Borusan Filarmoni Salzburg'da 'nirvana'ya erdi

Borusan Filarmoni Salzburg'da 'nirvana'ya erdi
Borusan Filarmoni Salzburg'da 'nirvana'ya erdi

Borusan Filarmoni yle Fazıl Say arasındaki uyum mükemmeldi. Fotoğraf: Evrim Aydın / aa

Salzburg Festivali'ni açan Borusan Filarmoni, A sınıfı orkestra yolunda dev adım attı. Mozart'ın şehrindeki coşkulu alkışlar bunun kanıtıydı. Prömiyeri yapılan 'Nirvana Yanıyor' da Fazıl Say'ın en olgun eseri
Haber: KEMAL KÜÇÜK / Arşivi

SALZBURG - Bir gün önce sıcaktan kavrulan Salzburg’a yağmurla birlikte inen Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası’nın çok genç üyelerinin hepsi biraz gergin, biraz heyecanlı... Klasik müzik dünyamız için önemli bir adımın yükü omuzlarında! Kolay değil, Cumhuriyet tarihimizde ilk kez özel bir orkestra devlet desteği olmadan, Avrupa’nın en prestijli festivalinin açılış konserini verecek. Bir tek şefleri Sacha Goetzel rahat; O Salzburg’lu, görkemli Salzburger Schauspielhaus binasının 2300 kişilik salonda  defalarca açılış konseri izlemiş. Bu festivalde altı kez yer alan Fazıl Say da genç orkestraya çok güveniyor. Ancak o da ‘Nirvana Yanıyor’ adlı eserinin alacağı ilk tepkileri merak ediyor. Yorucu bir son provanın ertesinde, saat 11.00’de kayalara oyulmuş bir binanın, Aspendosvari bir sahne dekorunun önünde Borusan sahnede.
İlginç bir bakışmayı gözlemliyorum. Borusan’ın kurucusu Asım Kocabıyık, oğlu Ahmet Kocabıyık ve sahnede 96 kişilik bir senfoni orkestrası... Tozlu çamurlu Ankara’da 1924’te kurulan Musiki Muallim Mektebi ile müzik reformu başlatılırken, aynı yıllar Afyon’un Tarzlar Köyü’nde doğup 6 yaşında büyükşehre gelen Asım Kocabıyık’ın 70 yaşında kurdurduğu bir senfoni orkestrası birbirine bakıyor! Çoğu Anadolu kökenli, Ankara, İzmir, Eskişehir konservatuvarlarından yetişmiş solist nitelikli onca genç müzisyen, artık ‘tereciye tere satmak’; Mozart’ın şehrinde Mozart çalmak için davet edilmiş!
Konserin ilk eseri Ulvi Cemal Erkin’in ‘Köçekçe’sini Sacha Goetzel, Türk müziğinin örneği olarak seçmiş. Orkestralamanın parlak renklerini iyi ortaya çıkaran keskin, etkili bir yorum dinliyoruz. Klarnet soloları da çok iyi...
Ve Fazıl Say sahnede. ‘Nirvana Yanıyor’, bence Fazıl’ın günümüzün müziği açısından en olgun eseri. Birbirine bağlı iki bölümün ilkinde içimizdeki mutluluğun vardığı yer ele alınmış. Pastel tonlardaki huzurlu tuşelerle gezinerek başlayan eser tatlı rüyalara dalarken birden parlak trillerle çocuklu bir neşeye dönüşüyor. Ardından romantik dönemin coşukusallığı arka planda işleniyor. Özellikle orkestranın piyano ilişkisi romantik ve izlenimci etkilerle birbirini izliyor. Şiddetli bir ruhsal yolculuk yeniden huzura dönüşüyor ve bu noktada Fazıl, çok sevdiği piyano tellerine elle basılarak elde ettiği ud ya da saz benzeri kapalı ses efektleri ile ‘huzur’a bir son veriyor.
Buraya kadar belki de eski dünya değerlerinin üzerimizdeki ‘çatışmasız’ tevekkül dolu huzurunu dinliyoruz. Ve sonra birden ‘yanıyor’ Nirvana. Günümüzün Nörotik insanına dönüyoruz Kontr Fagot’un piyanoyla birlikte söylediği kısa bir önsüzden sonra, Davul’un ardından piyanonun sert, hırçın akorları, bakır nefeslilerin sinirli, ürpertici girişi, yaklaşan çılgınlığı haber veriyor. Tüm orkestranın birlikte sunduğu sert motif gerilimi giderek arttırıyor.

Çok içten ‘yeni müzik’ örneği
Marimba, Xsilofon’un kullanımı ile giderek doruğa yükselen bu eğilim, cazda kullanılan senkoposyon ile 7/8’lik bir Türk ritminin birleştiği sert piyano akorları ile yükseliyor. Tam bir iç çatışma ve gerçeklikten kopuş!.. Önce kemanın ıslıklı sesleri ile gelen bu ‘kopuş’ gong’un müthiş bir noktalaması ile ardından gelenalarm sesleri ‘yaşamı da sonlandırıyor’. Kemanlar ile hava saldırılarında kullanılan şehir alarmının bu derece güzel ve gerçekçi bir taklidi sanırım ilk kez yazılıyor.
Sonuç olarak günüzde avangard bestecilerle dinleyici arasında kopan dil ilişkisini yeniden sağlayabilen, müzikteki duygu düşünce ilişkisini bozan günümüz bestecilerinin aksine bu ilişkiyi dirilten, çok içten bir ‘yeni müzik’ örneğiyle karşı karşıyayız. Orkestra da böylesine nüans zengini esere çok iyi bir dinamik kazandırmayı başarıyor...
Mozart’ın 12. Piyano Konçertosu’nda ise orkestra, Fazıl’la birinci sınıf bir eşleşme yaşıyor. İkinci bölümdeki duygusallığı Fazıl mükemmel yansıttı. Mozart’ın hemşerilerinin coşkun alkışları da kalitenin belgesiydi.
Borusan Filarmoni, A sınıfı orkestra olma yolunda büyük bir adım attı.