Bu 'Kaprisler' çekilir!

Beyoğlu'ndaki geçici mekanında faaliyetlerini sürdüren ve eylül ayında
İspanya Başbakanı Jose Maria Aznar'ın...
Haber: EVRİM ALTUĞ / Arşivi

İSTANBUL - Beyoğlu'ndaki geçici mekanında faaliyetlerini sürdüren ve eylül ayında
İspanya Başbakanı Jose Maria Aznar'ın da katılacağı törenle yeni binasına taşınacak olan İspanyol Kültür Merkezi (uluslararası adıyla Cervantes Enstitüsü), düzenlediği etkinliklerle, şimdiden sanatseverleri ziyadesiyle memnun ediyor. Memnuniyetin sebebi Goya'nın gravürleri...
18'inci yüzyıla ve sanat tarihine damgasını vuran, yaygın kanıya göre modern sanatın tohumlarını eken ünlü İspanyol ressamı Francisco de Goya'nın 'Kaprisler' (Los Caprichos) başlıklı gravürleri, bir süredir Sıraselviler'deki Bilgi Atölye 111'in duvarlarını süslüyor. İspanyol Kültür Merkezi ve Bilgi Üniversitesi işbirliğiyle çıktığı dünya turunun ilk durağı olan Casablanca'dan İstanbul'a getirilen ve 8 Haziran'a dek sergilenecek olan 'Kaprisler', halen İspanyol Devlet Müzesi Museo de Xativa'nın zimmetinde bulunuyor.
İspanya Krallığı'nın ilk 'resmi ressamı' unvanına sahip olan Francisco de Goya'nın
'Kaprisler'i, köklerini ustanın yakalandığı ve kendisini sağırlığa kadar götüren hastalığından alıyor. Sanatçının ilk serisini
1799'da yarattığı 80 gravür, ilk olarak
İspanyol gazetesi La Geceta de Madrid'de yayımlanmış. 'Kaprisler', halk arasında olumsuz duygular yaratır diye, bazı çevreler tarafından soruşturulmuş. Goya sonunda, halka gösterilmeyen ve satışa da sunulmayan bu koleksiyonunu Kral'a önermiş.
'Kaprisler'in ilk 36 tanesinde sanatçı, aşk ve cinsellik konularını işliyor. Diğer çalışmalarda ise çocuklara verilen kötü eğitim, zorunlu evlilikler, zengin-yoksul arasındaki uçurum, dinsel bağnazlık, kibir ve üçkâğıtçılık gibi 'sosyal' konular göze çarpıyor.
Francisco de Goya, Bilgi Atölye 111'de 27'den 42'ye kadar sergilenen yapıtlarında ise, tek bir konuya, 'eşek'lere yoğunlaşıyor ve yapıtlarını onlara ithaf ediyor. Geri kalan 37 çalışmada ise din adamları, şeytanlar, fantastik cüceler deyim yerindeyse
'kol geziyor'. Dünya çapında tanınan
'Kaprisler', aynı zamanda 'Goyesk' stilini de tanıtmak adına önemli göstergeleri içinde barındırıyor.
Taze bir dil ve gerçekçilikle, gündelik, ruhani ve batıl olanın eleştirisi adına
'elinde kaleminde ne varsa' yapan Goya, döneminin tüm sanatçılarına örnek teşkil eden yapıtlarında dışavurumculuğun en üst katmanlarını cesaretle, içtenlikle adımlıyor. Başyapıt niteliğindeki 'Kaprisler'
inin her birinde zeki eleştiriler gizleyen ve her eserinde döneminin toplumsal durumuna birer 'sihirli ayna' tutan Goya, 'Kaprisler'i
kendi deyimiyle şöyle özetliyor: "Hayal gücüm ve sızlanmalarımın sınırı yoktur."
Francisco de Goya'nın 'Kaprisler'i 8 Haziran'a dek yedi gün, 24 saat Bilgi Atölye 111'de.
Bilgi için Tel: 0212 292 33 03