cihat-İslamcılığın Yükselişi ve Gerilemesi' İslamcı hareketi değişik boyutlarda inceliyor ve bu kitapta Usame bin Ladin'den de söz ediliyor. Ruşen Çakır'ın Metis Yayınları'ndan çıkan Mısır, Cezayir, Afganistan'ı da anlatan 'Derin Hizbullah'ta da bu konuyla ilgili bir bölüm bulunuyor.
(Kültür Sanat)
Perde arkası