'Birlikte' olmaya övgü

'Birlikte' olmaya övgü
'Birlikte' olmaya övgü

Filiz Ural ın 14 Kasım da açılacak ilk kişisel sergisi 30 Aralık a kadar Doku Sanat Galerisi nde.

Filiz Ural'ın sergisi, ayçiçekleri, gelincikleri, birlikte eğlenen cazcıları ve tangocuları ile farklı bir dünyaya davet ediyor
Haber: MÜGE AKGÜN - muge.akgun@radikal.com.tr / Arşivi

Uzun yıllar mimarlık yapan, konut, ofis projeleri çizen Filiz Ural erken emeklilik sonrası en büyük tutkusu olan resim yapmayı ikinci mesleğine dönüştürmüş. Önce ressam ve sanat tarihçisi Zuhal Köseler’in yorumcular atölyesine katılmış. Sonra sırasıyla Gökhan Anlağan, Tanju Demirci ve Bahar Kocaman’ın atölyelerinde çalışmalarını sürdürmüş, karma sergilerde yer almış.
Ural, ‘ Caz İnsanları’ konulu çalışmalarını ilk kez haziran ayında Afyon Caz Festivali sırasında sergilemişti. Sanatçının yıllar boyu hayalini kurduğu ilk kişisel sergisi ise 18 yıl sonra gerçekleşti. 

Son dönem resimleri
Filiz Ural’ı, İstanbul’a geldiği 37 yıl öncesinden günümüze insan ilişkilerindeki kopukluk her zaman çok rahatsız etmiş. Resim yaparken kendini başka bir boyuta geçmiş gibi hisseden Ural yıllar içinde doğadan insanlara aralarında bir duygu bütünlüğü olduğunu düşündüğü konulara yönelmiş farkında olmadan. Onun resimlerinde doğada tek başına bir canlı görmek neredeyse imkânsız.
Filiz Ural’ın sergisinde çoğunlukla 2008- 2010 arasında yaptığı resimler yer alıyor. İlk dönemlerine ait birkaç resimde desenden renklere 18 yıl içinde geçirdiği aşamaları, kıvraklaşıp yumuşayan dilini gözler önüne seriyor.
“Filiz’in resimlerinin gelişim süreçlerine baktığımızda; beş yıl önceki çalışmalarıyla bugünkü resimleri arasında bir kıyaslama yaparsak, oldukça belirgin bir kalite farklılığına ulaştığını görebiliriz. Çünkü artık her materyal Filiz’in elinde ister teknik, ister estetik bağlamda olsun, plastik dil bütünlüğünü korumaktadır” diyor Cihat Aral son derece yalın ve anlaşılır bir dille kaleme aldığı katalog yazısında. 

Farklı bir dünya turu
Yine Aral’ın söylediği gibi Filiz Ural mimarlığının kazandırdığı kendi gerçekliğinin farkında olarak resmini yapıyor. Tuvalinin içinde yer alan gizli kompozisyonları, izleyiciye hissettirmeden yüzeyde yer alan nesnelere, figürlere espas içinde soyut bir boyut kazandırarak yer veriyor...
Ural’ın sarmaş dolaş ayçiçekleri, gelincikleri, dayanışma içindeki çakırdikenleri ve birlikte eğlenen cazcıları, tangocuları 14 Kasım’a dek Doku Sanat Galerisi’nde. Sergi 30 Aralık’a kadar ise Ankara Doku Sanat Galerisi’ne konuk olacak. En büyük sosyal paylaşımın bilgisayar üzerinden olduğu bir dünyada hızla ilerlerken, farklı bir dünyada gezinmek isteyenler kaçırmasın derim...


    ETİKETLER:

    Dünya

    ,

    Ankara

    ,

    caz

    ,

    sanat