Bir sufinin güncesi

Doğal olarak State of Bengal ismini ilk 'Anokha: Soundz of Asian Underground' albümü sayesinde öğrenmiştik.
Haber: MURAT ŞEKER / Arşivi

İSTANBUL - Doğal olarak State of Bengal ismini ilk 'Anokha: Soundz of Asian Underground' albümü sayesinde öğrenmiştik. Bu toplama albüm belki de o ana dek çıkan ilk hakiki drum'n bass çalışması olmuştu. Çetenin başı Talvin Singh zaten birkaç yıl sonra da meşhur olacaktı. Ama Anokha'yı unutulmaz kılan başka bir isim daha vardı. O da State of Bengal. Yani Saifullah Zaman.
State of Bengal nedir?
Bu bir konsept benim geliştirdiğim. Bir sound. Ama bu sound'un ilham kaynağı Londra'daki Bengal çeteleri oldu. Zaman zaman ben tek başıma bir DJ olarak çalıyorum zaman zaman da tüm ekip çalıyoruz. Açıkçası yılda en fazla 10 kez ekip bir arada konser verebiliyor. Ancak büyük festivallerde çalıyoruz. Yıl boyunca ben bir gezgin gibi dolaşıp fikirlerimizi tüm dünyaya iletiyorum.
Senin şahsen Türkiye ile ayrı bir bağın var, yani çocukluğunun bir kısmını Ankara'da geçirdiğin biliniyor.
Evet, babam Bangladeş'in Türkiye büyükelçisiydi ve ben çocukluğumda Ankara'da yaşadım. 1966 ile 1970 arası. Çok şey hatırlamıyorum o zamanlardan ama gençken de bir Türkiye gezisi yaptım Anadolu'da. Diyarbakır'a kadar gittim.
Gençken dedin şu an kaç yaşındasın?
36 yaşındayım.
Yolun yarısındasın yani. Peki bu zamana kadar yolun nerelere düştü?
DJ olarak hemen hemen tüm kıtalara gittim. Brezilya, Amerika, Hindistan, Avustralya, Güney Afrika. Yani hayatımın büyük bir kısmı yollarda geçiyor.
Londra'da evinde ne kadar bulunabiliyorsun?
Yılda her halde en fazla 4 ay. Onun da büyük bir kısmını çalışarak geçiriyorum zaten. Sanırım benim hayat biçimim bu.
Hindistan'da nasıl bir durum var. Yanılmıyorsam orada da drum'n bass çaldın.
Hindistan'da elbette çok kulüp yok ama belli bir potansiyel var tabi ki. Güçlü bir potansiyel.
Björk ile çalıştın. Nasıl bir şey onunla birlikte çalışmak? Zor biri olduğu söylenir?
Hayır hiç de zor biri değil. Bence Björk harika bir sanatçı. Ve inanılmaz bir söz yazarı. Gerçek bir insan o. Samimi ve doğal. Tur çok iyi geçti ve herhalde beni de böylece tüm dünyada binlerce insan tanımış oldu.
Talvin Singh?
Talvin Singh yakın arkadaşım. Çok eskilerden.
Mükemmel tabla çalar. Anokha'da beraber çok şey başardığımızı düşünüyorum. Onunla, Asyalı bir dolu gence ilham verdik sanırım.
Peki Talvin Singh, Mercury ödülü aldıktan sonra davranışları değişti mi sence?
Değişim sürekli bir durumdur. Her an her şey, hepimiz değişiyoruz. O da değişmiştir!
Anokha nasıl bir deneyim oldu sizin için?
Anokha kendi türünde tek olan bir şeydi. Gerçek bir kulüp. Yeni müzik orada itelendi
İngiltere'de. Fazla bilinmeyen, underground parçalardı kulüpte duyulan. Birçok insanın fikri Anokha'da değişti. 700 kişilik bir yer Anokha. Ve biz pazartesi geceleri bile doluyduk. Kapıda kuyruklar oluyordu.
Massive Attack için yaptığın remix bizce süperdi, bu projenin hikâyesi nasıldı?
Çok ilginç aslında. Onlar beni Nusrat Fateh Ali Kahn için yaptığım remix'le beğenmişler. Ve bir işte benimle muhakkak çalışmak istiyorlarmış. Daddy G aradı beni. 'Inertia Creeps' remix'ini yapmanı istiyoruz dedi.
O Bristol'de yaşıyor ve Londra'ya gelip gidiyormuş. Buluştuk ve konuştuk. Parçanın ritmini nasıl yaptıklarını sordum. Darbukayı yani. Türkiye'den dedi. Remix ise benim için idealmiş. Sonunda üç günde o remix'i yaptım.