Bu da BMW kısa film serisi

John Frankenheimer, Wong Kar-Wai, Ang Lee, Guy Ritchie, Alejandro Gonzalez
Inarritu'nun ortak noktası nedir?

İSTANBUL - John Frankenheimer, Wong Kar-Wai, Ang Lee, Guy Ritchie, Alejandro Gonzalez
Inarritu'nun ortak noktası nedir? Beğenilen filmlerine imza atan yönetmenleri olmaları. Eğer son günlerde yabancı bir sinema dergisini elinize aldıysanız başka bir ortak noktalarını daha keşfedebilirsiniz. Bu yönetmenler bir dizi kısa film çekerek, 'The Hire' adlı film serisini yarattı. Üstelik
'sanat aracılığıyla bir malın pazarlanması doğru mudur' tartışmasına yeni bir boyut getirerek.
Frankenheimer, otomobil sahneleriyle
akıllara kazınan 'Ronin'iyle geçtiğimiz senelerde adından bolca söz ettirmişti. Wong Kar-Wai'nin İstanbul Film Festivali'nde de gösterilen filmi 'Aşk Zamanı' Cannes'dan Berlin'e birçok festivalde büyüklü küçüklü ödüller aldı. Guy Ritchie'nin Tarantinovari filmleri 'Kapışma' ve 'Ateşten Kalbe Akıldan Dumana' ülkemizde de beğeni topladı.
Ang Lee için fazla lafa gerek yok; Asya sinemasının dirilişi olarak nitelendirilen 'Kaplan ve Ejderha', Oscarlar da dahil olmak üzere ödüle doymak bilmedi. Inarritu ise şu sıralar sinemalarımızda gösterilen Oscar adayı 'Paramparça'nın yönetmeni. Bu ünlü isimlerin 'The Hire projesinde bir araya gelmelerinin nedeni ise bir gün oturup, 'Hadi beraber bir şeyler yapalım' demeleri değil. Büyük bir siparişi yerine getirmek üzere görevlendirmeleri, çünkü dünyanın bir numaralı otomobil üreticilerinden BMW, yeni arabalarının tanıtımını bu kişilere bıraktı. 'The Hire' serisi baştan sona BMW'nin yeni model arabalarını pazarlamak için yapıldı. Konulu kısa filmlerin her bölümünde BMW modellerinin 'çarpıcı' özellikleri gözler önüne seriliyor.
Absolute da yapmıştı
BMW, bir bakıma Absolute votkalarının başarılı reklam uygulamalarını taklit ediyor. Bir süre önce Absolute, özel bir siparişle ünlü sanatçılara tablolar, heykeller ve internet ortamında izlenebilen kısa filmler gibi bir dizi eser hazırlatarak ürünlerinin tanıtımını yapmış ve büyük ilgi toplamıştı. BMW'nin reklam kampanyası kapsamında ise şu an çekimleri tamamlanmış olan beş film çeşitli uluslararası televizyon kanallarında ve Türkiye'de ise CNN Türk'te gösteriliyor. Bu filmler; John Frankenheimer'ın 'Ambush'u, Ang Lee'nin 'Chosen'ı, Wong Kar-Wai'nin 'The Follow'u, Guy Ritchie'nin 'Star'ı ve Alejandro Gonzalez Inarritu'nun 'Powder Keg'i. BMW yetkilileri projeyi bu filmlerle sınırlandırmayı da düşünmüyor. Daha birçok ünlü ismi de projeye katmak ve filmlerin sayısını artırmak niyetindeler. David Fincher gibi ünlü bir yönetmenin de yapımcılar arasında yer aldığı 'The Hire'ın oyuncu listesindeyse Mickey Rourke, Madonna ve Clive Owen gibi yine dünyaca ünlü isimler var. Projenin amacı ise bu filmleri sanatla ilgilenenlerin aşina oldukları büyük isimlere
yaptırarak, sıradan reklam filmlerinin ulaştığı belli sayıdaki tüketicinin ötesine
geçebilmek. Cannes Film Festivali'nde seyircilerin yönetmenlerin adına bakarak bu filmlere koşturması BMW'nin başarısıydı. Ancak seyirci BMW reklamıyla karşılaşınca şaşkınlığını saklayamadı.
Şimdi akıllardaki soru şu: Sipariş üzerine yaratılan eser ne kadar sanat eseri olabilir? Sanat eserinin yaratılmasında kullanılan sınırsız hayal gücünün, böylesine tematik ve pazarlama aracı olarak yaratılan filmlerde ne kadar özgür kalabileceği tartışılır. Sanatçıların para kazanması
için böyle projelerin gerekli olduğunu, ya da böylece reklam dünyasının daha nitelikli işlere kavuşacağı da savunulabilir. Bu tartışmaya bakalım Türk yönetmenler ne cevap veriyor? (Kültür Sanat)
***
Türk yönetmenler: Neden olmasın?
Umur Turagay
Bu konuda tartışmayı yersiz buluyorum. Sanat eserini tanımlayan yazılı kurallar yok. Önemli olan 'iyi anlatabilmek'. İzlediğiniz şey hoşunuza gitmişse olay bitmiştir.
Halit Refiğ
Sanat eserini belirleyen normlar yok. Bir reklam filmi olarak 'Osmanlı Bankası'nın ağaçlı, sincaplı reklamını çok beğeniyorum. Bu reklam sanat eseri içeriği taşıyabilir.
Tunç Başaran
On beş yıl reklamcılıkla uğraştım. Sanatla uğraşan kişi özgür olmalıdır. Reklamcılık, belli insanlara yapması için verilmiş ödevleri içerir. Dolayısıyla özgürlüğünüz kısıtlı. Reklam filmleri 'estetik' olabilir. Ama sanat olarak kabul edilemez.
Turgut Yasalar
BMW reklam filmlerinden birini seyredebildim.
Birçok dizi film çektim. Ama orda yaptığım, sanatçılık değil 'zanaatkârlık'tı. Reklam filmlerine sanat eseri olarak bakmak doğru değil bence. Önemli olan bir eserin yenilik içermesi. Eğer bir ürün tekrardan ibaretse, sanat eseri olamaz.
Derviş Zaim
BMW'nin reklam filmlerini seyretmeden bu konuda yorum yapmam doğru olmaz. Ancak bir eserin reklam unsuru içermesinden dolayı sanat eseri sayılmaması yaklaşımını fazla doğru bulmuyorum.
Kudret Sabancı
İşin içine ticaret girince eser, sanat eseri olma niteliğini kaybetmez. Sonuçta sinema filmleri de salona seyirci çekme amacı gütmüyorlar mı? Bu filmler de sanat eseri olmalarına rağmen ticari kaygılar taşıyabilir.
Memduh Ün
Reklam amacıyla yapılan herhangi bir film sanat eseri değildir, olsa olsa zanaat eseri sayılabilir.
Yavuz Turgul
Reklam için yapılan filmlerin sanat eseri olduğu kanısında değilim.