Borusan Quartet: Biz dahil hiç kimse buralara geleceğimizi düşünmemişti

Borusan Quartet: Biz dahil hiç kimse buralara geleceğimizi düşünmemişti
Borusan Quartet: Biz dahil hiç kimse buralara geleceğimizi düşünmemişti
Birinci kemanda Esen Kıvrak, viyolonselde Çağ Erçağ, ikinci kemanda Olgu Kızılay ve viyolada Efdal Altun'dan oluşan Türkiye'nin en eğlenceli klasik müzik dörtlüsü Borusan Quartet ve piyano virtüözü Gökhan Aybulus, 2 Kasım'daki ENKA konseri öncesi Radikal'e konuştu:

Müzik dünyasında 10. yılınızı kutluyorsunuz. 10 yılı bize nasıl özetlersiniz?
Esen Kıvrak: Başladığımız an ve şimdiyi kıyasladığımda ortada ciddi bir fark görüyorum. 10 sene önce Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası’ndaki görevimiz bizim asıl işimizdi, fırsat buldukça buluşur oda müziği yapar, quartet repertuarını araştırırdık. Şimdi ise odaklandığımız tek nokta oda müziği, quartet.. İlk beş senemizi pişme süreci olarak düşünebiliriz. Son beş senemiz ise devam eden gelişimimiz ile beraber artık daha tecrübelendiğimiz, sorunları daha kısa sürede çözüp daha fazla keyif alıp daha fazla keyif verdiğimiz bir dönem oldu. Sanırım ilk günlerde biz dahil kimse bu noktalara geleceğimizi düşünmemişti. Daha da çok yolumuz var tabii ki ama bunun için hepimiz çok motiveyiz, mutluyuz..

10 yıl boyunca bir arada kalabilmenin sırrı ne sizce?
Çağ Erçağ: Sanırım 4 ayrı karakterimizin olması! Yani şunu demek istiyorum; hayata bakış açısı, yaşayış tarzı ve enerjisi farklı dört müzisyen. Düşünsenize aynı karaktere sahip olsak bunu okumanız bile sıkıcı gelmiyor mu kulağınıza... Birbirimize karşı saygı duymamız, önemli karar alınması gerektiğinde bu 4 karakterin olaylara bakışındaki farklılıklara rağmen ortak noktada buluşabilmesi yani gerçek bir demokrasi bilinciyle hareket etmek. Ama esas en önemli noktamız bence hepimiz müziğin elçileriyiz ve bu yolda ilerlerken ülkemiz için önemli olduğumuzu biliyor ve işimizi seviyoruz.

Türkiye’de oda müziği yapmak sizler için ne ifade ediyor?
Çağ Erçağ: Evet Türkiye’de oda müziği yapmak zordur. Bizim ülkemizde insanlar genelde müzikte söz duymak ister, oysa ki oda müziğinde şarkılar genellikle sözsüzdür ama kalıcıdır çünkü çok seslidir, farklıdır. Örneğin yöresel herhangi bir türkümüzü ele alalım: Quartet için doğru bir aranjmanla çaldığınızda, aslında söze gerek duymadan da, insanların taktirini ve beğenisini kazanabilirsiniz. Siz bu topluma eğer kaliteli ve doğru olduğuna emin olduğunuz şeyi sunarsanız, bizim insanımız da bunu alır, benimser ve bağrına basar. Biz bunu Borusan Quartet olarak başardık ve halen bu uğurda çalışmalarımıza devam etmekteyiz. Geçmiş yıllara baktığımızda bunun örneklerini görmek mümkündü fakat desteklenmediği için uzun soluklu maalesef olamadılar. Bizim en büyük desteğimiz bildiğiniz gibi Borusan ailesidir. Onlara sonsuz teşekkürü bir borç biliriz.

Yaptığınız müziği siz nasıl tanımlıyorsunuz?
Olgu Kızılay: Quartet formu ile müziği en saf ve bir o kadar derin olarak dinleyicilere aktarabiliyorsunuz. Kendi çalgınızla özgürleşirken, dört çalgının birbirleriyle uyumu için beraber nefes alıyorsunuz. Duyguların rahatça ifade edildiği, enerjisi yüksek bir müzik bizimkisi..

10 yıllık süreçte dinleyici profilinizde nasıl bir değişim, dönüşüm gözlemlediniz?
Esen Kıvrak: Borusan Quartet’in en büyük amaçlarından biri klasik müziğin yayılmasına hizmet etmektir. Klasik müziğin zaten kemikleşmiş bir seyircisi vardır. Son yıllarda ise bu seyircilere yeni yüzlerin eklendiğini keyifle gözlemliyoruz. Son konserimizde salonun ciddi bir kesimi genç dinleyicilerimizden oluşmaktaydı. Konserden sonra kulisimize gelen çok olur, heyecan ve mutluluklarını görmek bizim için en büyük ödüllerden...

2 Kasım’da 27. ENKA Kültür Sanat Müzik Buluşmaları kapsamında piyano virtüözü Gökhan Aybulus ile birlikte konser vereceksiniz. Biraz bu konserden bahsedebilir misiniz?
Efdal Altun: Gökhan Aybulus ile geçtiğimiz yıl içinde Süreyya Operası’nda bir konser gerçekleştirmiştik. O konserden sonra müzikal işbirliğimizin devamı için fikir birliğine vardık. ENKA Kültür Sanat konseri bu birlikteliğin devamı için çok özel bir seçim oldu. Programda Türk Beşleri’nden Ulvi Cemal Erkin’in zevkle seslendirdiğimiz piyanolu beşlisi ve dinlemek kadar çalmanın da müthiş heyecan verdiği Rus besteci Şostakoviç’in piyanolu beşlisini seslendireceğiz. Her iki eser de ait oldukları ülkeleri ve dönemin ruhunu en etkileyici şekilde yansıtan eserler. Gökhan’la yine unutmayacağımız bir müzikal deneyim yaşayacağımıza inanıyoruz.

Yakın gelecekte yeni projeleriniz var? Biraz bahsedebilir misiniz?
Efdal Altun: Yakın zamanda bizi en çok heyecanlandıran projelerden biri Kasım ayı gibi çıkacak olan yeni albüm çalışmamız. Bu albümde Mozart ve Verdi’nin dörtlülerini kaydettik. Bu sezon yine Süreyya Operası’nda özel konserlerimiz olacak. Ferhan & Ferzan Önder kardeşlerle bir konserimiz olacak ve bu konserde iki Amerikalı bestecinin Borusan Quartet için yazacağı eserlerin dünya prömiyeri gerçekleşecek. Cana Gürman ile yapacağımız konserde repertuvar olarak çok romantik bir program seçtik. Ayrıca tango severleri bir sürpriz bekliyor, Piazzola Mevsimler isimli eserinin quartet için düzenlemiş şeklini çalacağız. Aynı konserin ikinci yarısında ise Viyana Müzik Akademisi kompozisyon bölüm başkanı Ertuğrul Sevsay’ın tango orkestrası ile bir araya gelerek unutulmaz bir tango akşamı yaşatacağımıza inanıyoruz. Bunların dışında yurtiçi ve yurtdışı turnelerimiz olacak. İlgilenenler tüm etkinlikleri, Borusan Quartet Facebook grubundan takip edebilirler.

'Batı Yakasının Hikâyesi'ne adanmış festival

GÖKHAN AYBALAS: BORUSAN QUARTET’LA ÇALIŞMAK LÜKS BİR ARABAYLA SEYAHAT ETMEK GİBİ

Şu sıralar ne gibi projeler üzerinde çalışıyorsunuz?
Gökhan Aybulus: Şu sıralar daha çok oda müziği ve orkestra ile konser projeleri var. Sezonun diğer yarısında (2016 itibarı ile) oda müziği ve orkestralı konserler dışında solo konser projeleri de mevcut.

Borusan Quartet ile daha önce de birlikte konser vermiştiniz. Bu kez ENKA Sahnesi’nde tekrar birlikte çalacaksınız. Bizleri nasıl bir konser bekliyor?
Gökhan Aybulus: ENKA konserinde, sizleri çok enteresan ve zengin bir program bekliyor. İlk yarıda çalacağımız eser ünlü Rus besteci Dmitri Şostakoviç’in en önemli eserlerinden biri olan Piyanolu Beşli. Bu eser tam anlamıyla bir başyapıt. İkinci yarıda ise ülkemizin en önemli bestecilerinden biri olan Ulvi Cemal Erkin’in Piyanolu Beşli’si yer alıyor. Dinlemesi kolay, zevkli ve efektif bir müzik. Ayrıca ikinci yarıda Borusan Quartet’in bir sürprizi olabilir.

Borusan Quartet ile birlikte çalmayı en çok sevdiğiniz eserler neler?
Gökhan Aybulus: Bu topluluk o kadar kaliteli ve profesyonel müzisyenlerden oluşuyor ki onlarla ne çalarsanız çalın inanılmaz keyif alıyorsunuz. Borusan Quartet’le beraber çalmak bence çok lüks bir arabayla seyahat etmek gibi bir şey. Uzun provalara ihtiyaç olmuyor bile, her şey net ve kesin. Dolayısıyla onlarla çaldığım bütün eserleri severek çalıyorum.

Önümüzdeki döneme dair sizin yeni projeleriniz neler?
Gökhan Aybulus: Nemeth Kuartet ve Kamerata Ankara ile İzmir ve İstanbul’da konserler vereceğiz. Bunun yanında İzmir Devlet Senfoni Orkestrası, Antalya Devlet Senfoni Orkestrası ve Bişkek Filarmoni Orkestrası ile konserlerim var. Antalya Senfoni ile olan konserde Natalia Gutman ve Alexander Kagan ile Beethoven’in Üçlü Konçsertosu’nu seslendireceğiz. Bunların yanında oda müziği ve solo konserlerim devam edecek. Ayrıca Nisan ayında Ankara’da çok değerli piyanist dostlarım Kandemir Basmacıoğlu ve Özgür Ünaldı ile birlikte 6 el piyano resitali gerçekleştireceğiz. Bunlar planlanan konserler, bunların yanında son anda ortaya çıkan projeler de olabiliyor.

Borusan Quartet ve piyano virtüözü Gökhan Aybulus, 27. ENKA Kültür Sanat Müzik Buluşmaları kapsamında 2 Kasım Pazartesi saat 20.30’da ENKA İbrahim Betil Oditoryumu’nda.
facebook.com/enkakultur
twitter.com/enkakultur