Çeviride 'Ne Yapmalı?' tartışması

Çeviride 'Ne Yapmalı?' tartışması
Çeviride 'Ne Yapmalı?' tartışması

Mihri Belli yi (solda) korumak için Muzaffer İlhan Erdost, kitaba kendi imzasını koymuş.

Agora Kitaplığı'nın yayımladığı Lenin çevirisi 'Ne Yapmalı?', daha önce Sol Yayınları'ndan çıkan çevirinin 'intihali' olmakla suçlanıyor. Tartışma bir gerçeği de ortaya çıkardı: Muzaffer İlhan Erdost'un sanılan eski çeviri aslında Mihri Belli'ninmiş
Haber: KAYA GENÇ / Arşivi

İSTANBUL - Her şey geçen ay, 13 Haziran günü düzenlenen ve Vladimir İlyiç Lenin’in en önemli kitaplarından birinin, ‘Ne Yapmalı?’nın tartışıldığı bir toplantıyla başladı. Toplantıda kitap hakkındaki sunumu yapan kişi, bir süredir Lenin’in kitaplarını yeni çevirilerle yayımlayan Agora Kitaplığı’nın ‘Ne Yapmalı?’ edisyonundan çıkardığı notlarla bir konuşma hazırlamıştı. Toplantıya katılan isimlerden Erkin Özalp, ertesi gün haberveriyorum.net internet sitesinde yayımlanan yazısında, Agora’dan çıkan kitabı ‘bir çeviri yağması’ olarak adlandırdı ve şunları yazdı: “Sunuş yapan arkadaşımız, Ferit Burak Aydar çevirisinden bazı alıntıları aktardıkça, bunların Sol Yayınları çevirisinden çalındığını anlamış olduk. ‘Gereksinim’ yerine ‘ihtiyaç’, ‘biricik’ yerine ‘yegâne’, ‘ihtiyaç’ yerine ‘gereksinim’ türü değişikliklere gidilmiş, asıl olarak...” Özalp, aynı yazısında yayıncı Osman Akınhay ile kitabın yeni çevirisini gerçekleştiren Ferit Burak Aydar’ı intihal yapmakla suçluyordu. İddialar, Sol Yayınları tarafından Muzaffer İlhan Erdost imzalı ‘Ne Yapmalı?’ çevirisiyle yeni çeviri arasındaki bölümlerin karşılaştırılmasıyla destekleniyordu.
Agora Kitaplığı’nın yayıncısı, çevirmen ve editör Osman Akınhay, ‘soldefter.com’ internet sitesinde yayımladığı uzun bir cevap yazısıyla iddialara karşılık verirken, çeviriler arasındaki önemsenmesi gereken farkın sol terminolojiye dair tercih edilen kavramlarda olduğunu söyledi. Muzaffer Erdost’un çevirisinin terminolojik olarak güncellenmesi gerektiğini ve yeni çevirinin de buna hizmet ettiğini söyleyen Akınhay’a bir açık mektup kaleme alan haberveriyorum.net sitesi yazarı Ali Mert ise, doğrudan Akınhay’a seslendiği yazısında “Delikanlı yayıncıya, devrimci yayıncıya yakışanın ne olduğunu söylemeye gerek var mı daha?” diye sorarak Agora Kitaplığı’nın bu çeviriyi derhal toplatmasını talep etti. Osman Akınhay, “Bilmem kaç tane kitap çevirmiş, beş-altı yayınevinde 1000’e yakın kitap yayımlamış biri olarak, ‘tekrar çeviri’ yayınlarken intihale ‘göz yummayacak’ kadar idrakim vardır,” sözleriyle cevap verdiği bu iddialardaki ‘delikanlılık’ ifadesini de sorunlu bulduğunu belirtti. İnternette karşılıklı suçlamalar halinde devam eden tartışmanın taraflarının görüşleri, çeviribilim alanında yayıncılık yapan internet blog’u Ceviribilim.com’a da yansıdı. Sitenin editörü olan ve Rusçadan pek çok çevirisi bulunan Sabri Gürses, tartışmanın taraflarıyla görüşerek iddiaları konuştu ve Marksist çevrelerde olduğu kadar çeviribilim öğrencileri arasında da bu tartışmalar yankı buldu. 

Çeviri Mihri Belli ’ninmiş
‘Ne Yapmalı?’ çevirisi dolayısıyla 12 Mart döneminde 7,5 yıl hapis cezasına çarptırılan ve bu sürenin üçte birini Ankara Merkez Kapalı Cezaevi’nde yatarak geçiren yayıncı ve çevirmen Muzaffer İlhan Erdost’un tartışmalarla ilgili yorumları ise, Sol Yayınları’nın ‘Ne Yapmalı?’ çevirisiyle ilgili daha önce bilinmeyen bir gerçeği ortaya çıkardı. “‘Ne Yapmalı?’’nın çevirisi benim değil, Mihri Belli’nin,” diyen Erdost durumu şöyle özetliyordu: “Daha sonraki baskıları, özellikle 12 Mart’tan sonra, yayı-nevinde redaksiyondan geçerek yayımlandı. Çeviriyi, ben, sorumluluk açısından üstlenmiştim...”
Biz de iddiaları ortaya ilk atan Erkin Özalp ve Ali Mert ile Agora Kitaplığı editörü Osman Akınhay ve çevirmen Ferit Burak Aydar’ın görüşüne başvurduk ve çevirmen Sabri Gürses’den olayı değerlendirmesini rica ettik.

Agora: ‘Yeni Lenin çevirileri kafaları karıştıracak diye korkuyorlar’
İntihali kanıtladım
Erkin Özalp (Yazar): Osman Akınhay ile Ferit Burak Aydar’ın tartışmayı ‘kişisel’, ‘ideolojik’, ‘siyasi’ ve hatta ‘ticari’ zeminlere çekmek için hayli çaba harcamasına karşın, ben, ‘teknik’ ve ‘çeviribilimsel’ bir tartışma yürüttüm. Gösterdiğim örnekler ‘intihal’ yapıldığını kanıtlamak için yeterlidir.

Parmak izi değil, parmak kalmış
Ali Mert (Yazar): Agora çevirisinde, parmak izi değil parmak kalmış. Sol Yayınları’ndaki çeviride, “...işçi sınıfı hareketini burjuva demokrasisinin bir aleti haline getirmek için ortam hazırladığımız söyleniyor!” denirken, Agora çevirisinde “...işçi sınıfı hareketini burjuva demokrasisinin bir aletine dönüştürmek getirmek için zemin hazırladığımız söyleniyor!” denmiş. İkincideki ‘getirmek’ parmaktır... 

Esas niyetleri başka
Ferit Burak Aydar (‘Ne Yapmalı?’nın çevirmeni): Dertleri Lenin çevirilerinin artık formatı, sunuşları ile devrimci Marksist bir perspektifle basılıyor olması... Lenin külliyatı okurdan, her şeyden önce de sol cenahtan ilgi gördü, kendi çevrelerinden de bir dolu insan bu kitapları okuyor. En azından bunun önüne geçmek için ‘önlem’ arıyorlar. Bunun için de, sunturlu yalanlara sahip bir siyasi geleneğin temsilcileri olarak ‘bel altı’ vuruyor, iki solcu yayınevini birbirine düşürmeye çalışıyorlar. Böyle olmasa bir insan elinde olmayan bir çeviriye ‘eleştiri’ yöneltir mi?  

Stalinist olmayan çeviriden TKP rahatsız oldu
Osman Akınhay (Agora’nın editörü): Mesele, Agora Kitaplığı’nın Stalinist olmayan bir teorik arkaplana yaslanarak, çevirmen Ferit Burak Aydar’ın yoğun emeğiyle girişmiş olduğu (ve halihazırda sekiz kitaba ulaşmış bulunan) Lenin külliyatının, hazırlanış perspektifiyle, şimdi adına TKP diyen ve yaftalamalardan, suçlamalar ve karşı-suçlamalardan beslenmeyi âdet edinmiş bir ‘parti çevresi’ni rahatsız etmiş olmasıdır. Benim soldefter.com sitesinde çıkan yazımda ayrıntılarıyla ortaya koyduğum gibi, Aydar’ın ‘Ne Yapmalı?’ çevirisinin özgünlüğü açıkça ortadadır ve yayınevi editörü olarak ben buna kefilim. Onları rahatsız eden, külliyatı oluşturan ciltlerin çoğalmasıyla birlikte etkisi artacak olan bizim edisyonumuzun, ‘tahrifatlar’dan nasiplenen bu çevrenin taraftarlarının kafasını karıştıracak ve kendi tekrarladıkları şablonları sarsacak olma ihtimalidir. Bunu belirtirken, Sol Yayınları çevirisinin bazı temel kavram ve terimleri ve kimi yerleri itibarıyla yenilenmeye muhtaç olduğunu, fakat bu kırk yıl boyunca yürüttükleri misyon itibarıyla Sol Yayınları’na müteşekkir olduğumuzu eklemek isterim.

Çevirmenler Birliği müdahale etmeli
Sabri Gürses (ceviribilim.com editörü): Bence ‘Ne Yapmalı?’ tartışmasının siyasi olması önlenebilirdi, fakat ‘çeviri intihali’yle ilgili önyargılar siyasi yorumun öne çıkmasına yol açtı... Basit metin karşılaştırmasının intihal var/yok demek için yeterli olmadığı, suçlamanın gerçek bir çevirmene yöneltildiği gibi konular yeterince önemsenmedi. Çevirmenler Birliği’nin de tartışmaya müdahale etmesi gerekirdi. Öte yandan 108 yıldır bu eser hâlâ başka dillerden çevriliyor ve Rusçadan tam çevirisi yok...


    ETİKETLER:

    Mihri Belli

    ,

    TKP