Caz Festivali'nden Joan Baez sürprizi

Caz Festivali'nden Joan Baez sürprizi
Caz Festivali'nden Joan Baez sürprizi
27 Haziran-15 Temmuz tarihlerinde düzenlenecek 22. İstanbul Caz Festivali'nin programı açıklandı. Müziğin yaşayan efsanesi Joan Baez, 11 yıl aradan sonra onu sahnede izlemeden yetişen bir kuşak için yeniden İstanbul'da. BBC efsanesi Jools Holland, Marcus Miller, Melody Gardot ve Tigran Hamasyan festivalin diğer yıldızları.  

İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından, 18 yıldır Garanti Bankası’nın sponsorluğunda düzenlenen İstanbul Caz Festivali’nin 22’ncisi, 27 Haziran–15 Temmuz tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Festival, 15’i aşkın farklı mekânda 250’den fazla yerli ve yabancı sanatçı ile 35’in üzerinde konser sunduğu programıyla bu yaz da İstanbul’u caz ışıklarıyla aydınlatacak. Müziğin yaşayan efsanesi Joan Baez, Jools Holland, Marcus Miller, Melody Gardot ve Tigran Hamasyan gibi folk, blues ve cazın farklı seslerini ağırlayacak olan 22. İstanbul Caz Festivali, Fenerbahçe Parkı’ndaki “Parklarda Caz” ve Kadıköy’deki “Gece Gezmesi” etkinlikleriyle Anadolu yakasına da taşınacak.

22. İstanbul Caz Festivali’nin programı 24 Mart Salı akşamı İKSV’nin resmi konaklama sponsoru Martı Istanbul Hotel’de yer alan Mixo Restaurant & Bar’da düzenlenen basın toplantısıyla duyuruldu. Toplantıya konuşmacı olarak İKSV Genel Müdürü Görgün Taner, Garanti Bankası Genel Müdür Yardımcısı Nafiz Karadere ve İstanbul Caz Festivali Direktörü Pelin Opcin katıldı.


22. İSTANBUL CAZ FESTİVALİ PROGRAMINDA KİMLER VAR?

Cazın Genç Dehası Tigran Hamasyan İki Farklı Projeyle Festivalde

30 Haziran Salı, 21.00, Aya İrini Müzesi

1 Temmuz Çarşamba, 19.00, CRR Konser Salonu

1987 Ermenistan doğumlu genç müzik dehası Tigran Hamasyan, iki özel konserle festivalin konuklarından. 3 yaşında piyano çalmaya başlayan Hamasyan henüz 18 yaşındayken Montreux Caz Festivali ve Thelonious Monk Enstitüsü’nün piyano yarışmalarında birincilik kazandı. Aynı yıl ilk albümü World Passion’ı çıkaran sanatçının 2011’de yayımlanan albümü A Fable, Fransa’nın Grammy’leri sayılan Victoires de la Musique ödülüne layık görüldü.  The Guardian’ın hakkında “Hem groove dolu hitler yazabilen hem de birçok stili ustalıkla çalabilen bir virtüoz”; Herbie Hancock’un “Artık benim öğretmenim sensin” dediği Tigran Hamasyan’ın hayranları arasında Brad Mehldau, Chick Corea ve Herbie Hancock gibi isimler de yer alıyor.

Tigran Hamasyan’ın geleneksel Ermeni müziğini yorumladığı ilk konseri 30 Haziran Salı akşamı Aya İrini Müzesi’nde gerçekleştirilecek. Oda korosu projesi olan “Luys i Luso” başlıklı konserde usta piyaniste Harutyun Topikyan yönetimindeki Erivan Devlet Oda Müziği Korosu eşlik edecek. Dünyanın 100 farklı kilisesinde icra edilecek projenin Eylül ayında ECM etiketiyle bir albümü de yayımlanacak.

Hamasyan, ertesi akşam Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda trio’suyla hareketli ve melodik bir caz akşamı için ikinci kez cazseverlerle buluşacak. Sahne enerjisiyle indie-rock müzisyenlerini hatırlatan Hamasyan’a konserde basta Sam Minaie, davulda ise Arthur Hnatek eşlik edecek. Şubat ayında çıkardığı son albümü Mockroot ile cazın genç yıldızları arasındaki yerini sağlamlaştıran Hamasyan, konserde yeni albümünden parçalar seslendirecek.


Joan Baez, 11 Yılın Ardından Yeniden Açıkhava Sahnesi’nde

1 Temmuz Çarşamba, 21.30, Harbiye Açıkhava Sahnesi

30’dan fazla albümle müzikte yarım asrı geride bırakan, aktivist kimliğiyle de popüler müziğin en önemli seslerinden kabul edilen efsanevi folk müzisyeni Joan Baez, unutulmaz baladlarıyla 11 yıl sonra festival kapsamında yeniden İstanbul’da. 1 Temmuz Çarşamba akşamı Cemil Topuzlu Açık Hava Tiyatrosu’nda düzenlenecek konserde Baez, Diamonds & Rust, Donna Donna, Queen of Hearts gibi kendi hitleri ve yeniden hayat verdiği House of The Rising Sun, Let it Be, Forever Young gibi klasikleri seslendirecek.

1960’lı yıllardan beri koruduğu protest duruşuyla 68 kuşağının sembolleşen kadın müzisyenlerinden Joan Baez, 1969 yılında Woodstock’ın yıldız isimleri arasında yer aldı ve şarkıları yıllar boyunca öğrenci hareketi marşları olarak söylendi. Folk müziğinin sembol isimleri arasında yer alan Baez, 2007 yılında Grammy Müzik Ödüllerinin Yaşam Boyu Başarı Ödülü’ne layık görüldü.  2013’te sanat hayatının 55. senesini kutlayan Baez, en son 2004 yılında 11. İstanbul Caz Festivali’nin konuğu olarak Açıkhava Sahnesi’ndeydi.


Marcus Miller’la Afrika’dan Amerika’ya Uzanan Müzik Yolculuğu “Afrodeezia”

2 Temmuz Perşembe, 21.00, Cemil Topuzlu Açık Hava Sahnesi

Yıllardır yayımladığı başarılı albümleri ve etkileyici tekniğiyle Türk seyircisinin yakından tanıdığı bas dehası Marcus Miller müzikal mirasının kaynağına döndüğü yeni projesi ve 10. albümü Afrodeezia ile bir kez daha festivalin konuğu oluyor. Nisan ayında yayımlayacağı albümü için siyah müziğin izlediği rotadan ilham alan Miller, dinleyicileri yeni topluluğuyla Cemil Topuzlu Açık Hava Sahnesi’nde cazdan, Latin müziğine, afro beat’ten reggae’ye uzanan bir müzik yolculuğuna çıkaracak.

Daha önce birçok kez İstanbul Caz Festivali’nin konuğu olarak konser veren Marcus Miller, 30 yılı aşkın müzik kariyerinde çocukluk idolü Miles Davis’in yanı sıra Aretha Franklin, Roberta Flack ve David Sanborn gibi pek çok ünlü sanatçıyla çalışmalarda bulundu; Joe Sample, McCoy Tyner, Elton John, Bryan Ferry, Jay Z ve LL Cool J’in de dahil olduğu 400’ün üstünde albümde bas gitarıyla yer aldı. Aldığı Grammy ödüllerinin yanı sıra 2013 yılında UNESCO barış elçisi seçilen Miller, UNESCO’nun kölelik karşıtı projesi “Slave Route”un da sözcüsü olarak atandı.


Bas Virtüözü Charnett Moffett ile “Nettwork” Gecesi

3 Temmuz Cuma, 21.00, Sakıp Sabancı Müzesi

Bugüne kadar Wynton Marsalis, McCoy Tyner, Ornette Coleman gibi pek çok efsane isme eşlik ederek 200 kayıtta yer alan bas efsanesi Charnett Moffett, yıldızlarla dolu bir kadroyla festivalin konuklarından olacak. Moffett, kariyeri boyunca dirsek temasında olduğu virtüözleri bir araya getirdiği son projesi NettWork’le, 3 Temmuz Cuma akşamı Sakıp Sabancı Müzesi’nde İstanbul’daki ilk konserini verecek.  

İki elini kullanarak çaldığı ‘tapping’ tekniğinin yaratıcısı, 4 kez Grammy’lerde aday gösterilmiş gitar virtüözü Stanley Jordan; çağdaş ve geleneksel caz müziği ile gospel, Latin, samba gibi farklı türleri bir araya getirmesiyle tanınan piyanist Cyrus Chestnut ve The Tonight Show with Jay Leno’daki performansıyla tanınan, hem Wynton hem de Branford Marsalis’in Grammy kazanan tüm kayıtlarında yer almış tek sanatçı olma ayrıcalığını taşıyan Jeff “Tain” Watts, “NettWork” gecesinde Moffett’e eşlik edecek isimler olacak.


Vokalist, Şarkı Yazarı ve Müzisyen Melody Gardot ile Sepetçiler Kasrı’nda Bir Gece

6 Temmuz Pazartesi, 19.30, Sepetçiler Kasrı

20. İstanbul Caz Festivali’ndeki performansıyla İstanbullu müzikseverleri kendine hayran bırakan Melody Gardot zarif, güçlü ve karakteristik vokalinin yanı sıra yepyeni şarkılarıyla bir kez daha festival seyircisiyle buluşacak. Gardot, 6 Temmuz Pazartesi akşamı Sepetçiler Kasrı’nda olacak. Konser öncesinde Polonya’nın en iyi caz müzisyenleri arasında gösterilen, basçı Wojtek Mazolewski beşlisiyle birlikte sahneye çıkacak.

1985 yılında Amerika’da doğan genç sanatçı Gardot, 9 yaşında piyano çalmaya başladı ve 2006 yılında caz ile blues’u harmanladığı ilk albümü Worrisome Heart’ı yayımladı. Latin ritimleriyle blues tınılarını bir araya getirdiği My One And Only Thrill (2009) isimli albümü Grammy adayı oldu. Ardından yayımladığı The Absence (2012), Avrupa’da büyük bir ilgiyle karşılandı ve Amerikan Caz albümleri listesine bir numaradan girdi. Caz ve blues’un yanı sıra country ve folk etkileri de taşıyan, farklı müzikal renklerin karışımı bir sese sahip Gardot, çıkardığı üç albüm ve Baby I’m A Fool, Your Heart Is As Black As Night, If the Stars Were Mine gibi şarkılarındaki eşsiz yorumuyla ismini dünya çapında duyurdu. Sanatçının yeni albümü Haziran ayında dinleyenlerle buluşacak.


BBC 2’deki Kült Televizyon Programının Yıldızı Jools Holland, 
Marc Almond ve Rhythm and Blues Orchestra ile Birlikte Açıkhava Sahnesi’nde

7 Temmuz Salı, 21.00,  Cemil Topuzlu Açık Hava Sahnesi

BBC 2’deki kült televizyon programı Later... with Jools Holland ile kendine büyük bir hayran kitlesi edinen usta piyanist Jools Holland, 20 kişilik dev orkestrasıyla ilk kez İstanbul’a geliyor. 7 Temmuz Salı akşamı Cemil Topuzlu Açık Hava Sahnesi’ndeki konserde Jools Holland & His Rhythm and Blues Orchestra’ya eşlik edecek sürpriz isim ise şarkıcı ve söz yazarı Marc Almond olacak.

Çocukluğundan bu yana tam bir müzik tutkunu olan Jools Holland, ilk olarak 1970’lerin new wave akımından etkilenen “Squeese” isimli pop grubuna katıldı. Grubun milyonlar satan hit şarkılarında büyük payı olan Holland, 1981’de gruptan ayrıldı ve solo kariyerine başladı. Dönüm noktası 1992’de BBC2 kanalında sunmaya başladığı Later... with Jools Holland adlı müzik programı oldu. Son albümü Sirens of Song’da Imelda May, Joss Stone, Amy Whinehouse, Emeli Sande gibi önemli vokallerle çalışan Holland, festivaldeki konserinde dinleyicilere ekibiyle birlikte caz, R&B, soul, gospel ve funk klasiklerinden kendi bestelerine uzanan eğlenceli bir müzikal yolculuk vaat ediyor. Son albümünde beraber çalıştığı, “rockabilly” türüne yeniden hayat veren İrlandalı şarkıcı Imelda May ise Holland ve orkestrasından önce sahne alarak Dublin sokaklarının enerjisini konsere taşıyacak.


Buena Vista Social Club ile dünyayı turlayan caz piyanisti Roberto Fonseca ve 
2013 Glastonbury performansıyla devleşen Malili Fatoumata Diawara aynı sahnede

8 Temmuz Çarşamba, 21.45,  Feriye Lokantası

Buena Vista Social Club ile dünyayı turlayan Kübalı caz piyanisti Roberto Fonseca ve Damon Albarn’dan Herbie Hancock’a, Amadou and Mariam’dan, Paul McCartney ve Roots’a sayısız isimle birlikte çalışmış Malili müzisyen ve şarkıcı Fatoumata Diawara, sıcak ve ritmik bir Afro-Latin müzik akşamı için 8 Temmuz Çarşamba akşamı Feriye Lokantası’nda bir araya geliyor.

8 yaşında piyano çalmaya başlayan Roberto Fonseca, ilk önemli performansını 15 yaşındayken Havana Uluslararası Caz Festivali’nde sergiledi. 2001 yılında  İbrahim Ferrer’in orkestrasına katılan Fonseca, tüm dünyada 400’den fazla performans gerçekleştirerek Ruben Gonzalez, Cachaito, Guajiro Mirabal gibi pek çok ünlü isimle aynı projede yer aldı. Fatoumata Diawara, La Genese (1999) ve Sia, le reve du python (2001) filmleriyle adını duyurduktan sonra dünyaca ünlü sokak tiyatrosu Royal de Luxe ile birlikte Kirikou et Karaba müzikalinde rol aldı.  müzisyen ve dansçı Diawara, perküsyon, gitar ve vokalini birleştirdiği ilk albümü Fatau ve Kanou adlı EP’sini 2011 yılında yayımladı. Sanatçı, 2013 yılında Glastonbury festivalindeki performansıyla unutulmaz bir konsere imza attı.

 
“Ustalarla Buluşmalar” bu yıl İran’dan Norveç’e uzanıyor: Mahsa Vahdat, Tord Gustavsen ve Fahrettin Yarkın bir arada

9 Temmuz Perşembe, 21.00, İstanbul Erkek Lisesi Bahçesi

İstanbul Caz Festivali kapsamında 2006 yılından bu yana Türk müziği ile benzer kaynaklardan beslenen dünyaca ünlü sanatçıları, ülkemizden usta isimlerle yeni ve özgün üretimler sergilemek üzere bir araya getiren “Ustalarla Buluşmalar” konserleri bu yıl yine özel bir projeyle devam ediyor.  9 Temmuz Perşembe akşamı İstanbul Erkek Lisesi Bahçesi’nde gerçekleştirilecek “Ustalarla Buluşmalar” konserinde İranlı sanatçı Mahsa Vahdat, Norveçli piyanist Tord Gustavsen ve İstanbullu vurmalı çalgılar ustası Fahrettin Yarkın sahneden seyircilere müzikleriyle birlikte seslenecekler.

Geleneksel İran müziğinin çağdaş yorumcusu ve ifade özgürlüğü savunucusu, Tahran doğumlu Mahsa Vahdat, küçük yaşlarda müzik ve şan eğitimi almaya başladı. Dönemin, kadına getirdiği şarkı söyleme yasağına rağmen kardeşi ile birlikte yayımladıkları Songs From The Persian Garden isimli albümle büyük ilgi gören sanatçı, dünyanın çeşitli festivallerinde birçok başarılı müzisyenle birlikte sahne aldı. Piyanist ve besteci, Norveç cazının önemli temsilcisi Tord Gustavsen, Silje Nergaard ve Kristin Asbjørnsen gibi sanatçılarla ortak projelerde yer aldıktan sonra yoluna Tord Gustavsen Trio, Tord Gustavsen Ensemble ve Tord Gustavsen Quartet gibi projeleriyle devam etti. Dünyanın çeşitli yerlerinde konserler, dersler ve seminerler veren müzisyen Fahrettin Arkın ise 2005 yılında Topkapı Sarayı’nda sahnelenen Lirik Tarih Gösterisi’nde grubu ile birlikte yer aldığı performansla büyük ilgi topladı. Arkın, Türk Müziği’nde ritim kavramını anlatan kitap çalışmasına da devam ediyor.

Irak kökenli Amerikalı trompetçi Amir El Saffar, “Ustalarla Buluşmalar” konserinden önce 19.30’da sahne alacak. 2006 yılında çıkardığı ve Arap makam müziğini caz doğaçlama tekniğiyle birleştirdiği  Two Rivers albümü büyük ilgi gördü. 2006 yılından bu yana üç stüdyo albümü daha yayımlayan sanatçı, Randy Brecker, Cecil Taylor gibi isimlerle aynı sahneyi paylaştı.

 
“Caz İçin Tuhaf Bir Yer”: The Bad Plus ve Joshua Redman

10 Temmuz Cuma, 19.30, ENKA Eşref Denizhan Açık Hava Tiyatrosu

Yaratıcı ve eğlenceli yorumlarıyla tanınan avangard-caz üçlüsü The Bad Plus, günümüzün en karizmatik saksofon virtüözlerinden Joshua Redman ile festival sahnesinde güçlerini birleştirecek. 10 Temmuz Cuma akşamı ENKA Eşref Denizhan Açık Hava Tiyatrosu’nda gerçekleştirilecek konserden önce, Avrupa cazının parlayan yıldızlarından Fransız akordeon sanatçısı Vincent Peirani, beşlisiyle sahnede olacak.

Reid Anderson (akustik bas), Ethan Iverson (piyano) ve David King’den (vurmalı çalgılar) oluşan Amerikan caz grubu The Bad Plus, üçlü olarak ilk kez 1989 yılında sahne aldı. Kendi adlarını taşıyan ilk albümlerini 2001 yılında yayımlayan ve Abba, Blondie, Nirvana, Neil Young, Ornette Coleman’ın parçalarını kendi tarzlarında yorumladıkları 5 albümleri bulunan grup, müziklerinde rock ve pop müziğin esintilerini hissettiriyor. Karizmatik caz sanatçısı ve saksofonist Joshua Redman ise kendi adını taşıyan ilk albümünü 1993 yılında yayımladı. Solo performanslarının yanında Brad Mehldau, Christian McBride, Kurt Rosenwinkel gibi pek çok önemli isimle birlikte çalışan Redman, The Bad Plus’la imza attığı özel konserlerden birini festival kapsamında İstanbul’da gerçekleştirecek.


Caz Sıcağına “Kuzey Işıkları”: Sly & Robbie, Nils Petter Molvaær

11 Temmuz Cumartesi, 19.00, KüçükÇiftlik Park

Bugüne kadar 200 bin kayıtta yapımcı ya da müzisyen olarak yer alan, reggae müziğin en önemli bas ve davul ikilisi Sly & Robbie, Norveçli usta caz trompetçisi Nils Petter Molvaær ile sıra dışı bir konser için festivalde buluşuyor. Jamaika’nın groove ustaları ve dünyanın en iyi davul-bas ikililerinden, Grammy ödüllü Davulcu Sly Dunbar ve basçı Robbie Shakespeare, Grace Jones’dan Mick Jagger’e birçok uluslararası yıldızla çalışmaları ve yer aldıkları her projeye kendi groove anlayışlarını katmalarıyla tanınıyor. Norveç’in elektro caz alanındaki en önemli isimlerinden Nils Petter Molvær’le birlikte sahnede olacak ekibe, gitarda yine Norveç caz sahnesinin aktif isimlerinden Eivind Aarset ve elektronik müzik dehalarından Vladislav Delay eşlik edecek. Sadece 2015 yazına özel olarak tasarlanan bu projede müzisyenler ilk defa aynı sahnede olacak ve cazdan dub’a, elektronik müzikten dünya müziğine izleyenleri keyifli bir yolculuğa çıkaracak. 11 Temmuz Cumartesi akşamı KüçükÇiftlik Park’ta düzenlenecek konserden önce Korhan Futacı ve Kara Orkestra, İstanbul’un kaosunu ve deliliğin müzikal hikâyesini kendi stilleriyle dinleyicilere anlatacak. Kuzey Işıkları etkinliğinde sahne alacak diğer sürpriz isimler festivalin web sitesinden ve sosyal medya hesaplarından takip edilebilir.


Süper starlardan oluşan bir quartet: Chris Potter, Dave Holland, Lionel Loueke, Eric Harland

13 Temmuz Pazartesi, 21.00, CRR

Saksofonda Chris Potter, basta Dave Holland, gitarda Lionel Loueke ve davulda Eric Harland; cazın yıldızları aynı sahnede buluşuyor. Underground gibi çok başarılı caz gruplarının lideri Chris Potter ve Bill Evans, Miles Davis gibi cazın en büyük isimleri ile çalmış, son dönemde gerçekleştirdiği quartet ya da big band projeleri ile aralarında Grammy de olan sayısız ödüle layık görülen Dave Holland, 13 Temmuz Pazartesi akşamı Cemal Reşit Rey’de bir araya geliyor. Blue Note plak şirketinin müzisyeni Lionel Loueke ile Charles Lloyd, Stefon Harris gibi isimlerle düzenli olarak çalışan, son dönem caz sahnesinin en faal ismi davulcu Eric Harland’ın da katılmasıyla tamamlanan bu quartet, caz severleri oldukça tatmin edecek eşsiz bir gece vaat ediyor.

 

“Parklarda Caz”

4 Temmuz Cumartesi, 17.00, Fenerbahçe Parkı ve Fenerbahçe Khalkedon

Festival caz müziğinin enerjisini yine parklara taşıyarak 4 Temmuz Cumartesi günü İstanbullulara açık hava şenliği yaşatacak. Fenerbahçe Parkı ve Fenerbahçe Khalkedon’a konuşlanmış sahnelerde bando ve caz orkestralarıyla Türkiye ’nin keşfedilmeyi bekleyen başarılı genç cazcılarını aynı etkinlikte buluşturacak “Parklarda Caz”, ücretsiz olarak gerçekleştirilecek.  

Etkinliğin lokomotifi olacak 8 kişilik New Orleans’lı grup The Soul Rebels Brass Band, caz, funk, soul, hip-hop, rock ve pop müziği en iyi şekilde harmanladıkları müzikleriyle festival sahnesinin gözdelerinden olacak. Montreux, Viyana ve North Sea Jazz Festivalleri’nde performans sergilemiş Gettysburgh College Jazz Ensemble da “Parklarda Caz”da konser verecek topluluklar arasında yer alıyor.

Tam 12 yıldır devam eden “Genç Caz” serisi bu yıl da profesyonel müzik kariyerine adım atmamış, 30 yaş altı genç caz müzisyenleri desteklemeye devam ediyor. Şimdiye dek 60’a yakın genç topluluğu festivale katan “Genç Caz” serisinin 2015 yılı başvuruları 24 Nisan’a kadar gerçekleştirilebilecek. 10 Mayıs Pazar günü Salon İKSV’de yapılacak değerlendirme konserinin sonucunda belirlenen dört topluluk da “Parklarda Caz”da sahne alma fırsatı bulacak.


“Gece Gezmesi”

8 Temmuz Çarşamba, Kadıköy-Moda-Yeldeğirmeni

Bu yıl festival kapsamında ilk kez düzenlenecek “Gece Gezmesi” etkinliği, müzik şenliği ruhunu Kadıköy haritasına taşıyor. 8 Temmuz Çarşamba günü Kadıköy, Moda ve Yeldeğirmeni rotasında yer alan çeşitli konser mekânlarında, civar müzisyenlerin ev stüdyolarında ve atölyelerde, “Gece Gezmesi” kapsamında çeşitli etkinlikler gerçekleştirilecek. Bu etkinlikler, Türkiye’den alternatif/bağımsız müzisyenler ve cazın genç temsilcilerinin katılımıyla düzenlenecek. 2015 Nardis Genç Caz Vokal Yarışması birincisi Su İdil’in de katılımcılar arasında yer aldığı program ilerleyen dönemlerde açıklanacak.


22. İstanbul Caz Festivali, “Yaşam Boyu Başarı Ödülü”nün de sahibi Emin Fındıkoğlu konseri ile başlıyor

22. İstanbul Caz Festivali, 27 Haziran Cumartesi akşamı 21.00’da Avusturya Başkonsolosluğu’nun Yeniköy’deki Avusturya Kültür Ofisi Bahçesi’nde başlayacak. Festivalin bu yılki Yaşam Boyu Başarı Ödülü’nü alacak usta caz müzisyeni, piyanist ve besteci Emin Fındıkoğlu’nun, ilk kez seslendirilecek bestelerine de yer verdiği yeni projesi Emin Fındıkoğlu+12 konseri, festivalin açılışını yapacak. Gece, Türkiye’de R&B vokalin aranan ismi Bora Uzer’in festivale özel projesiyle devam edecek. Festivalin açılış konseri için sınırlı sayıda bilet de Biletix ve İKSV gişelerinde satışta olacak.

75 yaşındaki caz müzisyeni, aranjör ve besteci Emin Fındıkoğlu, liseyi izleyen yıllarda Cüneyt Sermet’in önerisiyle Arif Mardin’le başladığı müzik eğitimine burslu olarak Berklee School of Music’te devam etti. 1970’de İstanbul’da The Rhythm Section adlı caz klübünü açan Fındıkoğlu, 70’li yıllarda Onno Tunç ile kurduğu topluluklarla Türkiye caz müziğine büyük katkılarda bulundu. Sanatçı, Tuna Ötenel’le Euphony (1986) ve Detant (1999) adlı projeleri gerçekleştirdi. 1985’de Uluslararası  Bilsak Caz Festivali’ni başlatan sanatçı, son on yıldır MİAM’daki caz derslerini sürdürüyor. Fındıkoğlu’na Yaşam Boyu Başarı Ödülü, açılış konserinden önce takdim edilecek.


Salon’da Avrupa Caz Kulübü geceleri

Türkiye caz sahnesinin başarılı isimlerini Avrupalı ustalarla özel projelerde buluşturan ve bir araya gelmeyecek müzisyenlere adeta bir “jam session” olanağı sunan “European Jazz Club - Avrupa Caz Kulübü” serisi 9. yılında yepyeni projelerle sürüyor. Konser serisi, bu yıl da İstanbul Caz Festivali boyunca Salon İKSV’de  devam edecek.

WeeD Feat. ERNST  REIJSEGER, 30 Haziran Salı, 21.30

Çağdaş müziğin ikonik ismi John Cage ile Harvard Üniversitesi bünyesinde ve Amerika’nın çeşitli yerlerinde performanslar ve dünya prömiyerleri gerçekleştiren Şenol Küçükyıldırım, gitarda Çağlayan Yıldız ve Şevket Akıncı'nın ve bas gitarda Murat Çopur'un olduğu WeeD ile birlikte seslerin sınırlarında gezinerek keşfedilmemiş olanın izini sürüyor. WeeD’e bu konserde Hollandalı çellist Ernst Reijseger eşlik edecek. Ernst Reijseger, Werner Herzog’un film müziklerinden klasik ve çağdaş müziğe birçok alanda eser vermiş,  çellosunu çok yaratıcı bir şekilde kullanabilen usta bir isim.


DAVE ALLEN BAND feat. MICHAEL GRIENER,
8 Temmuz Çarşamba, 21.30

Etkileyici tekniği ve güçlü melodileriyle dikkatleri çeken gitarist Dave Allen, Amerika dışında Avrupa ve Asya’da da David Liebman, Mark Turner, Jeff Ballard, Marcus Gilmore gibi birçok caz sanatçısıyla birlikte çalıştı. Uzun yıllardır Türkiye’de yaşayan Dave Allen, grubu ve bateride harikalar yaratan Alman caz müzisyeni Michael Griener ile birlikte sahne alacak.


BAŞAK YAVUZ BAND feat. VINCENT PEIRANI,
9 Temmuz Perşembe, 21.30

İstanbul Caz Festivali dahil olmak üzere New York, Montreal ve İstanbul’un çeşitli kulüplerinde sahneye çıkmış caz vokalisti Başak Yavuz, Tamer Temel, Adem Gülşen, Alper Yılmaz ve Erdem Göymen’den oluşan grubuyla birlikte Fransız akordeoncu Vincent Peirani ile aynı sahneyi paylaşacak. Peirani, 10 Temmuz Cuma akşamı ise The Bad Plus ve Joshua Redman konseri öncesinde ENKA Eşref Denizhan Açık Hava Tiyatrosu’nda sahne alacak.


BURAK BEDİKYAN EUROPEAN QUARTET,
14 Temmuz Salı, 21.30

Gerek kendi liderliğindeki projelerle, gerek yerli ve çoğunlukla yabancı ustalarla beraber “Sideman” kimliğiyle ülkemizin en çok tercih edilen müzisyenleri arasında üst sıralarda bulunan piyanist Burak Bedikyan ve quartet’i bu sene festivalde yer alıyor. Bedikyan, kuşağının en üretken saksofon sanatçıları arasında kabul edilen Andy Middleton, yaratıcılığın ön planda olduğu doğaçlamalarıyla caz çevrelerinin aranılan kontrbas sanatçısı olan Johannes Strasser ve uzun yıllar Art Farmer Beşlisi’nde yer alan müzisyen Joris Dudli’yle bir araya geliyor.


EDİZ HAFIZOĞLU NAZDRAVE

Bugüne kadar başta caz olmak üzere pek çok tarzda müzisyene eşlik eden Ediz Hafızoğlu, 2014 yılının sonunda yayımladığı Nazdrave albümünde Ülkü Aybala Sunat, Elif Çağlar, Kolektif İstanbul, Korhan Futacı ve Kara Orkestra, Alp Ersönmez gibi isimlerin kendisine eşlik etmesiyle dikkat çekiyor. Hafızoğlu’nun festival kapsamında vereceği konserin detayları festivalin web sitesinden takip edilebilir.

 
GÜÇ BAŞAR GÜLLE

Osmanlı-Türk müziği ve klasik-caz batı müziği hakkındaki birikimini çeşitli projelerde ortaya koyan, kendine has müzik diliyle dikkatleri üzerine çeken Güç Başar Gülle, ilk albümü İki Renk'i 2010 yılında yayımladı. İlk albümünden farklı bir müzik anlayışı ortaya koyduğu ikinci albümü Bensiz'i ise 2013 yılında dinleyicileriyle buluşturdu. Müzik kariyerinin yanı sıra araştırmacı olarak da önemli çalışmalara imza atan Gülle, dünyada pek çok önemli okulda eğitim veriyor. Gülle’nin Volkan Hürsever’in de yer aldığı ekibine katılacak konuk sanatçı ve konserin detayları festivalin web sitesinden takip edilebilir.

 
Festivalin son haftasına eklenecek sürpriz isimler

Festivalin son haftası, önümüzdeki günlerde açıklanacak konserlerle renklenecek. 22. İstanbul Caz Festivali, 2015’te 100. doğum yılı kutlanacak olan ünlü şarkıcı Frank Sinatra’nın anısına muhteşem bir konser için hazırlıklarını sürdürüyor. Almanya Sefareti Tarabya Yazlık Rezidansı’nda gerçekleştirilecek bu eşsiz konserin tam tarihi ve yer alacak sanatçıların isimleri yakında açıklanacak.

Festivalin son günlerinde yer alacak bir diğer sürpriz isim ise, 2013 yılında Nakamarra şarkısıyla Grammy'ye de aday olan Avustralyalı topluluk Hiatus Kaiyote olacak. 2012 yılında yayınlanan ilk albümleri Tawk Tomahawk ile büyük başarı kazanan grup, ikinci albümleri Choose Your Weapon'ı önümüzdeki Mayıs ayında müzikseverlere sunmaya hazırlanıyor. Topluluğun konser tarihi ve mekânı önümüzdeki dönemde açıklanacak.


Festivale eş zamanlı kulüp programları: Nardis, Nublu ve Roxy’de

Bu yıl sevilen caz kulüplerinden Nardis Jazz Club’ın yanı sıra, yine İstanbul’un önemli caz duraklarından biri olan Nublu ve eskimeyen konser mekânlarından Roxy de sahnesini İstanbul Caz Festivali’yle paylaşacak. Temmuz ayı boyunca Nardis, Nublu ve Roxy’de gerçekleştirilecek konserlerin programı ve bilet/rezervasyon bilgileri mekânların web sitelerinden (nardisjazz.com; nubluistanbul.net; roxy.com.tr) takip edilebilir.


Festival biletleri ne zaman satışa çıkıyor?  

22. İstanbul Caz Festivali’nin biletleri 11 Nisan Cumartesi günü 10.00’dan itibaren Biletix satış kanalları ve hizmet bedeli olmadan İKSV ana gişeden (pazar hariç her gün 10.00-18.00 saatleri arasında) satışa çıkıyor. Her konserde tam biletlerin yanı sıra öğrenciler için indirimli bilet de satışa sunulacak.