Borusan, Fazıl Say ve yıldız solistler

Borusan, Fazıl Say ve yıldız solistler
Borusan, Fazıl Say ve yıldız solistler

Fazıl Say, Borusan Filarmoni yle Salzburg Festivali nin açılışını yapmıştı.

Aralıkta Fazıl Say'ın 'Nirvana Yanıyor' ve 'İstanbul Senfonisi' adlı eserlerinin Türkiye prömiyerini gerçekleştirecek Borusan Filarmoni, yeni sezonda Markus Schirmer, Joseph Calleja, Celine Bryne gibi yıldız isimleri ağırlayacak
Haber: SERHAN BALİ / Arşivi

İSTANBUL - Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası (BİFO) yeni sezon programını dün Borusan Müzik Evi’nde düzenlediği basın toplantısıyla kamuoyuna resmen duyurdu. 10 yılı ardında bırakan BİFO, İstanbul’un en önemli özel senfonik topluluğu olmasının yanısıra son yıllarda yaptığı müthiş ataklarla ‘yurtdışında en fazla satışa ulaşan CD kaydına sahip Türk senfoni orkestrası’ ve ‘Salzburg Festivali’nin açılış kutlamalarında çalan ilk Türk senfoni orkestrası’ gibi yeni payelerin de sahibi.
BİFO’nun programında ilk dikkati çeken noktalardan biri, konserlerin önceki yıllarda olduğu gibi, her ayın ortalarına denk düşen ve birbirini takip eden iki güne sıkıştırılmaması. Gelenek bu sezon yalnızca Ekim, Şubat ve Mayıs konserlerinde uygulanmış. Diğer konserlerin sezona daha serbest bir anlayışla serpiştirildiğini görüyoruz. 13-14 Ekim’deki açılış konserlerinde Sascha Goetzel yönetiminde 3 senfonik eser çalınacak ki bu, konçertosever Türk izleyenlerin genellikle hazzettiği bir konser düzeneği değildir ama orkestralarını özleyen BİFO takipçileri bu noktaya pek takılmayacaklardır. Bir sonraki ayın tek konseri olan, Gürer Aykal’ın şefliğindeki 25 Kasım akşamının solisti olan piyanist Emre Elivar’ın Chopin 2. Konçerto yorumu, ‘kaçırılmayacak cinsten’ olmaya aday. 

Leyla Gencer anısına
BİFO Aralıkta düzenlenecek üç konserlik ‘Fazıl Say Festivali’nde sanatçımıza, ‘Haremde 1001 Gece’ adlı Keman Konçertosu, Salzburg Festivali’nde dünya prömiyeri yapılan ‘Nirvana Yanıyor’ ve ‘İstanbul Senfonisi’ adlı, üçü de Fazıl Say’ın imzasını taşıyan eserlerde eşlik edecek. Son iki eser Türkiye ’de ilk kez çalınacak. 
Artık gelenekselleşen ‘Leyla Gencer anısına’ konserinde, 13 Ocak akşamı Sascha Goetzel yönetimindeki orkestra, önceki yıllarda Gencer’in adını taşıyan yarışmaya katılmış 3 başarılı genç Türk soliste eşlik edecek. Yarışmanın bu yılki üçüncüsü soprano Pervin Çakar bu konser sayesinde, La Scala’ya kadar çıkan sesini Türk müzikseverlere ulaştırmış olacak. Lütfi Kırdar 20 Ocak’ta BİFO’nun bu yılki sürprizlerinden birine ev sahipliği yapacak. 8 yaş ve üzeri çocuklar için kurgulanan bu 1 saatlik arasız özel konserde oyuncu Memet Ali Alabora, Prokofyev’in ‘Peter ve Kurt’ adlı klasiğinde, ‘anlatıcı’ olarak sahneye çıkacak.
23-24 Şubat, geçtiğimiz yüzyılın, daha çok lied’leriyle tanınan ama geniş kitlelere mal olamamış Avusturyalı bestecisi Joseph Marx’ın İtalya esintili 2. Piyano Konçertosu’nu tanımak için güzel bir fırsat. Solist, günümüzün seçkin piyanistlerinden Markus Schirmer. Konserin ikinci eseri R.Strauss’un ordu büyüklüğünde bir orkestra gerektiren muazzam senfonik eseri ‘Alp Senfonisi’.

Kaliteli soprano Bryne
3 Mart akşamı, sezonun belki de en önemli konserine şahitlik edeceğiz. Bas Burak Bilgili’nin de solistleri arasında yer alacağı Verdi’nin ‘Requiem’i kesinlikle kaçırılmayacak cinsten bir konser deneyimi çünkü her şeyden önce eserin kendisi, dinselliği ve - Verdi’den beklenebilecek - teatralliği bir araya getiren yapısıyla, başka hiçbir şeye benzemiyor. Mart ayının öbür koral eseri de bizden; Saygun’un ‘Eski Üslupta Kantat’ı ve Bruckner’in 7. Senfoni’siyle bu konser de sezonun akide şekerlerinden biri. 14 Nisan konseri, opera sahnesinin yıldız tenorlarından Maltalı Joseph Calleja ve İrlandalı kaliteli soprano Celine Bryne’ün söyleyecekleri arya ve düetlerle, birinci sınıf bir ‘bahar konseri’ olacağa benziyor.
11-12 Mayıs konserleri, içeriği itibariyle, ‘senfonik repertuvarı kitlelere sevdirme’ türünden bir maksat taşıyor gibi gözüküyor. ‘Highlights’ mantığıyla hazırlanan konserde, solist Hüseyin Sermet’in - çok sağlam olacağı aşikâr - Brahms 2. Konçerto yorumunun ardından ikinci yarıda orkestradan üç favori senfoninin son bölümünü dinleyeceğiz. 
BİFO’nun, bünyesindeki solist nitelikler taşıyan grup liderlerine bu sezon kendilerini sıkça gösterme fırsatı verdiği de görülüyor. 21 Mart’ta Borusan Dörtlüsü (Mozart), 18 Nisan’da Çağ Erçağ (Haydn), 28 Nisan’da Pelin Halkacı Akın (Çaykovski) ve son konser olan 23 Mayıs’ta Bülent Evcil (Mozart) BİFO’nun bu yıl ‘aile içinden’ seçtiği solistleri.      
Gelecek yıl, sırasıyla 200. doğum ve 100. ölüm yıldönümlerinde anacağımız Liszt ve Mahler’e BİFO’nun 2010-2011 sezonu programında pek yüz vermediği görülüyor. 1811 Ekim’inde doğduğu için Liszt gelecek sezonun da teması olabilir diyelim (Yine de bu sezonda 1-2 Liszt eserine yer verilebilirdi) ama 1911 Mayıs’ında ölen Mahler için dünyanın tüm senfoni orkestraları özel programlar yapacakken BİFO’nun ‘2010 Mahler Yılı’nda yalnızca bestecinin 5. Senfoni’sinin son bölümüyle yetinmesinin, bu satırların yazarının da aralarında olduğu Mahler hayranlarında burukluk yaratması kaçınılmaz. Üstelik BİFO’nun, bizlere geçen sezon Sascha Goetzel yönetiminde muhteşem bir Mahler 6. Senfoni dinletmesinin üzerinden çok geçmeden, bestecinin 2, 3 veya 9 numaralı anıtsal senfonilerinden birini bu sezon programına alarak ‘Türkiye’nin Mahler orkestrası’ konumunu pekiştirmesini beklerdik.  
BİFO’nun olağan sezon programını uygulamanın yanı sıra ikinci CD kaydına da imza atması ve dünyanın önemli salonlarına davet edilmesi, yeni sezonda en büyük dileğimiz.