Buluşma noktası Türkiye

Yahudi kökenli iki İngiliz Erran Baron Cohen ve Andrew Kramer'dan müteşekkil Zöhar (kutsal ışık), 'OneThreeSeven' adlı ilk albümünü Universal Music'den yayımladı.
Haber: TÜMAY YAZICI / Arşivi

İSTANBUL - Yahudi kökenli iki İngiliz Erran Baron Cohen ve Andrew Kramer'dan müteşekkil Zöhar (kutsal ışık), 'OneThreeSeven' adlı ilk albümünü Universal Music'den yayımladı. İkili, geçen hafta albümünlerinin tanıtımı için Babylon'da bir konser verdi.
Andrew ve Erran, Londra'da aynı kulüplerde çalmış. Aynı müzik türünü icra etmişler. Hatta aynı insanlarla takılmışlar. Ama 1997 yılına kadar aralarında hiç diyalog olmamış. Erran, Ortadoğu vokallerini, caz ve groove türüne oturtmayı planladığı ilk albümü üzerinde çalışırken "Bir hata yaptım ve Andrew'a selam verdim" diyor. Andrew da ona katılıyor: "Büyük bir hata; bir talihsizlikti." İşin şakası bu tabii ki.
'Hata' dedikleri tanışmanın meyvesi hiç gecikmeden geldi. 'Elokaniu' isimli şarkıları Londra'daki kulüplerde büyük ilgi gördü. Şarkı, 'Buddha Bar Vol.1' albümünde yer aldı. 'Elokaniu' da,'One ThreeSeven'daki diğer şarkılar gibi Ortadoğu'lu mistik kadın ve erkek vokal sample'ları ile Batı'nın modern teknoloji ve acid caz, groove, hip-hop gibi türleriyle harmanlanmış bir çalışma.
Her ikisi de Yahudi kökenli olduğu, Ortadoğu kültürüyle birlikte büyüdüğü için yaptıkları Doğu-Batı sentezinin zoraki olmadığı kanısında. Zöhar ile konser vermek için geldikleri İstanbul'da kısa bir söyleşi yaptık.
Doğu ve Batı'nın sentezlendiği 'world music' albümlerinin sayısı her geçen gün artıyor. Çoğu da birbirine benziyor. Siz, çalışmalarınızı nasıl değerlendiriyorsunuz?
Londra'da club kültürüyle iç içeyiz. Oradaki teknoloji ve canlı müzik yönü de çok iyi. Birlikte çalıştığımız; vokallerini sample'ladığımız Ortadoğulu kadın ve erkek vokaller... Onlar sayesinde ruh, duygu ve heyecan da giriyor müziğimizin içine. Çünkü şarkı söylemek bir beden işi. Beden bir enstrüman gibidir. Sesin temelinde de ruh vardır.
Ayrıca pek çok müzik türünü de barındıyor çalışmalarımız: caz, acid caz, groove, drum'n bass, hip-hop... Daha ruh dolu, insanları hareket ettirebilecek, vokaller kullanarak daha ruhani bir şeyler yapmaya çalışıyoruz.
Hip-hop'un popüler isimleri mesela Eminem ve onun şarkılarındaki şiddet öğelerine ne diyorsunuz?
Biz daha çok 'Missy Elliot'ı beğeniyoruz. Farklı sound'ları; mesela Hint müziği ritimlerini ve yine Hint vokallerini kendi müziğiyle çok iyi kaynaştırıyor. Eminem'in de harika bir rap şarkıcısı olduğunu düşünüyoruz. Ticari bir tarafı var. Ama çok iyi şarkı sözü yazıyor. Şarkı sözlerindeki şiddet öğeleri gibi şeyler aslında biraz da hip-hop ve rap müziğinin klişesi...
Doğu'nun müziklerinden besleniyorsunuz. Türkiye de, Doğu'nun bir parçası olduğuna göre...
Türkiye'deki etnik müziklerden, sound'lardan ilham aldığımız aşikâr. Çünkü burası Doğu ile Batı'nın buluşma noktası. Londra'daki club kültüründen geliyoruz. Teknoloji ve Ortadoğu sound'unu kullanıyoruz. Ve vokallerin çoğunun doğal yeri de burası.
OneThreeSeven / Zöhar / Universal