Bir şey senden çıktığı zaman anlaşılabilir olmalı

Bir şey senden çıktığı zaman anlaşılabilir olmalı
Bir şey senden çıktığı zaman anlaşılabilir olmalı

Sergiye adını veren çalışma Gerçek Aşk Gönül Eşi nin son halini alması 17 yıl sürmüş.

Ebru Özseçen'in Rampa'da devam eden 'Gerçek Aşk Gönül Eşi' sergisi sanatçının beş işini bir araya getiriyor. Konuştuklarımız ise Ebru Özseçen'in işlerini nasıl ürettiğine dair ipucu veriyor
Haber: AYŞEGÜL OĞUZ - aysegulo@gmail.com / Arşivi

Bu serginin adından, ‘Gerçek Aşk Gönül Eşi’nden başlayalım.
‘Gerçek Aşk Gönül Eşi’ sergideki işlerden birinin adı. Kariyerimin başlangıcından beri karşıma çıkan bir form var. Daha çok form ve malzeme üzerine çalıştığım için bazı formları bazı malzemelerden üretiyorum. ‘Gerçek Aşk Gönül Eşi’ bir insan değil ama objeler bazen varlıklaşabilir. Sonuçta bir sanat eserinin varlıklaşmasıyla ilgili bir şey de söyleyebiliriz. Bana yıllardır refakat eden bir forma dair‘Gerçek Aşk Gönül Eşi’. 

Bu formlar neler?
İşlerim popüler anlamda erotik formlar olarak düşünüldü ama erotik formlardansa denge formları olarak düşünüyorum. Maskülen, feminen denen mimarinin de oluşturduğu detaylar vardır. Onları hep birbirini dengeleyen unsurlar olarak düşündüm. Hiçbir zaman ne feminist sanatçı ne de erotiğe dayalı bir sanatçı oldum. Sonuçta hep dengeli formlar ürettim. ‘Gerçek Aşk Gönül Eşi’ de bunun son örneklerinden biri. Bu sergide bundan başka dört iş daha sergileniyor. ‘Kısmet’de de bir form var. Bu iş olurken ya da yapılırken farkına vardığım şuydu: Nereden başlarsan başla sonuçta sanatta imzaya dönüyorsun. İşlerimi bir odaya koyduğunda hepsi birbirinin kardeşi, daha çok bir aile gibi; ama hepsi ayrı zamanlarda, ayrı nedenlerle yapılmış nesneler. 

Bu aile vurgusu şunu da akla getiriyor. Siz kendinizi anne gibi mi hissediyorsunuz?
Hayır! Öyle bir şey hissetmem mümkün değil, hiç anne olamadım. İşler yapılırken, o işleri sonuçlandırırken ilk bulduğum, gördüğüm andaki şeyleri referans alıyorum. Örneğin ‘Balls’; 1997’ydi, Londra’da yürürken hasbelkader karşılaşılan bir an ve elimde o gün kamera var. Ama bu fotoğrafları çekiyorum diye fotoğrafçı da değilim. Aslında ışık bile hesaplayamam. ‘Balls’ bir fotoğrafın cama nakledilişi; o imgede olası yüzeyleri gördüğüm bu fotoğrafın aslında bir kâğıda değil de bir cama basılması gerektiğinin farkına varıyorsun. 

Neden?
Çünkü senin o antikacı zannettiğin dünyanın içinden dışarı bakarken cam vitrin var, o cam vitrinden bir mimari görüyorsun. Bütün bu dijital kültür , bu kamera olayı çocukluğumuzdan beri, belki de hayatımız boyunca farkında olmadığımız bir şey, bu iki cam arasında olan olayı biz hiçbir zaman göremiyoruz. Camera obscura aslında bir boşluk, o boşluğu bazılarımız fotoğraf olarak değerlendiriyoruz, bazıları kâğıda, bazıları da cama naklediyor. İşlerimin çoğunun cam olarak üretilmesi gerektiğine inandım. Açık yapıta inanırım. Bir şey senden çıktığı zaman anlaşılabilir olmalı. Anlaşılmamak için işler yapmıyoruz. ‘Balls’ın bu hale gelmesi birkaç, ‘Kısmet’in şu andaki haline gelmesi neredeyse 10, ‘Gerçek Aşk Gönül Eşi’nin bu haline gelmesi 17 yıl sürdü. 

‘Kısmet’in üretimi Bavyera el sanatlarının temelini oluşturan Nymphenburg Porselenleri işbirliğiyle gerçekleşiyor. Bu süreç nasıl gelişti?
Benim işlerimin çoğu erotik formlara yakın ve sponsor bulmak çok zor. Bu tip yerler çok prestijli, ‘Kısmet’ ile ilgili onlara giderken üç opsiyon sundum. İstedim ki ‘Kısmet’i onlar seçsin. Yemek takımı üreten bir yerde son birkaç yıldır çağdaş sanatçılar, mimarlar, tasarımcılar da projelerini üretiyor. Biz ‘Kısmet’le çalışmaya başladık. Bir şeyin yalnızca beyaz porselenden olması yeterli değil. O malzemeden, o insanların ellerinden nelerin çıktığı da önemli. 300 yıldır romantizme hizmet eden bir firmadan bahsediyoruz. Son birkaç yıldır işlerim erotikten ziyade romantizmin korunmasına dair form kazanmaya başladılar. 

‘Gerçek Aşk Gönül Eşi’ bir şarkı ismi gibi; bu işlerin yanına bir müzik koyar mısınız?
‘Gerçek Aşk Gönül Eşi’nin albüm ismi gibi tınlaması güzel bir şey. Belki de bir longplay’ini yaparız. ‘Phantom of Opera’ geldi aklıma; insanın içinde bekleyen biri her zaman var. Aralarda inanmadığımız, gidip başkasını sevdiğimiz, o insan ya da o her neyse seni bekleyen bir güç var. Ben olmayan, bana benzemeyen bir imaj değil de aslında başkasında görmek istediğimiz, özlediğimiz bir şey var. Buradaki işlerin hepsi belki de bir longplay gibi. Belki de albüme ismini veren şarkı: ‘Gerçek Aşk Gönül Eşi’.
Sergi 7 Nisan’a kadar Rampa’da görülebilir