Cansever'in şiiri sahneye taşındı

"Ben insanın içsel ve dışsal dramını yazmaya çalışıyorum" diye özetliyordu, umutla umuzsuzluğu, gelecekle şimdiyi, mutlulukla mutsuzluğu mısralarında yan yana getirip...

İSTANBUL - "Ben insanın içsel ve dışsal dramını yazmaya çalışıyorum" diye özetliyordu, umutla umuzsuzluğu, gelecekle şimdiyi, mutlulukla mutsuzluğu mısralarında yan yana getirip, 'insanın yaşam karşısındaki çıkmazını' didik didik eden Edip Cansever. İnsan ilişkilerinde bir türlü uyum sağlamayan ya da sağlamak istemeyen
'birey'in şairi Edip Cansever'in mısraları tiyatroda can buluyor. İstanbul Devlet Tiyatrosu'nda Cansever'in aynı adlı şiir kitabından uyarlanan 'Ben Ruhi Bey Nasılım'ı Cüneyt Çalışkur yönetiyor. Uğur Polat'ın Ruhi Bey'i canlandırdığı oyunun diğer rollerinde ise Taner Birsel, Mahmut Gökgöz, Ali Ersin Yenar, Ali Fuat Çimen, Rüçhan Çalışkur, Yurdaer Okur, Celal Kadri Kınoğlu ve Canan Sanan sahneye çıkıyorlar.
Ölüm ve yaşam ikilemi
Ölüm ve yaşam ikilemini bir türlü üstünden atamayan bireyin bir yansıması olan Ruhi Bey, hiçliğe giden yolda yaptığı yolculukta yalnız değildir. Ona bu yolculukta, yine yaşamın içinden çıkıp gelmiş, varoluşun anlamında düğümlenmeye aday Yorgo, genelev patronu, meyhane garsonu ve otel katibi gibi karakterler eşlik eder. 'Ben, Ruhi Bey nasılım?'ın cevabı kâh Ruhi Bey'in bizzat kendisi, kâh bu karakterler tarafından imgelerin kol gezdiği, çağrışımların cirit attığı bir dünyada verilmeye çalışılır.
'Ben Ruhi Bey Nasılım', birçok şiiri öykü öğesi, onun da ötesinde diyaloglar barındıran Edip Cansever'in mısralarının, sahne üzerine taşınması çalışması. Oyunda Ruhi Bey'in kendisinin değil, bilinç akışının öne çıkartılması tercih edilmiş. Ruhi Bey'in dışındakiler kapalı kapılar ardında, ki bir süre sonra açılıyor, birer fotoğraf misali statik figürler topluluğu olarak yorumlanmış.
Ruhi Bey ise bunun tam tersi sürekli devinim halinde 'tedirginlik' dağıtan bir karakter olarak beliriyor karşımızda. Seçilen melodilerin anlarla çeliştiği, şiir okuyor olmanın tuzağında dolanıldığı, bazı mısraların altının teyp kayıtlarıyla kalınca çizildiği 'Ben Ruhi Bey Nasılım', tiyatroya 'oyun' izlemeye, yani haz almaya gelen seyircide 'farklı' etkiler bırakıyor. (Kültür Sanat)