Bir Afrika efsanesi

'Lumumba', Ernesto Che Guevara'nın da 1965'te emperyalizme karşı 'savaştığı' Kongo'yu bağımsızlığa ulaştırarak bir Afrika efsanesi olan Patrice Emery Lumumba'nın gerçek yaşamöyküsünü beyazperdeye taşıyor.

İSTANBUL - 'Lumumba', Ernesto Che Guevara'nın da 1965'te emperyalizme karşı 'savaştığı' Kongo'yu bağımsızlığa ulaştırarak bir Afrika efsanesi olan Patrice Emery Lumumba'nın gerçek yaşamöyküsünü beyazperdeye taşıyor.
Tarihi filmleriyle tanınan Haiti Kültür Bakanı Raoul Peck'in yönettiği ve geçtiğimiz yıl Cannes Film Festivali'nde yarışan filmde başrolleri Eriq Ebouaney, Alex Descas, Theophile Mousa Sowte ve Maka Kotto paylaşıyor. Türk seyircinin Alex Descas'ı Ferzan Özpetek'in 'Harem Suare'sindeki harem ağası rolüyle tanıdığını hatırlatalım.
Soğuk Savaş'ın ve Doğu-Batı blokları arasındaki huzursuzluğun sürdüğü, dünyanın çıkış yolları aradığı 1957'de Kongo bir Belçika kolonisidir. Bağımsızlık hareketlerinin arttığı bu yıllarda, küçük bir posta memuru olan 32 yaşındaki Patrice Lumumba, ufak tefek politik faaliyetlerde bulunmaktadır.
Postanenin parasını politik etkinliklerinde kullandığı suçlamasıyla hapse atılan Lumumba'yı Belçikalı bir işadamı hapisten çıkarır. Topluluklara konuşma ve pazarlama konusundaki inanılmaz yeteneklerini keşfeden işadamı ondan bira pazarlamasını ister.
Lumumba, kısa sürede başkent halkının yakından tanıdığı biri olmuştur. Bağımsız Kongo hayalleri kuran Lumumba'nın arkadaş ve taraftar çevresi de genişlemiştir. Ülkedeki isyanların artmasından sorumlu tutulan Lumumba, tutuklanır. Ancak, Kongo'daki siyasi gruplar birleşince özgürlüğüne kavuşur. Yeni bağımsız Kongo'da yapılan ilk seçimleri Lumumba ve partisi kazanır. Ancak Patrice Lumumba'nın başarısı herkesi memnun etmemiştir, ortalık iyice karışmıştır. Peşindeki insanlardan kaçmayan Lumumba, kendini mutlak bir ölüme atar, ancak o bir şehit değil, bir efsane olacaktır.
'Lumumba' sadece konusuyla bile izlenmeyi hak eden bir yapım. (Kültür Sanat)