Berlin'in en komiği Ben Stiller

Berlin'in en komiği Ben Stiller
Berlin'in en komiği Ben Stiller

Stiller?ın basın toplantısında gazeteciler de onun kadar komikti.

Ben Stiller, tabii ki Berlinale'nin en komik basın toplantısını yaptı. Türk sineması için özel bir parti verildi. Semih Kaplanoğlu'nun 'Bal'ı ise Altın Ayı'nın favorileri arasında
Haber: ERMAN ATA UNCU / Arşivi

BERLİN - 60. Berlin Film Festivali, olması gerektiği gibi, otel giriş çıkışlarında yıldızları birkaç saniye olsa da görmek isteyen kalabalıklarla, upuzun bilet kuyruklarıyla ve şölen atmosferiyle, yani ziyaretçilerinin yüzünü kara çıkarmadan devam ediyor. Basın toplantılarının yapıldığı Hyatt Oteli’nin yan tarafı sık sık kalabalık bir kitlenin markajı altında. Scorsese’nin son filmi ‘Shutter Island’da oynayan Leonardo Dicaprio ve Ben Kingsley tabii ki şimdiye kadar en yoğun kalabalığı çeken isimler. Listede ikincilik ise muhtemelen Ben Stiller, Greta Gerwig, Rhys Ifans ve yönetmen Noah Baumbach’dan kurulu ‘Greenberg’ ekibinin.
Festivalin yarışma bölümünde yer alan ‘Greenberg’ filminin basın toplantısıysa Ben Stiller faktöründen dolayı herhalde şimdiye kadarki en eğlenceli basın toplantısıydı. Yalnız, Ben Stiller’ın sakin sakin konuşsa da yer yer patlattığı esprileri, Noah Baumbach’ın tam ona yakışacak sinik tavrı kadar gazetecilerin sorularının da bu eğlencede payı büyük. Özellikle Fransız bir gazetecinin, klişe denecek kadar ağır bir Fransız aksanıyla (müfettiş Clouseau usulü, ‘the’ları ‘zhe’ diye telaffuz edecek kadar ağır) Ben Stiller’a ‘Ah Mary Vah Mary’ sonrası saç jölesi reklamlarında oynaması için teklif alıp almadığını sorması, toplantının en akılda kalan anlarından biriydi.
Bizim için festivalin en akılda kalan yanlarından biriyse pazar akşamı Berlinale’nin merkez üssü Potsdamer Platz’daki Sternberg’de verilen Türk partisi. Baba Zula’nın sahneye çıktığı parti, Türk sinema sektöründen birçok ismin Berlin’de bulunduğunu görmemize vesile oldu. Ezel Akay, Barış Pirhasan’dan ‘Orada’nın yönetmenleri Hakkı Kurtuluş ve Melik Saraçoğlu’na kadar birçok yönetmenin olduğu gecede tabii ki Türkiyeli oyuncular da hazırdı. Mehmet Kurtuluş gibi Türk Alman oyuncuların yanı sıra Ertan Saban, Fadik Sevin Atasoy ve festivalin programındaki ‘Die Fremde’de yine üstün bir performans sergileyen Derya Alabora da gecenin Türkiye’den ağırladığı oyunculardı arasındaydı. Bu arada töre cinayeti meselesini bu kadar etkili bir şekilde perdeye getiren, Feo Aladağ imzalı ‘Die Fremde’nin festivalin yarışma bölümünde değil de Panorama’sında gösterilmesi, izleyenlerin gayet şaşkınlıkla karşıladığı bir durum.
Henüz gösterimi yapılmamış olsa da, şimdiye kadar izleme şansını bulanların söylediklerinden hareketle Semih Kaplanoğlu’nun ‘Bal’ının da Altın Ayı’nın en güçlü adaylarından biri olduğuna dair genel bir izlenim söz konusu Berlinale çevresinde. Bu sene Türk sinemasının üç filmle birden, ‘Kosmos’, ‘Pus’ ve ‘Bal’la temsil edildiği Berlin Film Festivali’ndeki Türk partisi, resmi ilgiden de mahrum kalmadı. Alman Yeşiller Partisi’nden Cem Özdemir herhalde partinin en ilgi çekici politik şahsiyetiydi. Partinin muhtemelen en ağır konuklardan biri ise, Türkiyeli gazetecilerle sohbetlerine ‘İyi akşamlar’ diye başlayan FIPRESCI başkanı Klaus Eder’di.