Bütün şarkılarda ortak bir duygu var

Bütün şarkılarda ortak bir duygu var
Bütün şarkılarda ortak bir duygu var
Türkiyeli bir Ermeni olan Erlin Tomaoğlu, Batı Ermenicesi ile yazılıp söylenmiş şarkılardan oluşan ilk albüme imza attı. Albümü konuşmak için buluştuğumuz Tomaoğlu "Yeni bir pencere açmak gerekiyordu" diyor.
Haber: JANET BARIŞ - janetiko@gmail.com / Arşivi

Anadilin tabu olduğu, kutsal sayıldığı diğer dillere olan tahammülün çok da açık olmadığı ülkelerde başka bir dilde şarkı söylemek zordur. Yıllar önce Ahmet Kaya’nın sadece “Kürtçe bir şarkı söyleyeceğim, Kürtçe bir klip yapacağım” dediğinde üzerine yağan çatallar ve ardından gelen sürgünlük bu anlamda en açık yaralarımızdan biri. Türkiyeli bir Ermeni olan Erlin Tomaoğlu ise elini taşın altına sokarak Ermenice pop müzik söylüyor. Türkiye ’de ilk kez Batı Ermenicesi albümü çıkaran aynı zamanda da müzik öğretmeni olan Erlin Tomaoğlu ile albümünü ve kendi dilinde şarkı söylemeyi konuştuk.

Bir cemaat lisesinden mezun olan biri olarak cemaat okullarında müzik öğretmeni olmak demek kendine kapalı bir dünyada olmak demek gibi geliyor bana, albüm çıkarma durumu nasıl gelişti?Ben aslında cemaat okullarına başladığımda sahne zaten hayatımda vardı. Marmara Üniversitesi Eğitim Fakültesi mezunuyum, sahne üniversite yıllarında başladı. Hem müzik öğretmeni hem de klasik gitar eğitmeniyim. Üniversite hayatım esnasında profesyonel sahne dönemim başlamıştı ve sahneyi hep çok sevdim. Sonra da öğretmenlikle birlikte birarada götürdüm. Müzik öğretmenliği de gerçekten eğittiğinin karşılığını öğrencide gördüğün zaman , karşılığını aldığın zaman çok doyurucu bir şey. O da çok başka bir dünya.

Aslında burada yeni Batı Ermenicesiyle yazılmış pop şarkılar pek yoktur, daha çok eski, anonim ya da Doğu Ermenicesi şarkılar dinleriz. İlk defa Batı Ermenicesiyle hazırlanmış bir albüm var.Evet, Türkiye’de hiç Batı Ermenicesiyle bestelenmiş yeni şarkılar yoktu. Çocukluğumdan beri dinlediğim Batı Ermenicesi pop müzik şarkıları var. Amerika’dan, Lübnan’dan kasetler geliyordu bize, ben de oradan dinliyordum. Sonra gitgide o kasetler de azalmaya başladı. Belki hâlâ Batı Ermenicesinin yaşadığı ülkelerde şarkılar yapılıyordur. Sonra o kasetler kesildi ben de bunun eksikliğini daha çok hissettim. ‘Ben niye kendi ülkemde Ermenice müzik yapmayayım’ dedim ve artık Ermenice şarkılar yapmak istedim. Sahne süreci de beste yapma süreci de devam ediyordu. 98 itibariyle başladık çalışmalara, zaman geçti, olgunlaştı. İlk önce üç şarkılık bir Türkçe Single’dan sonra ‘Yıllar Sonra’ (Dariner Verç) geldi ve Ermenice albümü çıkmış oldu.

UNESCO’ya göre de Batı Ermenicesi yok olmakta olan dillerden biri.Bu albümü yaptıktan sonra internette gezinirken gördüm ben de... Daha önce bilmiyordum, ben kendi konuştuğum ve doğduğumdan beri duyduğum dille şarkılar söylemek istedim. Çünkü bunu kaybettik gerçekten. Böyle bir habere rastlayınca da merak ettim, araştırdım. UNESCO’nun Türkiye temsilciliğiyle de bir albümümü göndererek paylaştım.

Ermenice şarkı söylemek, bu şarkılara klip çekmek, görsel olarak dolaşımını sağlamak zor, bunların yayınlanma durumu konusunda endişelerin oldu mu? YouTube’a yükledik. Sonra TRT Müzik’e de başvurduk, yazıştık, olumlu döndüler. Kral Tv’ye başvurdum ve “Ermenice bir klibim var altında da Türkçe altyazılar da mevcut” dedim. Kral Tv üç-dört gün içinde cevap verdi ve kuruldan da geçti. Şu anda ‘dikkat mix’ diye bir bölüm var ve orada mix biçiminde yayınlanıyor. Tam olarak yayınlamak için de benden haber bekliyorlar.

Karşı bir dirençle karşılaşmamak iyi olmuş, Ahmet Kaya Kürtçe şarkı söylemek istediğinde çok acı şeyler yaşadı, buna benzer bir durum, yaşadığın kötü bir deneyim yok sanırım.Şanslı mıyım bilmiyorum ama ben çok yaşamadım. Bunun için de mutluyum. Genellikle Ermeni olduğumu açıkça söylerim ve bugüne kadar çok olumsuz bir şey yaşamadım aksine çok korunduğum, kollandığım da oldu. Ama tabii ben yaşamadım diye yaşanmıyor olan bir durum da değil.

Şarkılar genellikle aşk, hasret özlemle ilgili politik bir tarafı olsaydı yine böyle algılanır mıydı?Eğer sözlerin politik bir yanı olsaydı, böyle mesajlar veriliyor olsaydı zorlanabilirdik. Sonuçta şarkılar Ermenice olsa da klipte Türkçe altyazıları var. Ters bir durum olsaydı zorlanırdık belki ama bu sözler, duygular benim içimden çıkan şeyler, böyle çıkıyor. Bir süre sonra anladım ki bütün şarkılarda ortak bir duygu, özlem var. Ayrılık, hasret, birleşme arzusu var. Belki de bilinçaltımda iki halkın biraraya gelmesi ile ilgili bir özlemdir. Daha sonra dışarıdan bakınca farkettim, böyle bir duyguyla yaklaştığımı gördüm. Politik şarkılar yapsaydım ne olurdu gerçekten ben de bilmiyorum.

Batı Ermenicesi pop bir albüm Türkiye’deki Ermenilerin de alışık olmadığı bir durum, nasıl tepkiler geldi?Onlar için de enteresan oldu. Bana dönüşlerindeki en güzel tarafı Batı Ermenicesi ile ilgili kısım oldu. Çünkü dinleyenler şarkıların sözlerini anlıyor bu anlamda çok mutlu oldum. Çünkü genellikle Doğu Ermenicesi şarkılar dinlerken anlaşılamıyor. Ben söylediğim bir şarkının Ermenice bilen biri tarafından anlaşılmasını istiyordum, bunu hedeflemiştim. Gün içinde kendimizi Ermenice ile nasıl ifade ediyorsak onun şarkı halini kullandım.

İlk kez Batı Ermenicesi bir albüm olduğunu duyunca insan bir düşünüyor, çok uzun zamandır bu topraklarda yaşayan, konuşulan bir dil ve böyle bir albüm yok…Ermeni müziğine hizmet eden çok iyi müzisyenler vardı. Kendi korolarımız da var Kardeş Türküler de var. Fakat hep eskiler ve hep aynı şarkılar dönüyordu. Ben sürekli aynı yerde duran bir insan değilim, yeni bir pencere açıp yeni şarkılar söylemek gerekiyordu ben de oradan yola çıktım. Yoksa Ermenice albümler yapıldı ama genelde bilinen ve çoğu Doğu Ermenicesi olan şarkılardı. Hem Batı Ermenicesi hem pop müziğin hem yeni şarkıların birleştiği ilk albüm oldu.