Çetin Altan ilk star gazetecilerden biriydi

Çetin Altan ilk star gazetecilerden biriydi
Çetin Altan ilk star gazetecilerden biriydi
88 yaşında hayata veda eden Çetin Altan insanları peşinden sürükleyen ilk 'star-yazar'lardan biriydi. 60'lar solunun popüler bir yazarıydı ama zamanla buradan uzaklaşmış, 80'lerde bir tür Özalcı liberal olarak tanınmaya başlamıştı.
Haber: KIVANÇ KOÇAK / Arşivi

Çetin Altan, sırf onu okumak için gazete alanların olduğu, insanları peşinden sürükleyen ilk “star-yazar” örneklerindendi. Özellikle 1960’lı yıllarda insanların ne diyeceğini/yazacağını bilhassa merak ettiği, fikri çerçevelerini ona göre şekillendirdikleri güçlü bir kalemdi. 1965 seçiminde TİP’ten Meclis’e girdiği dönemde de muhaliflerin sesi oldu. Hatta AP’lilerin TİP milletvekillerine saldırıp dövdükleri kavga, onun İçişleri Bakanı Faruk Sükan’la giriştiği söz düellosundan sonra patlamıştı: TİP’lileri Moskova’dan emir almakla suçlayan Sükan, lafını kesen Altan’a “Siz Türk mahkemelerinin mahkûm ettiği Nâzım Hikmet’i milli şair, vatan şairi olarak gösterdiniz mi?” diye soruyor, Altan’ın “En büyük şairdi Nâzım Hikmet” cevabı üzerine AP’liler TİP’lilere saldırıyor…

Gazeteci yazar Çetin Altan hayatını kaybetti

TİP’teki bölünmede iyi arkadaşı Mehmet Ali Aybar’la arası açılan Altan, Aybar’ın genel başkanlıktan ayrılmak zorunda kaldığı süreçte etkin rol oynadı. Sonraki dönemde de -Tanıl Bora’nın Birikim’in 316-317. sayısına yazdığı “'60'lar solunun popüler yazarı Çetin Altan neyi, nasıl anlatıyor, neler diyordu?:  Hödükler ve sosyalizm” yazısındaki bazı tespitlerini ödünç almak gerekirse- “snob, küçük burjuva aydın karikatürüne uyan imgesinin yarattığı antipatiyle”, 1970’lerin başından itibaren başlayan uzaklaşmasını 1980’lerde bir tür “Özalcı” liberalliğe döndürmesiyle soldan neredeyse tamamen koptu. 

"Sizin benden yukarıda oturmanız bir marangoz hatasıdır"

Esas olarak köşe yazarlığı performansını çok iyi bildiği için, bir edebiyatçı olarak da kuvvetliydi Çetin Altan. Edebiyat yapmanın şehvetine fazla kapılmadan, ustalıklı bir dil kullanımıyla romanının kurgusunu sağlamca oluşturup izleğini kaybetmeyen bir yazar: Büyük Gözaltı, Viski, Küçük Bahçe. Yine de çok dikkat çekici, tarihsel belge nitelikli bir kitabını da anmak şart: Milletvekiliyken kendisine gelen mektupları derlediği Onlar Uyanırken. Yurdun dört bir yanından sosyalizme, TİP’e gönül vermiş; eğitimli, eğitimsiz, işçi, köylü onlarca kişiden gelen mektuplar…

Hasan Cemal'den Cetin Altan'a: Kahramanımsın...

Onun alameti farikası olmuş “enseyi karartmayın” lafı bilinir. Ama şahsen benim aklımda başka bir lafıyla duruyor: Bir ara, yanlış hatırlamıyorsam Flash TV’de, Tınaz Titiz’le birlikte bir sohbet programı yapıyordu. Altan’ın tarihe, toplum hayatına, kültüre “enteresan” bakışıyla daldan dala atlayarak, akıllarına geldiğince konuşuyorlar, sahici bir sohbet programı yapıyorlardı. O programdaki Çetin Altan’dan başka birçok şeyle birlikte şunu öğrendim şahsen: Bir şeyler anlattıktan sonra hiçbir zaman “Anladın mı?” demezdi, hep “Anlatabildim mi?” derdi. Ki, bunun çok önemli bir fark olduğunu “anladım”, ben de “anladın mı”yı mümkün olduğunca sözlüğümden çıkardım.

Çetin Altan'ın son yazısı: Hayal ettiğim ülke bu değildi


Hayatını kaybeden Çetin Altan kimdir?