Berlin'de 'Genç Pehlivanlar'a samimi alkışlar

Berlin'de 'Genç Pehlivanlar'a samimi alkışlar
Berlin'de 'Genç Pehlivanlar'a samimi alkışlar
Türkiye'nin farklı yerlerinden gelen yoksul çocukların Amasya'daki yatılı güreş okulundaki hayat mücadelesine odaklanan Mete Gümürhan imzalı 'Genç Pehlivanlar' belgeseli, 66. Berlin Film Festivali'nde ilgiyle karşılandı. 1204 kişilik Zoo Palast sineması doluydu. Kimse salonu terk etmedi, film bitip jenerik akmaya başlayınca yoğun bir alkış koptu.
Haber: AHMET BOYACIOĞLU - ahmet@festivalonwheels.org / Arşivi

Belgesel filmler bizim ülkemizde hep üvey evlat muamelesi görmüştür. Ancak son yıllarda kurmaca filmlerde bir durgunluk yaşanırken çok güçlü belgeseller ortaya çıkıyor. Öyle ki Cannes ve Berlin gibi festivallerin programlarında belgeseller her yıl daha çok yer buluyor. Kültür Bakanlığı destekli, Türkiye-Hollanda ortak yapımı, Mete Gümürhan imzalı ‘ Genç Pehlivanlar ’ da 66. Berlin Film Festivali ’nin Generation bölümüne seçilme başarısını gösterdi ve Berlin’de dün izleyici karşısına çıktı. 1204 koltuklu Zoo Palast sineması doluydu. (Berlin izleyici konusunda çok iddialı bir festival, ilk beş günde 250 bin bilet satılmış.)

Fatih Akın ve Sibel Kekilli'yi Berlin'de yakaladık!

‘Genç Pehlivanlar’, Anadolu’nun küçük bir kentinde ( Amasya ) sıkışmış kalmış, güreşte elde edecekleri başarı ile kendilerine yeni bir yol çizmeye çalışan çocukların öyküsünü anlatıyor. Aslında hiçbirine ‘genç’ denemez, çünkü hayatın yükü omuzlarına çökmüş durumda. Amasya İbrahim Sezgin Güreş Eğitim Merkezi’nde yatılı kalan, genellikle düşük gelirli ailelerden gelen, güreş antremanlarının yanı sıra derslerinde de başarılı olmak zorunda olan değişik yaşlardan çocuklar var karşımızda. Antrenörleri çoğu zaman sevecen bir ağabey gibi ama gerektiği zaman sert de davranıyorlar, çünkü herkes başarı istiyor. Çocukların kiminin kilo almak için çok yemek yemesi gerekli, kimi de kilo vermek zorunda. Bir çocuğun tekrarlayan burun kanaması bir ay süreyle güreşmeye ara vermesine neden oluyor. Diğeri ailesini çok özlediği için evine dönmek istiyor.
Berlinlileri gözyaşlarına boğan çocuk: Rauf

Çocuklarla film yapmak zordur. Mete Gümürhan çekimler sırasında herkesin güvenini kazanmış olmalı ki ortaya çok doğal, sıcak ve başarılı bir film çıkmış. Çoğu yakın planlardan oluşan sahnelerde çocuklar bir kez olsun kameraya bakmıyorlar.Amerikan filmlerindeki gibi başarı hikayeleri anlatmaya niyeti yok Gümürhan’ın. Karşımızdaki bir hayat mücadelesi. Rutin antremanlarla başlayan film, temposu giderek yükselerek bir turnuvadaki güreşlerle sona eriyor ve ilgi ile izleniyor.
'Toz Bezi' Berlin'de ilgiyle karşılandı

Film bitip jenerik akmaya başlayınca yoğun bir alkış koptu. Işıklar yanınca film ekibi sahneye çağrıldı ve söyleşi başladı. 90 dakikalık film boyunca kimsenin salonu terk etmediğini de belirtmekte fayda var. İlkokul çağındaki çocuklar ciddi bir izleyici kitlesi oluşturuyordu ama asıl şaşırtıcı olan gelen soruların kalitesiydi. ‘Çekimlerde kimse yaralandı mı?’, ‘Bu filmi çekmeye nasıl karar verdiniz?’, ‘Burnu kanayan çocuk tekrar güreşe başlayabildi mi?’, ‘Çocuklarla anlaşabildiniz mi, aranızda tartışma çıktı mı?’, ‘İlk düşünceden filmin kurgusunun tamamlanmasına kadar ne kadar zaman geçti?’, ‘Çocuklara para ödediniz mi?’ ve Türkçe sorulan son soru, daha doğrusu teşekkür: ‘Milli sporumuzu tanıttığınız için teşekkür ederim’. Soru kuyruğunda daha yirmi kadar çocuk vardı ama bir sonraki gösterim nedeniyle sunucu söyleşiyi bitirmek zorunda kaldı.
Bir festivalin önemli görevlerinden biri de kaliteli izleyici yetiştirmek. Berlin Film Festivali’nin Generation bölümü bu işi çok iyi beceriyor.
'Genç Pehlivanlar' Berlin Film Festivali'nde



    http://www.radikal.com.tr/151307315130730

    YORUMLAR

    Bu habere henüz yorum yazılmamış.