Bu festival gerçekten de 'cool'

Bu festival gerçekten de 'cool'
Bu festival gerçekten de 'cool'

Vogue Paris in eski efsane yayın yönetmeni Carine Roitfeld kitabını imzalarken yanına gelen herkesle sohbet etti.

İstanbul'un kültür ve sanat festivali Istancool, ilk gününde moda ve sanat alanının ağır toplarına ev sahipliği yaptı, ikinci gününde söz sinemanındı
Haber: ASLI BARIŞ - asli.baris@radikal.com.tr / Arşivi

Bundan üç gün önce New York Post’un meşhur altıncı sayfasında ‘Hollywood yıldızları Cannes’a, sanat yıldızları ise İstanbul ’ a göç ediyor’ şeklinde bir haber çıktı. Göçün nedeni, İstanbul ‘74 ev sahipliğinde gerçekleşen ‘Istancool Kültür ve Sanat Festivali.’ Sanat ve moda alanında son dönemde gündemde olan ne kadar isim varsa, iki günlüğüne İstanbul’daydı.
İlk güne dönelim: Cumartesi günü festivalin açılışını ‘Killing Them Softly’ filmiyle Cannes Film Festivali’nde yarışan yönetmen Andrew Dominik yaptı. Alphan Eşeli’yle kırk yıllık dost kıvamında Alfred Hitchcock’un filmlerini tartışan yönetmen, Hitchcock’u ‘Şişko ve ömrü hayatında sadece bir kadınla olmuş bir adam’ olarak betimlese de çalışmalarından, özellikle de ‘Marnie’ filmine karşı hayranlığından da bahsetti. Yönetmen, yeni projesinde Marilyn Monroe’nun hayatı olacağını da söyledi. Başrolde oynaması kuvvetle muhtemel isim, Naomi Watts.
Meltem Cumbul’un oyuncu ve yönetmen Zoe Cassavetes’le yaptığı ‘ Sinema Dünyasında Kadının Rolü’ sohbeti ise daha ziyade Cumbul’un egemenliğinde geçti. Daha sonra ‘Dazed&Confused’ ve ‘AnOther dergilerinin yayın yönetmeni Jefferson Hack ve sanatçı Pınar Yolaçan, dijital modern sanatı konuştu. İkili, sohbeti iyice koyulaştırdığı için Robin Rhode ve Nate Lowman’la sokak sanatı sohbeti, yarım saatle sınırlı kaldı.
Öğle itibariyle sinema ve modern sanat meraklıları, koltuklardaki yerini moda tutkunlarına devretti. Ne de olsa sıradaki etkinlikler bir hayli iddialıydı; son Pirelli takvimine imza atan ünlü fotoğrafçı Mario Sorrenti, Cecilia Dean, fotoğrafçının Visionaire ve V dergisi için yaptığı çekimler tartışıldı. Sonra da ‘Vogue Paris’nin eski efsane yayın yönetmeni Carine Roitfeld sahnedeydi.
Moda meraklıları Givenchy’nin tasarımcısı Riccardo Tisci’nin uçağı kaçırmasıyla küçük çaplı hayal kırıklığına uğrasalar da Carine Roitfeld, Cecilia Dean ve Sorrenti üçlüsüyle fazlasıyla teselli buldu. Özellikle Roitfeld, ‘Irreverent’ adlı kitabını imzalarken yanına gelen herkesle sohbet etti, bu sempatik haliyle hayranlarının dizlerini titreyerek, “İnanamıyorum, Carine Roitfeld benimle konuştu” türü nidalara ve hatta histeri krizlerine neden oldu.
Günün sonunda ise her paparazi muhabirinin hayali olan bir etkinlik düzenlendi: İstanbul’da ‘önemli’ olan herkes ve modanın ağır topları, Esma Sultan Yalısı’ndaki yemekte buluştu.