Caz'da kaçırırsanız üzüleceğiniz 12 konser!

Caz'da kaçırırsanız üzüleceğiniz 12 konser!
Caz'da kaçırırsanız üzüleceğiniz 12 konser!
İKSV tarafından Garanti sponsorluğunda düzenlenen 22. İstanbul Caz Festivali'ne sayılı günler kaldı. 27 Haziran'da başlayacak festivalin direktörü Pelin Opcin Jools Holland ve Imelda May'den Tigran Hamasyan'a Aloe Blacc, Oleta Adams ve China Moses'lı Sinatra&Lady Day gecesinden Joan Baez ve Marcus Miller'a festivalde kaçırırsanız üzüleceğiniz 12 konser seçti.

1. JOOLS HOLLAND VE IMELDA MAY
7 Temmuz Salı 21.00, Harbiye Açıkhava Sahnesi

Festival bir efsaneyi ilk kez sahnesinde ağırlamaya hazırlanıyor. JoolsHolland ve orkestrası Açıkhava sahnesine çıktığında, caz ve blues tarihinin yanı sıra, güncel müziğin son 20 yıllık geçmişinden de kareler gözünüzün önüne gelecek. BBC2 kanalının amiral gemisi “Later…with Jools Holland” programının yapımcısı, grup lideri, piyanist, yapımcı Jools Holland’ın programına davet etmediği sanatçı kalmamış gibi. Amy Winehouse’danAdele’e popüler müziğin son dönemine şekil veren birçok yıldızın ilk TV görünürlüğünü Jools’un kanatları altında gerçekleşmiş. Müzik dünyasının en saygın sanatçılarından biri olan Jools Holland bu konserinde, daha önce Caro Emerald, KT Tunstall, Paloma Faith, Emeli Sandé, Tom Jones gibi devlerle kaydettiği parçaları, 80’li yılların kült vokali MarcAlmond ve grubun ateşli vokalisti Ruby Turner eşliğinde, 20 kişilik orkestrası ile seslendirecek.

Konserin başında sahneye çıkacak Imelda May’in modern-retro müziği, bunu destekleyen sahne karizması, Dublin’in Kuzey Soul’u ile flört eden rockabilly enerjisi gecenin fitilini ateşleyecek. Imelda’nın Jools ve orkestrasına katılması ise cabası! Işık hızında bir blues, boogie-woogie ve rockabilly gecesine hazır olun, dans ayakkabılarını giymeyi de unutmayın!

2. TIGRAN HAMASYAN VE ERİVAN DEVLET ODA MÜİZĞİ KOROSU “LUYS İ LUSO” & TIGRAN HAMASYAN TRIO
30 Haziran Salı 21.00, Aya İrini Müzesi
1 Temmuz Çarşamba 19.00, CRR Konser Salonu

Uzun süredir festivale davet etmek için fırsat kolladığımız dahi caz piyanisti Tigran Hamasyan ile sonunda kavuşuyoruz. 2003 yılında Montreux Caz Festivali solo piyano yarışmasını kazandığı erken dönemde bile tekniği, müziğine kendi köklerini katışı, doğaçlamasındaki rock enerjisiyle radarımıza giren Tigran, bu yıl iki özel konserle festivalde olacak. İlki geleneksel Ermeni müziğini, piyanosuyla eşlik ettiği 26 kişilik Erivan Devlet Oda Müziği Korosu’yla yorumladığı “Luys i Luso” projesi. Bu proje için Türkiye’nin doğusundaki tarihi kiliseleri de ziyaret edecek Tigran, turnenin bir belgeselini de çekiyor. Ertesi gece de folk, indie müzik ve electronik müzik esintileri taşıyan Mockroot repertuarını basta Sam Minaie ve davulda Arthur Hnatek’ten oluşan üçlüsü ile seslendirecek. Melodik, hüzünlü ve derinlikli müziğiyle, ruhlarımızın içine işleyen Tigran’ı canlı izlemek için gün sayıyoruz.

3. SINATRA & LADY DAY feat. ALOE BLACC, OLETA ADAMS, CHINA MOSES
Müzik direktörü: Terri-Lynn Carrington.
14 Temmuz Salı 21.30, Almanya Sefareti Tarabya Yazlık Rezidansı

Yukarıda isimleri yan yana koyunca projeyi anlatmaya pek de gerek kalmıyor. Ama belki biraz da projenin geri planını aktarmak gerekir. Uzun süredir ortak işler geliştirdiğimiz New York’lu yapımcı Danny Kapilian ile Frank Sinatra ve Billie Holiday’in 100. doğum yılları vesilesiyle bir proje ortaya çıkaralım istedik. Bu projenin alışılagelmiş Sinatra repertuarından oluşmasından ziyade, iki ismin kariyerinin kesişim kümesinde buluşan bir retrospektif olmasını hayal ettik. Bir de seslendirenler caz standardı geleneğinden isimler yerine R&B, hip-hop yönü güçlü isimler olunca caz standartlarını yepyeni bir yüzle dinleyeceğiz. Aloe Blacc gibi gençleri peşinden sürükleyen bir modern soul/hip hop sanatçısı, Oleta Adams gibi bir dev şarkıcı ve caz vokalin ışıltılı ismi China Moses’la yıldızlar geçidi gibi bir gece. Müzik direktörlüğü ise usta davulcu Terri-Lynn Carrington’a emanet. Piyanoda son dönemin başarılı modern cazcısı Aaron Parks var. Daha ne isteriz!

4. “KUZEY IŞIKLARI” SLY & ROBBIE, meet NILS PETTER MOLVÆR/
KORHAN FUTACI VE KARA ORKESTRA/ THE ASTEROIDS GALAXY TOUR
11 Temmuz Cumartesi 19.00, Uniq Açıkhava Sahnesi

Festivalin en “havalı” gecelerinden biri… Önce Korhan Futacı ve Kara Orkestra’nın free caz, alternatif rock, delilik ve kaos kokan coşkulu müziği bizi karşılıyor. Ardından dans etmeden duramayacağınız bir performans için sahneyi Danimarkalı saykedelik-pop grubu The Asteroids Galaxy Tour devr alıyor. Son olarak reggae müziğin en önemli bas ve davul ikilisi Sly&Robbie, Norveçli usta caz trompetçisi Nils Petter Molvaær ile sıradışı bir konser için sahnede buluşuyor. Norveçli gitarist Eivind Aarset, Finlandiyalı elektronik müzik dâhisi Vladislav Delay de bu ekipte. Gerçek bir açıkhava partisi olacak.

5. FATOUMATA DIAWARA & ROBERTO FONSECA
8 Temmuz Çarşamba 21.45, Feriye Lokantası

Roberto Fonseca, Küba’nın cevherlerinden. 8 yaşında piyano çalmaya başlayan, genç yaşında Buena Vista Social Club ve İbrahim Ferrerile dünyayı turlayan Fonseca, solo kariyerinde muhteşem albümlere imza attı; sahne performansıyla hep göz doldurdu. Benim favori albümüm “Zamazu”. Konser öncesi bu albümü de dinlemenizi taksiye ederim. Mali’nin en etkileyici şarkıcılarından Fatumata Diawara ise DamonAlbarn’dan Herbie Hancock’a kadar sayısız ismimle çalışmış olan, kişisel geçmişinden taşıdığı derin izleri müziğine katan bir “güç timsali”. Daha önce gerçekleştirdikleri konserlerle Glastonbury Festivali dahil olmak üzere birçok festivalin sahnesini sallayan ikili, sıcak ve ritmik bir Afro-Latin ruhunu Boğaz kıyılarına taşıyacak.

6. MICHAEL KIWANUKA, HIATUS KAIYOTE, THEO CROKER
15 Temmuz Çarşamba 19:00, Uniq İstanbul Açıkhava Sahnesi

Festivalin kapanış gecesi genç ve çok yönlü topluluklarla şenleniyor. Sıra dışı yeteneğiyle göz dolduran ABD’li genç trompetçi Theo Croker cazla dans ettirilir mi sorusunun cevabını uygulamalı olarak verecek. Neo-souldenebilecek müzikleriyle bu tarzın geleceği olarak gösterilen Avustralyalı grup Hiatus Kaiyote, özellikle güncel müzik severleri cezbediyor. Son olarak sahneye çıkacak Michael Kiwanuka “vintage” sandığından çıkmış, soul müzisyenlerinin karizmasıyla bezenmiş ve bir ozan–şarkıcı şiirselliğiyle yazılmış şarkılarla kalbimize işliyor. Bill Withers ve Otis Redding gibi devlerle karşılaştırılan Kiwanuka’yı festival izleyicisi keşfedecek ve çok sevecek.

7. ‘USTALARLA BULUŞMALAR’ MAHSA VAHDAT featuring TORD GUSTAVSEN, FAHRETTİN YARKIN/
AMIR ELSAFFAR ‘TWO RIVERS’

9 Temmuz Perşembe 19:30, İstanbul Erkek Lisesi Bahçesi

Dünyanın dört bir yanından ustaları bir araya getiren “Ustalarla Buluşmalar” serisinde, bu yıl İranlı sanatçı Mahsa Vahdat, Norveçli piyanist Tord Gustavsen ve İstanbullu vurmalı çalgılar ustası Fahrettin Yarkın birlikte sahnede. Ekibe kemençede Shervin Mohajer eşlik ediyor. Gecenin açılışını ise Arap makam müziğini caz doğaçlama tekniği ile birleştirdiği “Two Rivers” projesiyle Irak kökenli ABD’li trompetçi Amir El Saffar yapıyor. Konser İstanbul Erkek Lisesi bahçesinin büyülü atmosferinde gerçekleşecek.

8. CHARNETT MOFFETT, JAMES BLOOD ULMER, CYRUS CHESTNUT, JEFF WATTS ‘NETTWORK’
3 Temmuz Cuma 21:00, Sakıp Sabancı Müzesi Bahçesi

İstanbul izleyici bas virtüözleri liderliğindeki projeleri seviyor. Bunu Marcus Miller’in neredeyse bir halk kahramanı haline gelmesinden anlayabiliriz. Bu kez festivale ilk kez katılan efsanevi müzisyen Charnett Moffettile bas titreşimlerini hissedeceğiz. 200’den fazla kayıtta yer alan McCoyTyner, WyntonMarsalis, OrnetteColeman gibi önemli müzisyenlerle çalışan Charnett Moffett elinde bas dile geliyor. “Solo Bass Works” albümündeki –adı üzerinde– solo bas ile seslendirdiği yalın ve güçlü “Fragile” yorumunu dinlemenizi öneririm. Festivaldeki konserde ise tam anlamıyla bir yıldızlar ekibiyle bir ayara geliyor. Moffett’ın yanında James Blood Ulmer (gitar), Cyrus Chestnut (piyano) ve JeffWatts (davul) olacak.

9. THE BAD PLUS JOSHUA REDMAN/ VINCENT PEIRANI QUINTET
10 Temmuz Cuma 19:30, ENKA Eşref Denizhan Açıkhava Tiyatrosu

Cazın geleceğini öngörenlerle, o geleceği hayata geçirenler bu gece aynı sahnede olacak. Bundan yaklaşık 15 yıl önce The Bad Plus’ı ilk duyduğumda çok etkilenmiştim. Yenilikçi ama bir o kadar da erişilebilir tarzlarıyla alternatif rock’u güçlü caz icrasıyla birleştirdikleri virtüözlükleriyle, özgün bestelerinin güzelliği ve “Smells Like Teen Sprit” gibi kült şarkılara yaptıkları yorumlarla cazı genç bir kitleye ulaştıracaklarına dair sağlam işaretler veriyorlardı. 20 yılı aşan kariyerlerinde alternatif sesleri, çağdaş müziği ve post-rock’ı caza taşıyan avant-garde ekolün en başarılı temsilcilerinden oldular. Bu alanda EsbjörnSvensson’un öncülüğü tartışılmaz ve yeri dolmaz olsa da The Bad Plus Amerika kıtasında üzerine düşeni yaptı. Bugün cazın başına –iyi anlamda- ne geldiyse bu müzisyenler baş sorumludur(!) İstanbul konserinde modern cazın saksofon dâhisi JoshuaRedman ile güç birliği yapıyorlar. Konserden önce, belki de bu ustaların açtıkları yol sayesinde özgün bir sound’a kavuşan Avrupa cazının parlayan yıldızlarından, Fransız akordeon sanatçısı Vincent Peirani’nin beşlisi sahneye çıkıyor.

10. GECE GEZMESİ
8 Temmuz Çarşamba 20:00, Kadıköy–Moda–Yeldeğirmeni
Bu yıl festivalin çılgın projesi “Gece Gezmesi” olacak. Uzun bir süredir festival içinde festival yaratmak konusunda kabına sığamayan ekibimiz, Kadıköy bölgesinin canlı kültür haritasını festivale katmak için gece-gündüz çalıştı. Türkiye’nin bağımsız müzik sahnesinde yenilikçi ve özgün sesleri ve cazın ustalarımüzik şenliği ruhunda Kadıköy’de buluşacak. Kadıköy, Moda ve Yeldeğirmeni rotasında yer alan çeşitli konser mekânlarında, civardaki müzisyenlerin ev stüdyolarında ve atölyelerde birbirinden renkli konserler gerçekleşecek.
Gaye Su Akyol, Kaan Boşnak, Kalben, Can Güngör, The Away Days, HaZaVuZu, Alpman&The Midnight Walkers, Barış Demirel aka Barıştık mı?, Can Kazaz, Mikado, Deniz Taşar Band, Samet Kılıç Duo ve Su İdil gibi geç isimlerin yanı sıra İlhan Erşahin’s İstanbul Sessions ve Neşet Ruacan Quintet gibi usta ekipler, Yeldeğirmeni Sanat Merkezi, Moda All Saints Kilisesi, Kadıköy ve Moda Sahnesi gibi mekanlarda konserler verecek.

10 + 2. FESTİVALİN İKİ DEV İSMİ PEŞPEŞE: JOAN BAEZ VE MARCUS MILLER YENİDEN BİZİMLE
1 Temmuz Carşamba 21.30, Harbiye Açıkhava Sahnesi (Joan Baez)

Joan Baez ve Marcus Miller; iki festival klasiği. JoanBaez’in en son İstanbul konserinin üzerinden 11 yıl geçmiş. O günden bu yana Joan Baez’i sahnede canlı izlememiş bir kuşak daha yetişti. Hem de Baez, tıpkı bizden biriymişçesine, burada olan bitene sonsuz duyarlılıkla o kuşaklarla iletişim içindeydi. Bu konser bol sürprizli olacak çünkü Joan Baez sadece unutulmaz klasiklerini değil Türkiye’ye olan bağını da bir kez daha gözler önüne serecek!

2 Temmuz Perşembe 21.00, Harbiye Açıkhava Sahnesi (Marcus Miller/ TRT Caz Orkestrası)

Marcus Miller ise her seferinde izleyenleri şaşırtmayı başarıyor. UNESCO Barış Elçisi kimliğiyle yaptığı çalışmalar ve yeni albümü Afrodeezia, Marcus’unvizyonun ne kadar ileri gittiğini gösteriyor. Afrodeezia caz, dünya müziği ve güncel müzik severleri etkileyecek cinsten çok yönlü bir albüm. Tıpkı eskiden İstiklal Caddesi’nin marşı haline gelen albümler gibi. Sırf bu kaydı canlı izlemek için bile bu konser kaçmaz. Marcus öncesi TRT Caz Orkestrası’nın sahnede olacağını ekleyeyim. Marcus’un Türk müzisyenlerle hazırlayacağı sürprizlere hazır olalım.
Ayrıntılı bilgi için: http://caz.iksv.org/trhttps://www.facebook.com/garanticazyesili