Berlin Film Festivali'nde töre cinayeti tartışıldı

Berlin Film Festivali'nde töre cinayeti tartışıldı
Berlin Film Festivali'nde töre cinayeti tartışıldı

Derya Alabora, Settar Tanrıöğen, filmin yönetmeni Feo Aladağ ve Sibel Kekilli, filmin gösteriminden sonra gazetecilerin sorularını yanıtladılar. fotoğraf: reuters

Almanya'da yaşayan bir Türk aileyi anlatan ve Sibel Kekilli'yle birlikte Settar Tanrıöğen ile Derya Alabora'nın da oynadıkları 'Die Fremde' dün Berlin'de görücüye çıktı
Haber: ERMAN ATA UNCU / Arşivi

BERLİN - 60. Berlin Film Festivali’nde dün Feo Aladağ’ın ‘Die Fremde’ (Yabancı) filminin basın gösterimi yapıldı. Gösterimin ardından Sibel Kekilli, filmde onun anne ve babasını canlandıran Settar Tanrıöğen, Derya Alabora ile filmin diğer oyuncusu Florian Lukas, soruları yanıtladılar. Almanya’da yaşayan bir Türk aile üzerinden töre cinayetini ele alan filme Alman basınının ilgisi yoğundu. Berlin’de yaşayan bir Arap gazeteci filmin Arte Kanalında geç bir saatte gösterilip geçişrilmemesi, mutlaka vizyona girmesi gerektiğini söyledi. Sibel Kekilli’nin tıpkı ‘Duvara Karşı’daki gibi Türk ailesinin baskısından kaçmaya çalışan genç bir kadını canlandırması, gazetecilerin de gündemindeydi. Yönetmen Feo Aladağ da, Sibel Kekilli de bu filmdeki karakterin ‘Duvara Karşı’dakinden farkını, ailesine olan bağlılığıyla açıkladı. Sibel Kekilli, “Duvara Karşı’daki karakterim asiydi, onun için sadece rock’ın roll ve kendisi önemliydi, ama bu filmdeki karakterim oğlu için sorumluluk alan bir kadın” dedi. 

‘Bu, Almanya’nın sorunu’
Filmin önemi sorulduğundaysa, Sibel Kekilli böyle bir proje için çok geç kalındığını söyledi. Okulda din derslerinden muaf olduğunu söyleyen Sibel Kekilli, böyle bir durumun insanı bu konuda bilgisizliğe yöneltebileceğini ifade etti. Okulda, anne babadan alınan izin kağıdıyla yüzme derslerinden de muaf olunabildiğini dile getiren Sibel Kekilli, uyum meselesiyle ilgili bu konuların çok daha önceden konuşulmaya başlanması gerektiğini savundu. Bu sorunun Türk toplumunun değil, Almanya’nın sorunu olduğunu söyleyen yönetmen Feo Aladağ da filmi çekerken etnik ve cinsiyetçi basmakalıplardan kaçındıklarını söyledi.
Derya Alabora “Cinsiyet ayrımından dolayı kadının bazen yok sayıldığı bir ülkeden gelen bir oyuncu olarak başka bir ülkenin hikayesi de olsa bu filme dahil olmaktan mutluluk duydum.” dedi. Settar Tanrıöğen ve Derya Alabora yönetmenlerini överek çalışma şevkinden ve bu projeye ne kadar inandıklarından bahsettiler, hatta Settar Tanrıöğen gülerek “Bu kız helak olmadan bu film bitmeyecek sandım” dedi.