Ceylan'ın en konuşkan filmi

Ceylan'ın en konuşkan filmi
Ceylan'ın en konuşkan filmi
Cannes'da ilk kez gösterilen Bir Zamanlar Anadolu'da Nuri Bilge Ceylan'ın sinemasında yeni bir istikameti gösteriyor. Diyaloğu bol film için yönetmen, "Risk almayı seviyorum, estetik arayışlarım sürecek" dedi
Haber: ERMAN ATA UNCU - erman.uncu@radikal.com.tr / Arşivi

Nuri Bilge Ceylan’ın şimdiye kadar çektiği en konuşkan film… 64. Cannes Film Festivali’nde basın gösterimi önceki gün yapılan Altın Palmiye adayı yeni Nuri Bilge Ceylan filmi ‘Bir Zamanlar Anadolu’da, için genel görüş bu yönde. Film, Türkiyeli ve yabancı sinema yazarlarından iyi puan aldı. Filmden Le Monde Gazetesi ve Variety Dergisi övgüyle söz etti. Toplantısında en çok ‘bol diyaloglar’ hakkında soru soruldu. Ceylan ise, yüksek bütçeli bu filmin estetik açıdan nasıl bir değişiklik içerdiğinin tespitini yorumculara bırakıyor.
Basın toplantısında “İkidir Ercan (Kesal) ve Ebru’yla (Ceylan) bir araya geliyoruz. Fikir de kendi kendine gelişiyor. Bu filmin doğası gereği de böyle olmalıydı. Bürokrat dünyasını bilirim. İnsanların iktidar için birbirlerini iğneledikleri bir dünyadır. O dünyada konuşkanlık daha iyi olacak gibi geldi” dedi. “Risk almayı seviyorum” diyen Ceylan, teknik ve estetik arayışlarının süreceğini anlattı. Ve bu değişiklik meselesini nasıl gördüğüne dair “Bir sezgiyle yola çıktığım için bu değişikliği ben göremem. TIraş olursunuz, berber makası kaçırınca insan kendisi fark eder ama başkaları görmez. Bu da onun gibi bir şey.” 

Ercan Kesal’ın hikayesi
‘Bir Zamanlar Anadolu’da’nın temelinde, filmin senaristlerinden ve oyuncularından Ercan Kesal’ın doktorluk yaptığı dönemde yaşadığı ve Kırıkkale’nin bir kasabasında işlenen cinayetin soruşturma süreci var. Gece başlayan bi soruşturma filmin ana karakterlerinin, katil (Fırat Tanış), doktor (Muhammed Uzuner), savcı (Taner Birsel) ve komiserin (Yılmaz Erdoğan) hikayelerini ertesi sabaha kadar takip etmemize vesile oluyor. Film, özellikle Yılmaz Erdoğan’ın sahneleri sayesinde tipik bir Nuri Bilge Ceylan filminden çok daha konuşkan ama bu, Ceylan karakterlerinin olayların dışında durup gözlemleyen hallerinden uzaklaştığı anlamına gelmiyor. Hatta doktor karakteri bu noktada kilit konumunda.
Basın toplantısında doktor karakterinin ne hissettiğinin hiç bilinmediğine dair bir soruya önce oyuncu Muhammed Uzuner, “Hayatın içine girmeyen, seyreden bir karakter. Ama duyarlılığı da var ve bu da yaşadıklarının onda bir melankoliye yol açmasına sebep olabilir” diyerek cevap verdi. Nuri Bilge Ceylan ise “Bu karakterin nihilistik bir boyutu var. Nihilist karakterin etrafı sorgulama şansı var. Böyle karakterlere yakınlık hissediyorum. Farkında olmadan giriyor filmime böyle karakterler” dedi. Filme hazırlanırken 6, 7 kilo aldığını söyleyen Yılmaz Erdoğan ise “Nuri’nin filminde Nuri’ye en benzemeyen karakter benimki.” dedi. Erdoğan, “İzleyici, bu filmde de yine geveze ve konuşkan bir Yılmaz Erdoğan izleyecek” diye sözünü sürdürdü.
Filmdeki diğer tüm karakterler gibi geçmişinden su yüzüne çıkmayan sorunlardan mustarip savcı rolündeki Taner Birsel’in söyledikleri ise Ceylan’ın nasıl bir resim çizmek üzere yola çıktığını açıklar nitelikteydi. “Beni bu rol için başta çok steril buldu. O yüzden de çok uğraştı. İyi ki de uğraşmış. ” Bu arada filmin tüm erkek oyuncularının performanslarının sağlamlığı, filmin şimdiden tescil edilen özelliklerinden.
Tabii, senaristlerden Ebru Ceylan’ın bu erkek dünyasına kadın olarak kattıkları da merak edildi. Ebru Ceylan da bürokrasi cenderesindeki erkeklerin odakta olduğu hikayeyle yakınlığını bir memur çocuğu olmasına bağladı. “Memur dünyasını yakından biliyorum, deneyimlerimi paylaştım. Kadınlar bu filmde çok yok ama erkek dünyasında ortaya çıkan masumane kadın imgesinin önemli olduğunu sanıyorum”.
Hikayenin bürokrasiyle göbek bağı bazı gazetecilerin Kafka bağlantısı kurmasına yol açsa da Ceylan, filmin başından beri Kafka’nın değil, Çehov’un onlarla beraber olduğunu söyledi. “Hatta Çehov’dan birkaç alıntı vardı. Her filmimde vardır ama bundakiler daha fazlaydı.”
Gösterim öncesi bilet kuyruğunda ellerinde ‘Bir Zamanlar Anadolu’da’ yazılı kağıtlarla davetiye arayanların gözlemlendiği, basın gösterimi yoğun ilgi gören filmin ‘Altın Palmiye’deki kaderi bu akşam belli olacak. Şimdilik bildiğimiz, Nuri Bilge Ceylan’ın sinemasında yeni bir istikametin gitgide belirginleştiği.