Bir gecede 10 bin ziyaretçi

Bir gecede 10 bin ziyaretçi
Bir gecede 10 bin ziyaretçi
Hollanda'da açılan İstanbul Modern-Rotterdam adlı sergide çoğu kadın 14 çağdaş sanatçının işleri yer alıyor. Müzeler gecesinde açılan sergiyi, Boijmans Müzesi'ne gelen 10 bine yakın ziyaretçi de gezme fırsatı buldu
Haber: CEM ERCİYES - cem.erciyes@radikal.com.tr / Arşivi

Cumartesi gecesi Rotterdam’ın sokakları, insan kaynıyor. Biraz ılık havanın da etkisiyle barların kalabalığı sokaklara taşmış vaziyette. Bu kalabalık, müzelerin bulunduğu kültür park bölgesinde daha da yoğun. Binlerce kişinin geç saatlere kadar sokaklarda gezinmesi o kadar da sıradan bir durum değil tabii; esas sebep yılda bir kez gerçekleşen müzeler gecesi. Gecenin bizim için özelliği ise Türkiye sanatına ayrılan özel bir serginin tam da o gün açılmış olması. Böylece, kentin en büyük müzesi Boijmans Van Beuningen’e tsunami gibi akan on bine yakın izleyici, daha ilk geceden bu sergiyi de görmüş oldu.
İstanbul Modern-Rotterdam’ adlı sergide Türkiye çağdaş sanatının farklı dönem ve stillerinden 14 sanatçı yer alıyor. Biraz 70’lerden bugüne Türkiye’nin yaşadığı kimlik çatışmalarını, toplumsal dönüşümleri anlatan ama daha çok bu ülkede yapılan çağdaş sanatın kapsama alanını ve çeşitliliğini gösteren bir sergi. İstanbul Modern koleksiyonundan seçilen sanatçılar ve eserleri, belirgin bir biçim ve içerik çeşitliliği gösteriyor. Toplumsal dönüşümden çok sanatçı duyarlılıkları ve bireysel tepkilerin belirgin ifadelerini gösteren bir sergi. 

İşbirliği geçen ay başladı
Hollanda’nın en büyük müzelerinden biri olan Boijmans ile İstanbul Modern’in ilk işbirliği geçen ay İstanbul’da açılan ‘La La La İnsan Adımları’ adlı sergi olmuştu. Hollanda ve Türkiye ilişkilerinin 400. yılını kutlayan etkinliklerin önemli halkalarından biri olan bu iki sergi 2009 yılında kararlaştırılmış. Rotterdam’da açılan serginin küratörü Levent Çalıkoğlu, üç yıl önce kente yaptığı bir seyahatte buraya da uğradığını ve birlikte bir sergi yapmaya karar verdiklerini anlattı; daha sonra bu proje, ‘400. Yıl Kutlamaları’ sayesinde gerçekleşmiş.
Tabii 400. yılı kutluyoruz ama işin aslı bu işler de öyle devasa bütçelerle olmuyor. Hollanda’da iktidara gelen sağcı hükümetin kültür sanat musluklarını kısmasının da etkisiyle etkinliklerin ölçeği biraz küçülmüş. Neticede Rotterdam’daki serginin kapsamını biraz da bütçe belirlemiş.
Tarihi müze binasında birbirine bağlanan geniş salonlar ayrılan Türkiye sergisi, hakikaten göz doldurucu işlerden oluşuyor. Sergiye katılan isimler şöyle: Ramazan Bayrakoğlu, Taner Ceylan, Nezaket Ekici, Ayşe Erkmen, İnci Eviner, Nilbar Güreş, Balkan Naci İslimyeli, :mentalKLİNİK, İrfan Önürmen, Sarkis, Hale Tenger, Canan Tolon, Fatma Tülin ve Nil Yalter. Sergilenen işlerin önemlice bir kısmı bu sanatçıların en bilinen ya da onu iyi anlatan işler. Mesela Nil Yalter’in ilk ‘video art’ işi kabul edilen ‘Göbek Dansı’ burada sergileniyor ve Türkiye Çağdaş sanatının 70’lerdeki güçlü başlangıcına işaret ediyor. Ya da İnci Eviner’in üç dört gün çalışarak oluşturduğu göçe, toplumsal dönüşümlere biraz da ironik bir gözle bakan, geleneksel sanatlarla paslaşan ‘Yeni Vatandaş’ adlı duvarı da son yıllarda sanatçının en çok ilgi çeken ve tanınan işlerinden biri. Ayşe Erkmen’in ‘Mayınlar’ı, Sarkis’in ‘Vitraylar’ı uluslararası alanda ismi iyi bilinen sanatçıların farklı tekniklerle ürettiği yakın tarihli etkili işler.
Balkan Naci İslimyeli’nin iki ara bir derede kalmış Türkiye kimliğini çok iyi anlatan ‘Deli Gömleği’ adlı çalışması, Canan Tolon’un mekân ve yanılsamaya dair bambaşka duygular uyandıran çok kendine özgü resminin tipik bir örneği, Fatma Tülin’in kadın bedeni ve kimliğine ilişkin başından bu yana kararlılıkla sürdürdüğü tavrının ilk ürünü olan resimlerinden biri serginin önemli parçaları. İşlerinde kadın kimliğinin sık sık karşımıza çıktığı bir başka isim, Nezaket Ekici ise Rotterdam’da üç gün boyunca etrafındaki her şeyi öptüğü ‘Devinim İçinde Duygu’ adlı performansının videosuyla yer alıyor. Taner Ceylan’ın ise uluslararası alanda gittikçe tanınırlığını artıran, müzayedelerin gözdesi resimlerinden tipik bir örnek değil, ama sanatçının daha farklı bir tarzı, ikili bir durumu anlatmak için denediği ve kendi resmi için bir ‘kırılma’ olarak tanımladığı önemli bir resmi ‘Beyaz Fonda Alp’ sergileniyor. 

İyi ve etkili bir özet
Ramazan Bayrakoğlu’nun çok yeni, pleksiglas parçalarıyla yapboz gibi oluşturduğu, renkleriyle bütün sergi alanını yangın yerine çeviren büyük tablosu da ilgiye değerdi. Sergiyi bitirense, Hale Tenger’in çok ünlü ve çok güçlü işlerinden biri, ‘Beyrut’ adlı videosu. Hariri suikastinin işlendiği yerde terk edilmiş bir oteli ve rüzgârda hep berabere salınan perdelerini gösteren bu duygusal iş, bir patlamayla sona erip izleyeni video odasına mıhlıyor.
Oya Eczacıbaşı’nın açılış konuşmasında haklı bir gururla, dünyada pek çok farklı kentte sergilediklerini vurguladığı İstanbul Modern koleksiyonu hakikaten çok da uzun olmayan bir zamanda Türk çağdaş sanatının önemli eserlerini bir araya getirdi. Tabii, Türkiye’nin 70’lerden bu yana sanatını anlatan bir sergide gözler çok daha fazla sanatçı ve iş arıyor. Boijmans’ın bu sergiye ayırdığı geniş mekân da insanda bu duyguyu uyandırıyor. Ama yine de kadın sanatçıların sayısının erkeklerden çok daha fazla olmasıyla da dikkat çeken bu serginin iyi ve etkili bir özet olduğunu söyleyebiliriz. Sergi 3 Haziran’a kadar açık kalacak.