Boşlukta asılı porselen bedenler

Heykeltıraş Serdar Tekebaşoğlu, eserlerinde tema olarak 'beden dilini' kullanıyor. Ancak kendisi ne olursa olsun sergisini bir kefeye koymaktan çekiniyor:
Haber: MÜJDE YAZICI / Arşivi

İSTANBUL - Heykeltıraş Serdar Tekebaşoğlu, eserlerinde tema olarak 'beden dilini' kullanıyor. Ancak kendisi ne olursa olsun sergisini bir kefeye koymaktan çekiniyor: "Buradaki eserler sadece yaşamla ilgili. Yaşama olan katılımla üretiyorum ve izleyiciyle paylaşımı artırmak için tek bir cümleyle dahi tanımlamaktan kaçınıyorum."
Genç heykeltıraş eserlerinde malzeme olarak çoğunlukla porselen kullanıyor. Ama porselen sadece bir araç. Tekebaşoğlu porselenin, boşlukta asılı gibi duran kadın ve erkek bedenlerine en uygun 'iskelet' olduğu görüşünde: "İç ve dış boşlukları beraber görebiliyorsunuz. Varlar, yoklar, katmanlar, katmansızlıklar, boşalmalar, yaşamın insana getirdiği simgeler, yaşanmışlıklar ve onun sende katman oluşturması. Bunların hepsini anımsatabilir." Anadolu Üniversitesi Heykel Bölümü'nden mezun olan ve yüksek lisans eğitimini aynı yerde tamamlayan Tekebaşoğlu, üç boyuta önyargılı yaklaşıldığını savunuyor. "Dini, örf veya âdet olarak da heykele çok alışık değiliz" diyen Tekebaşoğlu, porselenin bir süs gibi algılanmasına da karşı.
Serdar Tekebaşoğlu'nun tek amacı, insanların düş yaşamlarını zorlamak ve izleyicinin hayal dünyalarıyla eserlere katılmaları. Beden dilini kullanma sebebi de bu: "İfade, beden dilini öldürür. Önce yüz dikkati çeker. Onun için, beden dili öne çıksın diye yüz kullanmıyorum."
Anlatmak ve yapmak istediği daha çok şeyi olduğunu belirten Tekebaşoğlu, psikolojisi uygun oldukça, yaşama katılma zenginliği arttıkça heykele devam etmeyi planlıyor. Tekebaşoğlu'na göre 'sorun', insanın hayata ne kadar katılabildiği. "Kendinden çok şey katıyorsun ve insan psikolojisinde her şey olabilir. Heykel insanın zenginliğir!" Serdar Tekebaşoğlu'nun heykel sergisi 30 Aralık'a kadar Evin Sanat Galerisi'nde. Tel: 0212 265 81 58