'Berlin'in parti kentine dönüşmesi endişe verici'

'Berlin'in parti kentine dönüşmesi endişe verici'
'Berlin'in parti kentine dönüşmesi endişe verici'

27 yıldır müziğin içinde olan Gudrun Gut, ilk albümünü 2007?de çıkardı.

Babylon'da sahneye çıkan Berlin yeraltı müziğinin öncülerinden Gudrun Gut, 'Berlin'in parti kentine dönüşmesi endişelendiriyor. İnsanlar partilerde sarhoş olmak için geliyorlar çünkü burası ucuz' diyor
Haber: ERMAN ATA UNCU / Arşivi

İSTANBUL - Sahnede karizma sahibi olmanın yolunun seyirciye mesafe koymaktan veya tam tersine, ona gereksiz bir yakınlık göstermekten geçmediğini gösteren Gudrun Gut, setinin başında bir taraftan seyircisinin nabzını tutuyor, diğer taraftan Marlene Dietrich’ten ve Nico’dan miras donuk ama kavrayıcı bir sesle şarkılarını söylüyor. Babylon geçen cuma gecesi Berlin’in yeraltı müziğinin öncülerinden Gudrun Gut’u ağırladı. Einstürzede Neubauten’ın kurucularından, sahibi olduğu Monika plak şirketiyle Barbra Morgenstern, Masha Qrella gibi isimleri tanımamızı sağlayan, türler arası hiyerarşi gözetmediği radyo programları efsane olmuş Gudrun Gut, İstanbul konseri AOW Productions ve Goethe Enstitüsü işbirliğiyle gerçekleşti. Etkinlik, Gudrun Gut’un İstanbul’da yazdığı ‘Take Me To The Bridge’ şarkısını seslendirmesine, bizim de bu 27 yıl süren kendine has kariyerin sahibini canlı canlı görmemize vesile oldu. Konser öncesi Gudrun Gut’a kariyerini, Berlin’in hikmetini sorduk.

Müziğinizin ilham kaynaklarından biri kabare. 1920’lerin Berlin kabareleriyle bugünün Berlin yeraltı kültürü arasında bağ kurmanız gerekse ne derdiniz?
1920’lerdeki kabare ortamını, dekadant atmosferi severim. Berlin her zaman için sanatsal bir özgürlük hissiyatına sahip oldu. Burada sanatın ve müziğin yelpazesi çok geniş. Yargılanmadan her şeyi yapmak mümkün. Ve birçok kültürel, yeraltı aktivitenin yapıldığı zengin bir gey ortamı var burada. Dünyanın her yerinden gelenlerle genişleyen büyük bir sanatçı ve müzisyen kitlesi var. Belki bu sonsuza kadar sürmez ama birkaç sene daha böyle gider. Ne var ki Berlin’in git gide bir parti kentine dönüşmesinden dolayı endişe duyuyorum. İnsanlar partilerde sarhoş olmak için geliyorlar çünkü burası, Paris ve Londra’dan çok daha ucuz.
27 yıldır işin içindesiniz, albüm için niye 2007’ye kadar beklediniz?
Çok meşguldüm. Bir albüm yapmak ise zaman ve konsantrasyon gerektiriyor. 1997’ye kadar tam zamanlı bir sanatçı olarak çalıştım, sonra 1997’de bir müzik network’ü kurmak üzerine yoğunlaştım. Plak şirketi Monika, Oceanclub etkinlikleri ve radyo şovuyla müzik dünyasını keşfe çıktım, bu işi nasıl yapmak gerektiğini sıfırdan öğrenmek istedim. Böyle bir sürece ihtiyacım vardı çünkü sanatçı hayatı sizi bencilliğe alıştırıyor bazen. Şimdiyse köklerime geri döndüm.
Sizi deney yapmaya iten nedir?
Sıkılmaktan hoşlansam da eğlenceye ihtiyacım var ve asıl eğlenceli olan, bir şeyleri yeniden yaratmaktansa, baştan yaratmalı.
Şarkılarda deneysellik içerse de, şarkılarınız kulağı hiç zorlamıyor.
Eğlendirme sanatıyla ilgiliyim. Bir elmayı yemenin farklı farklı yolları var.