Bir 'Samanyolu'sun sen...

Bir 'Samanyolu'sun sen...
Bir 'Samanyolu'sun sen...
1964'te ilk kez Türkçe sözlü hafif Batı müziği söyleyerek günümüz Türk pop müziğini başlatan şarkıcı olarak kabul edilen Berkant, 74 yaşında hayata veda etti. Onunla simgeleşen 'Samanyolu', 1967'den bugüne 1 milyondan fazla sattı

Dün 74 yaşında hayata veda eden Berkant’a bugünden bakınca ‘tek şarkılık şarkıcı’ diyebilir birçok insan... Özellikle de 60’ları, 70’leri bilmeyenler... Ama o yılları yaşayanlar için ya da o dönemi iyi araştıranlar için ‘Samanyolu’ndan çok daha fazlasıdır Berkant... Bir kere pek çok müzik otoritesi, bugünkü Türk pop müziğini Berkant’la başlatır. 1964’te ilk kez Türkçe sözlü hafif Batı müziği söyleyen şarkıcı kabul edilir. Ayrıca Murat Meriç’in deyişiyle “Ülkenin ilk meşhur solisti” Berkant’tır. Kendisi de söyleşilerinde “Eğer bugün Türkçe sözlü hafif müzik varsa bu ‘Samanyolu’ parçasının rotasıyla olmuştur” diye anlatıyordu. Seslendirdiği diğer şarkıların ‘Samanyolu’nun gölgesinde kaldığını kendisi de kabul ediyor ve “Ben yorumcuyum, yaratıcı değilim. Beğenirim, seçerim ve söylerim” diyordu.
O ‘Samanyolu’ ki, 1967’den bugüne kadar 1 milyondan fazla satmıştı. Bugün bile dillerden düşmeyen ‘Samanyolu’, Berkant’a Avrupa Müzik Birliği’nin Platin Plak ödülünü getirmişti.
Tam adı Berkant Akgürgen olan sanatçı, 1938 yılında Ankara’da doğdu. Müziğe ortaokul yıllarında mimar abisinin hediye ettiği ağız mızıkasını çalarak başlar. “Bir müzik aleti olarak taşıması da çok kolaydı. Hoşuma gidiyordu. Mandolin de çalardım. Türkülere, şarkılara bu müzik aletlerimle eşlik ediyordum.” Ankara Atatürk Lisesi’nden Denizli Lisesi’ne yatılı geçer. Burada aldığı dersler sonucu piyanoyu öğrenir. “Yatılı okuduğum için bu müzik aletleri en büyük arkadaşımdı. Ortaokul zamanında o seneki şarkıların sözlerini keser, ezberler, söylerdim. Özellikle Dean Martin, Frank Sinatra ve Nat King Cole şarkılarını dikkatle dinler, söylemeye çalışırdım.”
Sahneye ilk kez 1957 yılında Üstün Poyrazoğlu’yla birlikte Ankara Akalın Düğün Salonu’nda çıkar. O sıralarda bir arkadaşı vasıtasıyla İlham Gencer’le tanışır. Gencer, onu radyoya çağırır. “Ertesi gün radyoya gittik. Hiç unutmam piyano eşliğinde Elvis Presley’e ait bir parça seslendirdim. Bir anda mahallede meşhur oldum.”
Daha sonra gitarda Yurdaer Doğulu, kontrbasta Atilla Özdemiroğlu, piyanoda Ertuğrul Çayıroğlu’ndan oluşan Jüpiter Kentet’i kurarlar. 1958-60 arasında bu grupla Ankara’da gece kulüplerinde sahneye çıkar ve birçok radyo programına katılırlar. Sonrası üç yıl süren askerlik... Ama askerde de bandoda çalışır, çaldığı enstrümanlara saksofonu da ekler.
Artık Ankara küçük gelmeye başlamıştır. 1964’te Kulüp Fuaye’den teklif alırlar ve gruptan arkadaşlarıyla birlikte İstanbul’a yerleşir. 1965 yılında Vasfi Uçaroğlu Orkestrası’nın solistliğine geçer ve Kamuran Akkor’la sahneyi paylaşır. Aynı yıl ilk plağı olan ‘Cici Pabucum Cici- Arabamın Atları’ yayımlanır. Daha sonraları Sezen Cumhur Önal’la çalışmaya başlar ve ilk olarak ‘Evvel Zaman İçinde’, devamında da ‘Ah Kızlar’, ‘Bir İçim Su’, ‘Sana Şarkımı Bıraktım’ gibi plaklar art arda gelir.
Söylediği şarkıların sözlerini Sezen Cumhur Önal yazarken 1967’de Metin Bükey ve Teoman Alpay’dan ‘Samanyolu’ bestesini seslendirmesi teklifini alır. “1967’de ‘Samanyolu’ parçasını bana rahmetli Metin Bükey getirdi. Beni seçmesindeki sebep de o zamanlar Türkçe sözlü hafif müzik söyleyen seslerden biriydim. ‘Samanyolu’ şarkısının sesimle bağdaşacağını tahmin etmişti. Teklifini kabul ettikten sonra düzenlemeleri yaptım. O zamanlar Sahibinin Sesi firmasındaydım. Sonra Metin Bükey’in firması Televizyon Plak’a geçtim. Bu ölümsüz eser böyle oluştu.”
Sözlerini Teoman Alpay’ın yazdığı, Metin Bükey’in bestelediği ‘Samanyolu’, 1967 Eylül ayında yayımlanır. İlk başta fazla ilgi görmez ama çok geçmeden patlama yapar ve 100 binden fazla satar. Artık Berkant en popüler şarkıcı olmuştur. Berkant plakları yağmur gibi gelmeye başlar, 1972’ye kadar yayımladığı plak sayısı 100’ü geçer. Bu arada film teklifi alır ve Gönül Yazar’la ‘Trafik Belma’da oynar.
1975 yılında son plak çalışması ‘Fani Dünya -Izdırap Çocuğu’ yayımlanır. Sonra plak devri kapanır, kaset furyası başlar. Türkiye ’nin sevdiği müzik tarzı da arabeske doğru evrilir. 1980’lerde gazinoların kapanmasıyla Berkant’ın popülerliği de azalır. 1993’te bir kaset çalışması yapar ve ‘Samanyolu 93’ adıyla yayımlar. En son 1995’te şarkılarını ‘95’te Berkant’ adlı CD’de bir araya getirir. Sonrası ‘Samanyolu’... Ömür boyu sürecek...
Berkant için yarın CRR Konser Salonu’nda tören düzenlenecek. Teşvikiye Camii’ndeki öğleyin kılınacak cenaze namazının ardından Karacaahmet Mezarlığı’nda toprağa verilecek.

Türk pop müziği onunla başladı
Sezen Cumhur Önal (Berkant’ın birçok şarkısının söz yazarı, sunucu): Bugünkü Türk pop müziği Berkant’la başlamıştır. Onunla birlikte benim sözünü yazdığım, Berkant’ın seslendirdiği pek çok şarkıya imza attık. Radyolarda yabancılar gibi şarkılar söylemek marifet değil. Bizim dönemimizde tüm sanatçılar Fransızca söylemeyi marifet sayardı. Türkiye popüler müziğinde Berkant’ın pek çok şarkısı vardı. ‘Samanyolu’ son şarkısı idi. Bugün yapılan pop müziğini ben müzik olarak görmüyorum. Normalde güzel Türkçemiz Batı müziğine aykırıdır. Ama biz Türkçeyi güzel kullanan şarkılar yaptık. Son dönemlerde çok yorgun olduğunu gözlemliyordum. Çok sigara içiyordu. Mekânı cennet olsun.


Ulusal bir hazine oldu Atilla Dorsay ( sinema yazarı): ‘Ne Şurup Şeker Şarkılardı’ adlı kitabımda 20’nci yüzyılın en sevilmiş 100 yabancı, 100 Türkçe pop şarkısını seçmiştim. Türk pop listemde en başa ‘Samanyolu’ şarkısını almıştım. Yıllar boyu Türkiye’de hiçbir şarkı bu kadar sevilip benimsenmedi ve kitlelere bu kadar mal olmadı. O şarkı ulusal hazinemiz oldu. Berkant’ın ölümü büyük kayıptır.
Ülkemizde büyük şöhretine karşın bu kadar alçakgönüllü hayatını bu kadar gönlünce yaşayan bir başkasını görmedim. Bir halk adamıydı ve hep öyle kaldı.


Tam anlaşılamamıştı 
Tolga Akyıldız, müzik yazarı: Berkant Akgürgen; sizin bildiğiniz ‘Samanyolu’nun
çok ötesinde bir misyonu simgeliyor... Berkant, iyi şarkı söyleyerek Teoman Alpay ve Metin Bükey’in emeğiyle İtalya’da, Hollanda’da da meşhur etmiştir Samanyolu’nu... Telifini de almıştır. Sırf bu nedenle bile daha derinine araştırılması, anlaşılması gerekir Berkant’ın... Oğlu Öykü Akgürgen de bir müzisyen; uzun süredir inandığı müziği yapmak için çabalayıp duruyor. Berkant’lar da aslında tam anlaşılmamıştı, şimdi Öykü’ler de anlaşılmıyor. Çok şey değişmedi yani. Ruhu şad olsun, nur içinde yatsın Berkant Usta... Yeni nesillerin de müzikal anlamda önü açılsın... 

Parada pulda gözü olmadı 
Naim Dilmener (müzik yazarı): Popüler müziğimizin en iyi vokalistlerindendi. Popun erken döneminde ünlendi ve bu ününü popun yerleşmesi, yükselmesi için kullandı. Diğer dönemdaşları gibi, müziği müzik için yaptı. Parada pulda gözü olmadı. Kısa vadede tuhaf gibi görünüyor böyle bir tavır ama uzun vadede doğru ve haklıdır. Mekânı Samanyolu’nun en manzaralı köşesi olsun.


Aranjman devrini başlattı Murat Meriç (müzik yazarı, DJ): Berkant’ın esas önemi ilk olmasıdır. Bu ülkenin ilk meşhur solistlerindendir. Türkiye’de ‘aranjman devri’ denilen dönemi başlatan kişidir. Yabancı şarkılara Türkçe söz yazma modasının ilk erkek solistiydi. Berkant’ı Samanyolu şarkısı ile tanırız ancak bence Samanyolu onun çöküşüdür. Ben Samanyolu şarkısını sevmem çünkü şarkı ona o kadar yapıştı ki bu şarkı onun çöküşünü getirdi. Çok şanslıyım ki Berkant’ı sahnede de izleme fırsatı buldum. Sahnenin hakkını veren bir isimdi. 70 sonrasında yaptığı bütün işlerde Samanyolu’na dönüş yapmak durumunda kaldı. Onun ötesine geçemedi. Samanyolu sonrasında yaptığı çok güzel 45’lik plakları var. Ancak ondan beklenti hep Samanyolu olduğu için sonraki dönemlerde hep Samanyolu şarkısına dönmek zorunda kaldı. 

Sözün bittiği yerdeyiz Hakan Eren (prodüktör): Berkant yaşayan bir efsaneydi. Türk pop müziğinin başladığı dönemlerde sahne yapmaya başladı ve son zamanlarına kadar sahne yaptı. İyi şarkı söyleyen ve Samanyolu ile tüm Türkiye’ye kendini sevdiren bir müzik adamı ve bana çok babalık yapan çok sevdiğim ağabeyimdi. Söyleyecek çok şey var ama sözün bittiği yer denilen durumdayım.

Ömür boyu sürecek şarkı... 
Cumhur Canbazoğlu (müzik yazarı): Film için bestelenmiş ve ardından bütün zamanların en fazla satmış yerli 45´liği olmuş ‘Samanyolu’nun şanslı yorumcusuydu Berkant. Marş haline gelmiş bu şarkı sayesinde Türk pop tarihinde silinmeyecek bir yer edinmeyi başarmıştı. Adı ‘Bay Samanyolu’na çıkmıştı ama, ‘tek şarkılık adam’ olmanın çok ötesinde değerler kattı müzik dünyamıza. ‘Türkçe Sözlü Hafif Müziğin’ emeklemeye başladığı yıllarda önce orkestra şarkıcısı, ardından da solist olarak ürettikleriyle yerli popa büyük emeği geçti. ‘Eğer Dünyaya Yeniden Gelseydim’, ‘Ah Bu Kızlar’, ‘Doğum Günün Kutlu Olsun’, ‘Gel Güzelim Yavrum’, ‘Sana Gönül Verdim Diye’ gibi o dönem listelerin üst sıralarında gezinmiş birçok popüler şarkının altında da Berkant’ın imzası vardı. 1968’de ise yelkenli teknesi Kısmet ile dünyayı gezmiş Sadun Boro’nun başarısını taçlandırdığı Kısmet adlı şarkıyla tarihe bir çeşit not düşmeyi denemişti… Müzik camiası onu kolay unutsa da ‘ömür boyu sürecek şarkı’yla gönüllerden, kulaklardan hiç eksik olmadı. (RADİKAL)