Bir tek kılıç-kalkan olmaz

Ercüment Vural Önder Focan Project'in ilk albümü 'Kırmızıya Çalıyor/Like Red' için basın bülteninde 'Latin, funk ve biraz da swing civarında dolaşan...' ve 'Aydınlık melodiler ve rahatlatıcı ritimlerle huzur veren' diye yazılmış. Bu sözlerin altına biz de imzamızı
atarız.
Haber: TÜMAY YAZICI / Arşivi

İSTANBUL - Ercüment Vural Önder Focan Project'in ilk albümü 'Kırmızıya Çalıyor/Like Red' için basın bülteninde 'Latin, funk ve biraz da swing civarında dolaşan...' ve 'Aydınlık melodiler ve rahatlatıcı ritimlerle huzur veren' diye yazılmış. Bu sözlerin altına biz de imzamızı
atarız. Ancak albümün isim parçası 'Kırmızıya Çalıyor/Like Red', daha doğrusu bu parçanın isminin hikâyesi için yazılanlar... Nasıl desek? Biraz tuhaf: 'Albüm ismini bir Akrep burcu olan Ercüment Vural'ın, zaman içinde kırmızı yönlerinden arınıp hayata karşı kırmızıya çalan bir duruş edindiğini anlatan...'
Vural'a basın bülteninde yazılanları hatırlattıktan sonra bu zaman
içinde arındığı kırmızı yönlerle hayata karşı edindiği kırmızıya çalan duruş da neyin nesi diye sorduk. Duyunca Vural da en az bizim kadar şaşırdı. Biraz da aklı karışmış bir halde Aura Müzik'ten Orhan Yolsal'a dönüp "Sen mi yazdın onları?" diye sordu. Sonra açıklamaya çalıştı çalışmasına, ancak anladıysak Arap olalım! Vural, Akrep burcu için kırmızının anlamını bilenlerin bunu anlayacağını söyledi. Bilenler de bilmeyenlere anlatıversin artık.
Önder Focan ve Ercüment Vural, 80'li yılların ortasından beri arkadaşlar. Hangi yıl tanıştıklarını hatırlamıyorlar ama: "Bir şekilde tanıştık. Ama hangi yıl olduğunu, nasıl tanıştığımızı ikimiz de hatırlamıyoruz" diyor Vural. Son iki yıldır Nardis Jazz Club'da birlikte çalıyorlar. "Ondan önce hiç birlikte çalmamıştık. Ama Nardis Jazz Club'da olsun, İstanbul dışında olsun birlikte epey konser verdik. Parçalarımız oturdu," diyor Focan ve Vural ekliyor: "Grubu kurup 'Ne çalalım?' diye sorduğumuzda 'Standart parçaları çalmaktansa kendi bestelerimizi icra edelim' dedik." Focan'ın deyişiyle 'belli bir sound ve renk ortaya çıktığını fark edince' de bu birlikteliği bir albüme dönüştürme kararı almışlar.
Kendi gibi çalıyor
Vural'a göre Focan'la birlikte çalışmanın, çalmanın ayrıcalığı, en keyif verici yanı Focan'ın 'kendi gibi' çalması: "Birileri gibi çalmak, bir yerde onları taklit etmek demek. Hepimiz zamanında birilerinden esinlenip onlar gibi çalmaya çalıştık. Ancak bir yerden sonra kendi yolunu bulmak çok önemli. Önder tamamen kendi gibi çalıyor. Kendine has bir tarzı var. Ayrıca arkadaşlık ve aynı frekansı tutturmak da çok önemli. Birlikte hiç kasmadan çalıyoruz. Bunu, albümü dinleyenler de hissedecektir." Focan, "Ercüment'in söyledikleri benim için de geçerli. Buna ek olarak ben, onun piyanodaki müzikal fikirlerini ve vokalini çok seviyorum. Bu albümde az vokal yaptı. Ama sonraki projelerde daha çok vokal yapacak," diyerek ikili projelerinin devamının geleceğini müjdeliyor. Hazır 'Kırmızıya Çalıyor/Like Red' vesilesiyle bir araya gelmişken Vural ve Focan'a, Türkiye'deki caz ortamı üzerine birkaç soru yönelttik.
Aşkın Arsunan, Roll dergisine verdiği söyleşide "Sizce tüm dünyada caz artık çaptan düştü mü? Artık bir devir kapandı mı?" sorusuna bütün dünyada sanat adına yapılan çalışmaların önemini kaybettiğini söyledikten sonra "Bu dönemde caz müzisyeni olmak şanssızlık biraz. Özellikle Türkiye'de" yanıtı vermiş. Sizin bu konu hakkındaki görüşleriniz neler?
Focan: Türkiye'deki caz ortamında Nardis'in bir fonksiyonu var. Ama bir-iki projede yer alan müzisyene hayatını idame ettirebilmesi için yalnızca Nardis'te çalması yetmez. Sadece İstanbul'da değil, Ankara ve İzmir'de de birden fazla kulübün olması lazım. Hızlı tüketim modası var. Ancak buna karşılık bir İtalyan mutfağı hâlâ ayaktadır.
Sonra, ben yurtdışındaki bir festivale konser vermek üzere davet
ediliyorum. Ancak yurtdışına çıkarken 70 milyon lira ödemem gerekiyor. Hakarete uğramış gibi hissediyorum. Devlet, Kültür Bakanlığı bunu halledebilir.
Bir de Avrupa Birliği nedeniyle kültürel tanıtıma önem verilecektir. Ama bu da yalnızca kılıç-kalkan ve folklor ile sınırlandırılmamalı. Hatta bu tek taraflı bakış açısının zararını görüyoruz. Türk gibi olman isteniyor hep. Döner sat, bağlama çal. Mesela Almanya'da durum böyle. Türk gibi çalmayacaksan çalma, diyorlar.
Sonuçta geleneksel olanla aramızdaki bağları koparalım demiyorum. Aksine onun zenginliğinden yararlanıp çağdaş kültürdeki yerimizi alalım.
Düzenlenen caz festivalleri hakkında neler diyeceksiniz?
Focan: Festivalleri düzenleyenler memnunsa benim söyleyecek sözüm yok. Hepsi için emek veriliyor; belli bir hedef kitlesi belirlenip ona göre program hazırlanıyor.
Akbank Caz Festivali herhalde bu konuda Türkiye'nin medar-ı iftiharı.
Focan: Kesinlikle. Akbank Caz süper bir festival. Uluslararası İstanbul Caz Festivali ne yazık ki pop müziğe daha çok ağırlık veriyor. İki-üç caz müzisyeni geliyorsa geliyor. Rock festivallerinde caz müzisyenlerini görüyor musunuz? Madem ismi caz... İsminin böyle kullanılması bizi rahatsız eder. Ama bunu dile getirince herkes rahatsız olur nedense.
Vural: Türkiye'de düzenlenen caz festivallerinde bir de şu noksan: Türk caz müzisyenlerinin bu festivallere ücret ödemeden girebilmeleri lazım. Kokteyl vb. etkinliklere katılıp hem birbirleriyle hem de gelen yabancı müzisyenlerle tanışmalarına olanak sağlanmalı. Sonuçta 70 milyon nüfusa sahip Türkiye'de toplasanız 100-150 kadar caz müzisyeni var.
Peki caz müzisyenlerinin DJ'lerle giriştikleri ortaklıklara ne diyorsunuz?
Focan: Sıcak bakıyorum. Hepsi iyi olmayabilir. Ancak her geçmişe sıkı sıkıya bağlanarak yapılan çalışma da iyi olacak diye bir şey yok. Sonuçta caz dipsiz bir kuyu. Her gün yeni bir şey keşfedebiliyorsunuz. Yorucu ve bunlarla uğraşmaktan zamanın müziğini, sound'unu ve ifade şeklini ıskalayabiliyorsunuz. Genel anlamda caz müzisyenlerinin durumu bu. Müzisyenlerin müziği gibi oluyor o zaman da. Dinleyici müzisyen gibi düşünülüyor.
Vural: 'Kırmızıya Çalıyor/Like Red'in en büyük özelliği de bu zaten bana kalırsa. Dinleyenin bir şeyler bulması gerekiyor ki onu sevebilsinler. Bizim müziğimizde de bu var: Sadece caz dinleyenlerin değil, dinlemeyenlerin de bir şeyler bulabileceği bir albüm.
Kırmızıya Çalıyor/Like Red/Ercüment Vural-Önder Focan Project/Aura Müzik