Caz Festivali'nde büyük gün

Caz Festivali'nde büyük gün
Caz Festivali'nde büyük gün
Garanti Bankası sponsorluğundaki 21. İstanbul Caz Festivali'nde bugün iki büyük konser var. Bunlardan ilki olağanüstü Brad Mehldau ve Mark Guiliana'nın cazla elektroniği harmanladıkları 'Mehliana' projesi. Sevin Okyay'ın Caz Festivali dergisi için yazdığı yazıyı sunuyoruz...
Haber: SEVİN OKYAY / Arşivi

Programıyla heyecan uyandıran 21. İstanbul Caz Festivali’nin en “yoğun” akşamı 8 Temmuz olacak bizce. O akşam , Haliç Kongre Merkezi’nin hatırlı konuklarından ikisi Brad Mehldau ile Mark Guiliana.
Aynı akşamda, aynı mekânda iki hakiki caz konseri vaat edilmesi insanı neye sürükler? O mekânda bulunmaya elbette. Kimileri Chick Corea-Stanley Clarke ikilisini tercih edecektir elbette. Ama bizim için 8 Temmuz’un yıldızı, “Mehliana” ikilisinden biraz daha yaşlı olanı, yani olağanüstü Brad Mehldau. Heyecan unsurunun ikinci nedeni de, “Mehliana” projesinde Mehldau ile Mark Guiliana’nın caz ve elektronik müziği nefis biçimde harmanlamaları. Oysa Mehldau’nun şöhreti ve mesleği büyük ölçüde onun akustik bir piyanist olarak eşsiz yeteneği üzerine kuruludur. Özellikle de neredeyse yirmi yılda tek bir personel değişimi yaşamış üçlüsüyle.
İki sanatçı, Şubat’ta çıkan albümleri Taming the Dragon’ın dünya turnesi kapsamında İstanbul’a geliyor. Başımız üstüne, biz Mehldau’yu şehrimizde (daha çok İstanbul Caz Festivali nedeniyle) konuk etmeye alışkınız. Hatta bir seferinde aşırı seyirci ilgisi nedeniyle Cemal Reşit Rey’deki trio konserinden hemen sonra bir de solo konser vermek durumunda kalmıştı. 


Piyanist Brad Mehldau ile davulcu Mark Guiliana geçen yıl synthesizer kökenli bir ikili olarak turnelere başlamış, kendilerine de “Mehliana” adını vermişlerdi. Piyanistten on yaş küçük olan Guiliana, adını ilk olarak, iyi tanıdığımız basçı Avishai Cohen ile duyurdu. Enstrümanına farklı yaklaşımı onun Meshell Ndegeocello ile Wayne Krantz’dan tutun da Jason Lindner ve Dhafer Youssef’a kadar pek çok müzisyenle birlikte çalışmasını sağladı. Caz geleneğine hakim, hip hop, drum ‘n’ bass ve progresif rock’a da. Bunları olduğu gibi Mahliana’ya taşımış, hayrettir ama Mehldau da öyle. Sonuç: en çok doğaçlama, biraz dub, biraz drum ‘n’ bass, elektro ve funk esintisi ile ‘elektrik’ bir ikili.

Sanırım o akşam Haliç Kongre Merkezi’nde olanlar, albümü ilk dinlediğimizde duyduğumuz hayranlığı duyacak. Guiliana’nın etkileyici katkısının da altını çizmek lazım. “Yes”in davulcusu olarak tanıdığımız, şimdi besteci ve yapımcı, plak şirketi sahibi Bill Bruford ona olan hayranlığını açık seçik belirtmiş. Peki, Mehldau’nun ‘elektrik’liği kalıcı mı olacak? Pek sanmıyoruz. Kendi sitesine bakılacak olursa Larry Grenadier ve Jeff Ballard ile Village Vanguard’da pek güzel, eski usul bir konser vermiş.
Brad Mehldau, Mark Guiliana ‘Mehliana’/ Haliç Kongre Merkezi/ 8 Temmuz Salı saat 19.00
Chick Corea, Stanley Clarke ‘The Songs Of Return To Forever’/ Haliç Kongre Merkezi/ 8 Temmuz Salı 21.30