'Bu resimler izleyici ile buluşmalı'

'Bu resimler izleyici ile buluşmalı'
'Bu resimler izleyici ile buluşmalı'
Erol Akyavaş'ın sağlığında göstermediği 'erotik' resimlerin sergilenmesi tartışılıyor. Gazeteci Ali Çolak'a göre sanatçının reddettiklerine saygı duyulmalı. Küratör Levent Çalıkoğlu ise farklı görüşte
Haber: ELİF EKİNCİ - elif.ekinci@radikal.com.tr / Arşivi

Galeri Nev, nisan ayında, Türk çağdaş sanatının önemli isimlerinden Erol Akyavaş’ın daha önce sergilenmeyen, sanatçının geleneksel duruşunun aksi istikametindeki cinsellik temalı resimlerini sanatseverlerle buluşturmaya hazırlanıyor. Bu gelişme sanat dünyasında, sanatçıların ölümlerinden sonra eserlerinin sergilenmesini tekrar tartışmaya açtı. Sanatçı Erol Akyavaş’ı, sanatçının sağlığında sergilemediği cinsellik temalı resimlerini, sanatta erotizmi ve sanatçıların yaşarken sergilemediği eserlerinin ölümlerinden sonra sergilenmesi meselesini konuyla alakadar isimlere sorduk. 

Sağlığında fırsat olmadı
HALDUN DOSTOĞLU
(Galeri Nev İstanbul Yöneticisi)

Erol Akyavaş, sağlığında bu eserleri bir ara sergilemeyi düşünüyordu ama fırsatı olmadı. Biz de Deniz Artun ile birlikte bu eserleri iki sene öncesinden beri sergilemek istiyorduk. Sanatçının kendi total estetik dünyasının bir parçasını izleyiciye sunmak bir galerinin görevi değil mi? Erol Akyavaş’ın “duvarlar”, “odalar”, “kafalar” gibi başka sergilenmemiş dizileri de var; belki bir gün onlar da sergilenir. 

İki kızımdan da müsaade aldım
İLONA AKYAVAŞ (Erol Akyavaş’ın eşi)
Erol çoğu zaman kendisi için yapıyordu resimlerini. Bu erotik seriyi de 60’ların ikinci yarısında yapmıştı ancak sergilemeyi de hiçbir zaman çok istemedi. Sadece yanılmıyorsam 1979 yılında, birkaç tanesi sergilendi, ama yalnızca küçük ikonlar. Ben, iki kızımdan da müsaade alarak bunları sergilemeye karar verdim. Zaten Galeri Nev’den Haldun Bey ve Deniz Hanım’la da bir süredir bu eserleri sergilemeyi düşünüyorduk. Bu sergi böyle gerçekleşti. 

Akyavaş her yönüyle merak konusudur
LEVENT ÇALIKOĞLU (İstanbul Modern Şef Küratörü)
Sanatçıların vefatının ardından gizli kalmış, bizzat kendisinin dahi sergilemek istemediği işlerinin daha sonra günyüzüne çıkması 20. Yüzyıl sanatının en ilginç konularından biriydi. Bu konu hâlâ cazip ve ilgi çekici. Vakti zamanında farklı niyet ve arzularla kamuyla paylaşılmayan bu çalışmaların teşhire çıkması ne kadar doğru? Doğrusu cevabını tam olarak belirli bir çerçeveye oturtamadığımız bir soru bu. Kişisel cevabım paylaşılması, izleyiciyle buluşması gerektiği yönünde. Sanat tarihine mal olmuş, belleklerde yer edinen bir sanatçı her yönüyle merak ve ilgi konusudur. Üretimindeki zenginlik ve çeşitlilik onun sanatını yeni baştan tanımak ve yorumlamak için de büyük bir anahtardır. Bu örneğin gösterdiği gibi pek çok sanatçının cinselliğe, erotizme açılan işleri mevcut. Burada Akyavaş’ın düşünce ve üretim pratiğinin temellerini oluşturan özel bir dizi ve içerikten söz ediyoruz. Zengin bir görsellik, bilinçaltına referans veren imgeler, arzu ve fanteziyi kışkırtan gövdeler. Serginin her açıdan ilgi çekeceğini düşünüyorum. 

Bu resimlerin bir gün ortayı çıkacağını tahmin ediyordum
ALİ ÇOLAK (Zaman Gazetesi Kültür Sanat Şefi)
Erol Akyavaş’ın bu resimlerinin varlığından haberdardım ve bir gün ortaya çıkarılacağını da tahmin ediyordum doğrusu. Akyavaş, son yıllarda giderek artan bir ilgi odağı haline geldi. ‘En-el Hak’ tablosunun fiyatı da bu ilgiyi doruğa çıkardı. Bu resimler, evet Akyavaş’ın bir dönemine ait eserlerdir. Sanatçının son dönemde geldiği noktaya bakarak, bu tabloların onun için bir ‘sabık dönem’ eseri olduğu söylenebilir. Bir sanatçının sanat hayatında farklı hatta birbirine karşıt dönemlerin de olabileceğini kabullenmemiz gerekir. Bu çalışmalar, Akyavaş’ın mevcut imajını yıkacak değildir elbette. Ama birileri bu resimler üzerinden o imajı yıkmak istiyorsa bilemem tabii. Bir sanatçının sağlığında sergilemediği resimlerin ölümünden sonra sergilenmesi meselesine gelince bu, sanat ve edebiyatın en temel problemlerinden biri olagelmiştir. Kafka da eserlerinin yakılmasını istemişti ama bu gerçekleşmedi. Sanattaki en temel etik sorunlarından biri bu. Ben, sanatçının reddettiklerinin sergilenmesinden yana değilim. Eserin biricik tasarruf hakkı sahibine aittir. O geçmişini reddetmişse, bizim ortaya çıkarmak gibi bir görevimiz olamaz.

Erotik resimleri aslında estetik değerden uzak
YAHŞİ BARAZ (Galeri Baraz’ın sahibi)
Erol Akyavaş, değerli ve hayatının belirli döneminde çok özgün eserler üretmiş bir sanatçıdır. Sanat yaşamı boyunca birkaç üslubu oluşmuştur. Biri de erotik sanattır. 80’lerden itibaren ise Türk İslam sanatından etkilenmiş, sanatında bir değişim olmuştur. İslam sanatından çıkış yaparak kendini tanıtmıştır. Birçok sanatçının hayatlarının belirli dönemlerinde erotizmi kullandığını görürsünüz. Onun erotik resimleri aslında estetik değerlerden uzaktır. Dünya sanatını biraz bilenler, bu resimlerin çok üstün özellikte olmadığını da görürler. Zaten Erol Akyavaş, kendini aşmayıp o estetik içinde kalsaydı bugün çok aranan bir konumda olmayabilirdi. Akyavaş’ın eleştirilebileceği nokta ise; resimlerindeki motiflerin İslam sanatında yüzyıllardan beri var olan, o yüzyılların usta sanatçıları tarafından stilize edilip mükemmel bir şekle getirilmiş motifler oluşudur. Erol Akyavaş Osmanlıca bilmezdi, İslam sanatından şekilci olarak etkilenmiştir. Bunlar onun kendi buluşları değildir, aslında o resimlerin arkasında bizim geleneksel sanatlarımızdan birçok şey vardır. 3 cm’lik bir Osmanlıca yazıyı 2 metreye büyüttüğünüz zaman çok etkin bir şey çıkar Bunu çok iyi değerlendirmiş bir sanatçıdır. Onu çok büyük bir dehaymış gibi ortaya koymak, sanat tarihi açısından yanıltıcı olabilir.