Bridget Jones olmak!

"Bu sene hayatımın kontrolünü kendi ellerimin arasına alacağım, kararlar vereceğim ve onları uygulayacağım.

LOS ANGELES - "Bu sene hayatımın kontrolünü kendi ellerimin arasına alacağım, kararlar vereceğim ve onları uygulayacağım. Karar bir; yılın her başarısını kaydetmek ve her şeyin boka batmasını engellemek için bu günlüğü tutacağım..."
'Bridget Jones'un Günlüğü'ne hoş geldiniz. Helen Fielding'in dünya çapında bir 'best seller' olan kitabı, hayali kahraman, 30'lu yaşlarında bekâr ve de 'istem dışı' yalnız köşe yazarı Bridget Jones'un, hayatının bütün detaylarını gözler önüne seriyor. Jones, yalnız yatağının başucunda duran bu günlükte, başarısız ilişkilerinden, ailevi problemlerine, kilo sorunlarına kadar içinden geçen her şeyi bir bir sayıp döküyor.
En önemlisi ise hayatını kontrol etmek, yanlış giden şeyler düzeltmek için verdiği mücadeleyi anlatıyor. Bridget Jones, beyazperdeye 'Nurse Betty' ile eleştirmenlerden tam not alan, nam-ı diğer, Jim Carrey'nin eski sevgili Renee Zellweger'in oyunculuğuyla yansıyor. Sharon Maguire'in yönettiği 'Bridget Jones'un Günlüğü', Colin Firth ve Hugh Grant'in de kadroya katılımıyla çağdaş bir komediye dönüşüyor.
Kültürel bir fenomen...
'Bridget Jones'un Günlüğü', 13 Nisan'da vizyona girdiğinde, kitabın başarısının getirdiği bir ilgiyle beraber seyircinin sinema salonlarına akın etmesine neden oldu. Bu hafta ABD 'box-office'inde Slyvester Stalone'un 'Driven'ına yerini kaptırana kadar bir numara kaldı. Filme, basının ilgisi de inanılmazdı. Kimi Zellweger'in rolün hakkını veremediğini iddia
ederken, kimileri ise 'kusursuz' olarak nitelendiriyordu filmi. Hemfikir olunan gerçek ise, Jones'un bunalımlar yaşayan bir karakterden öteye gidip, adeta bütün seyircilerin içinde hissedebileceği kültürel bir fenomene dönüştüğü.
London Evening Standard gazetesi Bridget Jones için; "O tam olarak kurgu bir karakter sayılmaz, çünkü çağının ruhunu temsil ediyor. Kendine has deyişleri, krizin eşiğindeki hayatı ve geleceğe dönük umutlarıyla -dakik ve zayıf olmak, gerçek sevgiyi bulmak gibi- bizden biri "
Yalnız yaşayan Bridget Jones, 32 yaşına bastığı gün hayatını değiştirmek için birtakım kararlar veriyor, "İyi, duygulu bir erkek arkadaş bulunacak, alkolikler, işkolikler, kararsızlar, megalomanlar, duygusal çöküntü yaşayanlar ve sapıklarla hiçbir duygusal ilişkiye girilmeyecek." Ve bu kararlarını ne kadar başarıyla uyguladığını görmek içinse, bir günlük tutmaya başlıyor.
Serüvenci ruhuyla, her konu hakkındaki görüşlerini bu beyaz sayfalarda toplanmaya başlıyor; aşktan cinselliğe, erkeklerden kilo sorunlarına kadar... Her yeni sayfayla hayatında yeni bir günün başlayacağını umuyor bir bakıma.
Bridget'ın kendini toplamak için verdiği bütün çabalar hayatına giren birbirinden çok farklı iki erkekle bir anda bir çıkmaza dönüşüyor. Daniel Cleaver (Hugh Grant) ve Mark Darcy (Colin Firth). Gerçek olamayacak kadar mükemmel Daniel ve mükemmel olabilecek kadar yanlış Mark... Tabii bütün bu kaosun ortasında çevresindeki insanların, özellikle de patronunun Bridget'in aklını kaçırdığını ve ciddi bir yardıma ihtiyacı olduğunu düşünmeye başlaması da cabası. Bütün bunların arasında ise Bridget bir anda kendini asla istemediği kadar yoğun bir ilginin ve kaosun ortasında buluyor.
Helen Fielding'in romanının ikinci bölümü şu sıralar yolda. Üstüne üstlük Oscar'lı oyuncu Gwyneth Paltrow da Renee Zellweger'e özenmiş olmalı ki, o da bir nevi bir Bridget Jones hikâyesini anlatan yeni proje için kolları sıvadı.
Paltrow'un hem yapımcılığını, hem de başrolünü üstleneceği 'Me Times Three' 80'lerde bir kadın gazetecinin hayatını anlatacak. 'Bridget Jones'un Günlüğü', önümüzdeki aylarda Türkiye'de de gösterime girecek. Bakalım, krizdeki Türkiye'nin, Bridget Jones'u hiç aratmayan biz bunalımlı insanları, bu karakteri ne kadar gerçekçi ya da ne kadar gülünç bulacağız...
Derleyen: Gül Altan


    ETİKETLER:

    ABD

    ,

    Türkiye

    ,

    Gwyneth Paltrow