Bu sene zamanın durduğunu hissediyorum

Bu sene zamanın durduğunu hissediyorum
Bu sene zamanın durduğunu hissediyorum
Dört yıl aradan sonra ikinci albümü 'Şimdi'yi yayımlayan Mavi, "Beni şişiren şey içtenliğin kaybolması. Günümüzdeki içine kapanma beni etkiliyor. İlişkilerdeki çabucak kaçmaların sebebini buna bağlıyorum" diyor.

Nihayet yeni albümünüz çıktı. Nasıl gidiyor?
Çok keyifli gidiyor. Albüm öncesinde verdiğimiz ‘Yakışmaz Bana’ iyi bir şekilde yayıldı. Diğer şarkılar da ufak ufak keşfedilmeye başladı. Stratejik olarak tutmasına ihtimal verilmeyen ama benim çok sevdiğim parçalar ilgi görüyor. Bir şeyleri doğru yaptığımızı düşünüyorum. Fakat yine bir ticari albüm yapamadık herhalde. (Gülüyor)
‘Şimdi’yi nasıl ortaya çıkarttınız?
Birkaç sene evvel bir albüm daha yapmıştım. Tekrar bir albüm yapmak istiyordum fakat piyasadaki single eğilimi sebebiyle iki single yaptım. Bu süreçte hep albüm yapmak istiyordum zaten. Kaydedilmiş bir şekilde de bekliyordu aslında albümüm. Bu senenin sonunda şarkıları kabul ettirmeyi başardım. Şarkıları tekrar aranje etmeye çalışırken o şarkılardan araya zaman girdiği için soğuduğumuzu fark ettik. Bir anlamda elimizdeki albümü çöpe atıp baştan işe koyulduk. Albümdeki tüm şarkılar 6 ay içerisinde bestelenip aranje edildi. Biraz da bu sebeple albümün adı ‘Şimdi’ oldu.
Başka hangi sebepler var albümün isminin ‘Şimdi’ olmasında?
Özellikle bu sene zamanın durduğunu hissediyorum. Benim akranlarım evlendiler, işlerinin ne olacağı belli oldu, bir kısmı çocuk bile yaptılar. Hayat onlar için daha planlı. Benim içinse hiçbir şey belli değil, geniş zamanda yaşıyorum sanki. Hiçbir şeyin ilerlemiyor gibi gelmesinin de verdiği çok ayrı bir özgürlük duygusu var.
Gelecekte ne olacak peki?
İnsanlara gelen yaşlanma hissi bana gelmiyor. Gelecek benim için buğulu bir alan. Böyle devam edecekmiş gibi geliyor bana.
Albüm öncesinde Gökcan Sanlıman’la birlikte söylediğiniz ‘Yakışmaz Bana’ şarkısının klibini yayınladınız.
Albümü kaydedip şirkete gittiğimde single için bir şarkı bulmamız gerekiyordu ve ısrarla bulamıyorduk. O matematik kafamızda oluşmamıştı bir türlü. ‘Yakışmaz Bana’yı yaptığım gece şarkıyı basit bulmuştum ama bir anda albümün en öne çıkan şarkısı oldu. Buradan şunu anladım: Ben bir şarkıyı basit bulursam o şarkı yürür. (Gülüyor) Normalde tek başıma söylediğim bir şarkıydı ‘Yakışmaz Bana’. Bir erkek vokalle birlikte söyleme fikri gelişince benim sesime tezat tok bir ses aradım ve Gökcan’a ulaştım. Rengarenk bir klip de çektik, beklediğimizden büyük bir etki yarattı.
Sizi hiç tanımadan albümünüzü alan birisi ‘Şimdi’nin içinde ne bulur?
Benim daha evvel yayınladığım şarkıları da bulabiliyorlar. Ayrıca albümün içindeki kitapçığı dergi gibi tasarladık. Çünkü ben şarkıcılıktan çok söz yazarlığında iddialıyım. Madde kısımlarının yanı sıra anlam olarak dinleyenin zamanla keşfedeceği kendimi anlattığım şarkılar bulacaklar. Çoğu insana ‘Ah ben de bunu diyecektim ama diyemedim’ dedirtecek şarkılar söylediğimi düşünüyorum. Güçsüzlüğünü saklamaya çalışmadığı için güçlü olan birinin yaşadıkları var albümde.
Albümde Onno Tunç’un bestesi ‘Bir Kış Masalı’nı tekrar okumuşsunuz.
Ben zaten o dönemin şarkılarını çok seviyorum. Onno Tunç bugün yaşasa çok başka bir müzik dinleyeceğimizi düşünenlerdenim. ‘Bir Kış Masalı’ insanların sanırım ticari bulmadıkları için coverlamadıkları bir şarkıydı. Ben de albümde bir cover olacaksa doğru bir yere selam çakmak istedim.
Nasıl tepkiler aldınız peki? Türkiye ’de insanlar sevdikleri şarkıları başkalarından dinlemek istemezler genelde…
Güzel geri dönüşler aldık ama oldukça zor oldu şarkıyı hazırlamak. Çünkü Sezen Aksu’nun Onno Tunç’un üzerine çıkmak pek mümkün değil. O sebeple kendimize has bir şey yapmak zorundaydık. Daha önce daha elektronik bir şeyler yapmıştık daha sonra yeniden düzenledik. Genel yorumlarda şarkının bana yakıştığını söylüyor insanlar.
Söz yazarlığında daha iddialı olduğunuzu söylediniz. Nasıl ortaya çıkıyor bu şarkılar?
Genelde söz ve müzik aynı anda geliyor. Nasıl geldiği konusunda hiçbir fikrim yok. Bazı şarkılar kendimi anlatıyor, bazıları da etkilendiğim şeylerden bahsediyor. Biraz da şişmekten kaynaklanıyor sanırım bütün hikâye.
‘Şişmeden olmuyor’ diyorsunuz da ne şişiriyor sizi?
Beni şişiren şey doğallığın ve içtenliğin kaybolması aslında. Tipik kadın problemlerim yok. ‘Erkekler niye böyle’ diye sormam. Fakat günümüzdeki içine kapanma ve bireyselleşme beni etkiliyor. İlişkilerdeki çabucak kaçmaların sebebini hep buna bağlıyorum. Böyle dedikten sonra ağlamaya başlasam ya… (Gülüyor) Yakın ilişkiler kurmanın zaman aldığı ve artık kimsenin vaktinin olmadığı bir dönemdeyiz. Bu da beni yaralıyor. Sanırım ben biraz eski kafalıyım.