@idrisemen

Bir mermer, altı ülke, yedi heykel

Bir mermer, altı ülke, yedi heykel
Bir mermer, altı ülke, yedi heykel
Büyükşehir Belediyesi'nin 11. Heykel Sempozyumu'nun çalışmalarını yerinde izledik. Dev mermer bloklarının işlenerek nasıl sanat eserine dönüştüğünün hikâyesini yazdık.
Haber: İDRİS EMEN - idris.emen@radikal.com.tr / Arşivi

Büyükçekmece’de günlerdir hummalı ve ilginç bir çalışma vardı. Vinçlerle indirilen dev mermer blokları onlarca kişinin ince işçiliğiyle birer sanat eserine dönüştüldü. Tayland, Güney Kore, Hollanda, Avustralya ve Türkiye ’den toplam 7 heykeltraş, ekipleriyle beraber Türkiye’nin en uzun soluklu dünyanın da sayılı heykel sempozyumlarından biri sayılan Büyükçekme Belediyesi tarafından düzenlenen Heykel Sempozyumu’na hazırlandı. Dün Sempozyum dün itibariyle başladı ve 7 Temmuz’a kadar da devam edecek. Bu süre içinde de aynı hummalı çalışma sürecek. Ddünyaca ünlü heykeltraşlar bu süre boyunca mermere şekil vererek Büyükçekmece’yi dünyanın en büyük modern açık hava heykel müzesine çevirecek. Yapılan heykeller festival çerçevesinde Büyükçekmece kültür parkında başta Avrupa olmak üzere 33 ülkenin katılımcılarına tanıtılacak. 

Adobe Flash Player YükleAdobe Flash Player Yükle



Mermere işlenen emek 
Radikal, mermerlerin heykellere dönüştürüldüğü çalışmaları yerinde izledi. Heykeltraşlar ve ekiplerinin sabah saatlerinde başlayıp keyifli molalarla ara verilen ve kimi zaman güneş batımına kadar devam eden çalışmalarda mermere verilen olağanüstü emek dikkat çekiciydi. İşte mermerin heykele dönüşümünün hikâyesi...

Sipariş edilen dev mermer blokları geldi ve ölçüler alındı
Büyükçekmece’deki dev alanda ilk yapılan iş elbette mermer blokların siparişini vermek oluyor. Vinçlerle getirilen mermerler kendileri için ayrılan yerlere konuluyor. Ardından da heykeltıraşlar, tasarladıkları modelleri ellerindeki metreler yardımıyla taslak hale getiriyor. Spiral taşlama makinesi ve çekiç yardımıyla heykeltraşlar çizim yaptıkları mermer blokları titizlikle tasarladıkları modele uygun oymaya başlıyorlar. Mermer blokların üzerindeki fazlalıklar atıldıkça tasarlanan heykeller de yavaş yavaş şekillenmeye başlıyor. Bundan sonraki çalışma işin en zor kısmı çünkü heykel şekillendikçe işin ayrıntısı da artıyor.

Ustalardan işaret gelince heykeller kesilmeye başlanıyor
Çalışmalar sırasında konuşma fırsatı bulduğumuz Hollandalı sanatçı Jerome Symons daha önce Türkiye’ye birçok kez gelmiş başta İstanbul olmak üzere Ankara ve İzmir’de çalışmalar yapmış. İstanbul’a aşık olduğunu ve ve sanatı üzerinde İstanbul’un etkisinin çok fazla olduğunu dile getiren Jerome Symons Türkiye’de heykele gösterilen ilginin Avrupa’ya oranla az olduğunu dile getirdi. Taylandlı heykeltıraş Tanadol ise ilk kez Türkiye’ye geliyor. Bu arade asistanlar ustanın talimatları doğrultusunda mermeri kesmeye başlıyorlar. Spiral makinesiyle mermerler kesilirken havada büyük bir toz tabakası ortaya çıkıyor.

İnsan profili olan heykel için geceye kadar çalışmak gerek
Taylandlı sanatçı Tanadol’un yaptığı çalışmanın barışı simgeliyor. Bunun için de insan profili kullanacak. Bu nedenle tasarlanan heykelin yapım aşaması oldukça zor. Taylandlı sanatçı Tanadol bu zorluk sebebiyle üç asistanla çalışıyor. Tanadol’un işi diğer heykeltıraşlara göre daha zor, çünkü Tanadol’un yapmak istediği heykel bir insan profilinden oluşuyor. Bunun için diğer heykeltraşlar paydos yaparken Tanadol hava kararana kadar aralıksız çalışmaya devam ediyor.

Ortaya ne çıkacağını sadece onlar biliyor size izlemek kalıyor
Bir heykeli tamamlamak elbette kolay değil. Koca bir ekip uğraşıyor. Heykeltraşın direktifleri doğrultusunda kimi kesiyor, kimi oyuyor. Mermere inen her darbe ortaya çıkarılmak istenen eserin ayrıntısını oluşturuyor. Kimi zaman bu darbe bir insan profilinin kaşını oluşturuyor, kimi zaman uçan bir kuşun kanadını...

Mermer heykele dönerken bir bardak sıcak çay molası şart
Tüm gün devam eden çalışma sonrasında kısa bir mola sırasında Türk heykeltıraş Bahadır. Çolak asistanıyla sohbet ediyor. Çolak sempozyumuna lise yıllarında izleyici olarak katılmış daha sonra heykeltıraş olmaya karar vererek Mimar Sinan Üniversitesi’nde güzel sanatlar fakültesi okumuş. Çolak eserlerinde silindir gibi geometrik şekiller işlediğini dile getiriyor.

Ve onca emeğin sonunda barışı simgeleyen heykel
Çalışma alanında biten eserlerden biri olan Tanadol’un heykelinde oturmuş bir vaziyette düşünen bir kadın görüyoruz. Tanadol bu çalışmasına ‘Barışı düşlemek’ ismini vermiş. İnsan figürü olduğu için bu heykel için ekip epey uğraşmak zorunda kaldı. Ancak sonunda barışı simgeleyen bu eser çıktı.