Bir olgunlaşma hikâyesi

Kayısısı, cumhurbaşkanları, kiraz yaprağıyla yapılan ekşili köftesi ve fırınlanmış kayısı, yani 'patik'le...
Haber: GÜL ALTAN / Arşivi

MALATYA - Kayısısı, cumhurbaşkanları, kiraz yaprağıyla yapılan ekşili köftesi ve fırınlanmış kayısı, yani 'patik'le özdeşleşmiştir Malatya. Şu günlerde ise yeni bir alanda isim yapmaya kararlı, Türk sinemasının yeni bir çekim mekânı olacak belki de. 'Usta Beni Öldürsene'yle ödüle doymayan Barış Pirhasan, üç yıllık bir ön hazırlık döneminin ardından yeni filmi 'O da Beni Seviyor'u Malatya'da çekiyor.
Oyuncu kadrosunda birbirinden ünlü isimlerin yer aldığı, teknik ekibinin ise sanat yönetmeni Mustafa Ziya Ülgenciler ve görüntü yönetmeni Jürgen Jürges'le dikkat çektiği 'O da Beni Seviyor'un yapımını ise 'Eşkıya' ve 'Her Şey Çok Güzel Olacak'a imza atan Filma-Cass üstleniyor.
Ekimde sinemalarda olması planlanan filmin, 10 gün sonra Antalya da devam edecek çekimlerinin Malatya ayağı Arguvan ve Kemal Ev'de gerçekleşiyor. Bugün ise Kemal Ev'deyiz, misafirperver ev sahipleri, yemyeşil bahçesi, dut ağaçları, şaşkın buzağı Artur ve sevgi dolu köpeğiyle tam bir Malatya köy evi Kemal Ev.
Kahraman kadınlar
'O da Beni Seviyor'un, başlıca kahramanları kadınlar, güçlü kadınlar. İşte bu kadınlardan, ekip içinde 'altın kızlar' diye bilinen Ayşe Nil Şamlıoğlu, Hale Akınlı, Serra Yılmaz, Tomris İncer bağdaş kurmuş, patik yapıyor ağaçların altında rol gereği. Bir genç kızın 'olgunlaşma sürecini anlatan' anlatan film, 13-14 yaşlarından kendi deyimiyle 'kaprisleri' nedeniyle Elazığ'a giden, orada 15 gününü biri Sünni, diğeri ise Alevi iki ailenin yanında geçiren Gül Dirican'ın yaşamöyküsünden taşınıyor beyazperdeye.
Dirican, Barış Pirhasan'la aynı projede buluşmasınının nedenini ise şöyle açıklıyor:
"Ben bu kadınları çok iyi tanıyorum, Barış da onları kendi çocukluğu dolayısıyla tanıyor. Geriye dönüp o kadınlara tekrar hayat vermek ikimizin de ağzını sulandırdı!"
'O da Beni Seviyor'un bir diğer önemli özelliği ise Lale Mansur, Tuncel Kurtiz, Ayla Algan, Şerif Sezer, Rutkay Aziz, Kemal İnci, Serra Yılmaz, Taner Birsel'in de içlerinde olduğu gibi Türk sinemasının ünlü isimleriyle Ece Ekşi, Almanya'da yaşayan ve ülke basınının övgüyle söz ettiği Haluk Piyes, Esme Madra, Elif Can gibi yıldız adaylarını buluşturması. Barış Pirhasan,
"Geleceğin yıldızlarını büyütüyoruz!" dediği bu oyuncular için, Serra Yılmaz, "Çok başarılılar. Çocuk onlar, doğaları gereği hepimizden iyi rol yapıyorlar!" diyor.
Sürgün günlerinde aşk
'O da Beni Seviyor'da Ece Ekşi, eve kırıklarla dolu bir karne getirdiği için babasının arkadaşının yanına, Arguvan yöresine sürgüne gönderilen, 14 yaşındaki Esma'yı canlandırıyor. Bugünkü sahnede köy yaşantısına ilk adımını atmanın şaşkınlığı içinde. Gelecek günlerle şaşkınlığı daha da artacak, çünkü Alevi ailenin genç ve yakışıklı oğlu -tabii ki Haluk Piyes'in canlandırdığı- Hüseyin'le tanışacak ve ona daha önce hiç hissetmediği duygular besleyecek. Uçarı ve de en sevdiği teyzesi Saliha'nın da itelemesiyle çocukluktan genç kızlığa geçecek.
Duygularıyla hareket etmeyi bir alışkanlık haline getiren Saliha'yı ise 1998 yapımı
'Nihavent Mucize'den beri bir sinema filminde görmediğimiz Lale Mansur canlandırıyor. "Senaryoyu okumadan kabul ettim. Zaten ne olacaksa olsun kabul edecektim, bir kere Mine Vargı yapıyordu. Zaten bu kriz döneminde sinema filmi bulmak son derece zor" diyen Mansur, 'şeker kadın' rollerinden sıkıldığı içinde Saliha karakterini çok beğenmiş.
"Billy Elliot filmine gittim. Sonra da kendi kendime 'Türk sinemasında böyle filmler olmayacak mı?' diye sordum. Alın işte 'O da Beni Seviyor'!" diyor Lale Mansur. Yöre insanlarının da büyük katkısıyla çekilen filmin başarısında, kullandığı iki kelimenin mutlaka büyük etkisi olacak: doğallık ve içtenlik...