Bu askerler korkuyor

Hollywood'un kahramanlık destanları sinema tarihinde büyük bir yer kaplar. Kalite ve içerik açısından çoğu birinci sınıf birer film olmasa da Amerikan askerlerinin...

LOS ANGELES - Hollywood'un kahramanlık destanları sinema tarihinde büyük bir yer kaplar. Kalite ve içerik açısından çoğu birinci sınıf birer film olmasa da Amerikan askerlerinin 'kötü adamları' öldürüp
'masumları' kahramanca kurtardığı bu filmlerin Amerikan halkı üzerinde yarattığı vatanseverlik duygusu hiç de küçümsenecek gibi değildir. Amerika'nın böyle filmlere ihtiyaç duyduğu şu günlerde usta yönetmen Ridley Scott, Amerikan askerlerini hayli farklı bir şekilde beyazperdeye taşıyan filmiyle gündemde. Scott'ın 11 Eylül saldırılarının ardından çekimlerine başladığı 'Black Hawk Down' dün ABD'de gösterime girdi. Yaşanmış bir olaya dayanan film, Altın Küre'ye de aday.
'Gladyatör'le bu yıl Oscar'ı kucaklayan Ridley Scott'ın, Amerikalı gazeteci Mark Bowden'ın aynı adlı romanından beyazperdeye uyarladığı 'Black Hawk Down', 3 Ekim 1993'te gerçekleşen bir 'savaşı' konu alıyor. Somali'nin başkenti Mogadişu'da yaşanan savaş, Vietnam'dan bu yana Amerikan askerlerinin giriştiği en kanlı mücadele, çünkü bir saat sürmesi planlanan bir operasyonken, 15 saatlik bir savaşa dönüştü.
Amerika'nın, çete lideri Muhammed Farrah Aidid'in iki danışmanını yakalamak üzere Mogadişu'ya Black Hawk helikopterleriyle gönderdiği 18 kişilik bölüğün katledilmesiyle başlayan mücadele, yaklaşık 500 Somalilinin ölmesiyle sonuçlanmıştı.
'Doğru zamanlama'
Josh Harnett, Ewan McGregor, Tom Sizemore, Eric Bana ve Sam Shepard'ın rol aldığı filmin, Amerikan askerlerinin Afganistan'da savaştığı şu günlerde gösterime girmesi de büyük önem taşıyor.
Çünkü yönetmen Scott'ın "Filmin insanların vatanseverlik duygularıyla dolu olduğu şu günlerde gösterime girmesi çok doğru oldu" dediği 'Black Hawk Down' şu ana kadar alışık olduğumuz Amerikan askeri imajını da fazlasıyla yıkıyor. Bu seferki askerler
'Hepsini öldür, yara almadan kurtul' felsefesine uymuyor. Onlar genç, korkmuş ve kesinlikle Sylvester Stallone'un ünlü tiplemesi 'Rambo' gibi 'sıkı' değil.
Film, Amerikan askerlerinin ülkeleri dışında barışı korumak uğruna verdiği mücadeleyi de gözler önüne sererek, ABD'nin Afganistan operasyonları sonucunda oluşan olumsuz imajını da silmeye çalışıyor. Kıdemli bir askerin filmin genç kahramanına söyledikleri günümüze dair önemli bir mesaj veriyor:
"Kafandan bir kurşun geçtiği zaman, politika pencereden uçup gider!"