Buika'cılar bu gece Suada'da

Buika'cılar bu gece Suada'da
Buika'cılar bu gece Suada'da

Buika: Tarihiyle bağını kopartmamış bir şehirde şarkı söylemek bana büyüleyici geliyor. FOTOĞRAF: MUHSİN AKGÜN

O İstanbul'u çok sevdi, İstanbul'da onu. İki hafta önce Caz Festivali'nde sahneye çıkan Buika, bu gece Suada'da... Buika, 'İstanbul için flamenko şarkıları söyleyeceğim' diyor
Haber: ÖMÜR ŞAHİN / Arşivi

İSTANBUL - Ya sokaklarda, müzik marketlerden gelen sesini duymuşsunuzdur, ya bir gazetede, televizyonda görmüşsünüzdür, bir arkadaşınızın CD’sini elinize tutuşturma ihtimali de yüksek. O da olmadı, kesin ‘facebook’ profilinize bir şarkısı gönderilmiştir... Geçen ay sona eren Caz Festivali’nde verdiği tıklım tıklım konserden, o konserlerden önce festivalin CD standına gidip ısrarla “en bilinen şarkıları hangi CD’sinde?” diye soran dinleyicilerden anlaşılacağı üzere, kendisi son zamanlarda ‘bir çeşit moda’.
Moda deyişimiz kendisini hafife alışımızdan değil. Derdimiz bin yıldır var olan flamenkonun, Afrika tınılarının cazla harmanlanışının ‘world music’ (plak şirketi olan değil) etiketiyle yeniden ‘satılması’... Caz Festivali sahnesindeki teri kurumadan (17 gün sonra) bugün yeniden karşımızda olacak Concha Buika; bu sefer Galatasaray Adası’ndaki Suada Club’da...
Buika’ya konserden önce mail marifetiyle sorularımızı gönderdik... 

Kendi yaşamınızı anlatırken ayrımcılıktan bahsediyorsunuz. Şimdi o ayrımcılığın beşiği Avrupa’da bir ‘devrim’ olarak nitelendiriliyorsunuz. Tuhaf değil mi?
İnsanların değişebileceğine inanıyorum. Ne bir ülkeyi ne de bir kişiyi geçmişteki hatalarıyla ya da çirkinlikleriyle düşünmeye devam etmenin faydası olabilir. Hâlâ dünyada birçok çirkinlik ve hatalarla dolu politikalar var, tüm bunları düzeltebilmek için, ihtiyacımız olan şey sevgi... 

Caz Festivali’nde ‘No Habra Nadie En El Mundo’ ve ‘Solidas’ parçalarını söylememeniz hayal kırıklığı yarattı. Bu gece söyleyecek misiniz?
‘No Habra Nadie En El Mundo’ şarkısının Türkiye ’de ne kadar çok sevildiğini Pasion Turca ekibinden öğrendim. Caz konseri için Latin caz ağırlıklı bir repertuvar hazırlamıştık, özellikle son albümüm ‘El Ultimo Trago’nun Latin caz şarkılarını seçmiştik. Sanırım Türkiye’deki dinleyicilerim daha çok flamenko seviyorlar bu yüzden bu gece İstanbul’a daha çok flamenko getiriyorum.

Flamenkonun bir tür pazarlama stratejisinin parçası haline geldiğini düşünüyor musunuz?
Flamenko yeni keşfedilmiş değil, ya da ‘yeni bir trend var’ demek doğru olmaz. Yıllardır İspanya ile çok özdeşleşmiş ve bugüne kadar tüm dünyanın sevdiği sayısız flamenko müzisyeni ve şarkıcısı var. Bana kalırsa artık müziğin tanımları kalkıyor, herhangi bir pop şarkısının içinde de flamenko tadı olabilir... 

Yine Caz Festivali’nde dinleyicilere ‘siz benim yeni ailemsiniz’ dediniz. Bunu Türkiye’ye gelen o kadar çok sanatçı söylüyor ki... Sizin nedeniniz neydi?
İstanbul’a her gelişimde çok sıcak karşılanıyorum ve tarihiyle bağını koparmamış bir şehirde şarkı söylemek bana büyüleyici geliyor. İstanbul’un çok farklı bir sihri var ve buradaki izleyiciyle de  kendimi ailemle olduğum gibi hissediyorum.

‘İlginç’ bulunan özelliklerinizden birisi ‘çokkültürlü’ oluşunuz. ‘Çokkültürlülük’ günümüzün modası mı?
Esas olan çokkültürlülüğün değil, farklılıkların anlaşılması ve kabul görüyor olması. Dünyanın daha iyi bir dünya olabilmesi için farklılıkların kabul edilmesi ve bu zenginliklerle herkesin barışık olması gerekiyor. Kişisel olarak ben kendimi oraya ya da buraya ait hissetmiyorum; çünkü sınırlara inanmıyorum.
Konser, Suada’da saat 21.30’da...