Chris Hemsworth Radikal'e konuştu: Parasız büyüdüm ve bundan çok şey öğrendim

Chris Hemsworth Radikal'e konuştu: Parasız büyüdüm ve bundan çok şey öğrendim
Chris Hemsworth Radikal'e konuştu: Parasız büyüdüm ve bundan çok şey öğrendim
16 Ocak'ta gösterime giren Blackhat filminin yıldızı Chris Hemsworth, Radikal'in Hollywood muhabiri Dr. Aida Takia O'Reilly ile görüştü.

People dergisi okuyucularının “2014’ün En Seksi Erkeği” seçtiği Chris Hemsworth’ün yeni filmi Blackhat, Hacker adıyla sinemalarda gösterilmeye başladı. Hollywood muhabirimiz Dr. Aida Takia O’Reilly, ünlü yıldızla Hollywood’da görüştü. Muhabirimizle 6 Ocak’ta Los Angeles’ta bir araya gelen Avustralyalı oyuncu, teknoloji korkusundan aile hayatına, pek çok konudan bahsetti. Geçtiğimiz aylarda 3. kez baba olan Hemsworth, “Evde her şey çok gürültülü ve şahane bir kaos var. Buna bayılıyorum” diye konuştu.

Filmin konusu hacker’lar. Peki sizin teknolojiyle aranız nasıl?

Bu filmden önce teknolojiyi minimumda kullanıyordum. Ancak Michael (Mann, yönetmen) ısrar edince birkaç bilgisayar dersi aldım. Bu yüzden de kendisine teşekkür ediyorum. Bu derslerde ilk öğrendiğim şey nasıl yazı yazılacağıydı. Çünkü iki parmağımı kullanarak yazıyordum. Sonra birkaç hacker’la vakit geçirdik. Aralarından bir tanesi siber suçlar yüzünden hapse girmişti. Bir diğeri ise Los Angeles’taki Kaliforniya Üniversitesi’ndeki (University of California Los Angeles, UCLA) Matematik/Fen Bilimleri/Bilgisayar öğretmenlerinin müdürüydü. Onlarla vakit geçirerek bu dünyayla ilgili bilgi edindim. Ama yıllarca özel ders alsam da, bu adamların yaptığının 10’da 1’ini yapamam…

radikal

Teknolojiyi kullanarak yapılabilecek şeyleri düşünmek sizi korkutuyor mu?

Evet, korkutuyor. Bir de son zamanlardaki haberleri düşününce… Haberleri görünce şunu fark ettim ki, biz 2 yıl önce araştırma yaparken, o olaylar gerçekte de yaşanıyordu. Sadece halka açıklanmamıştı, ya da belki bu denli büyük olaylar yaşanmıyordu. Ama siber güvenlik uzmanları sürekli “Böyle şeyler başınıza gelebilir, dikkat edin” deyip duruyordu. Sonra da gerçekten böyle olaylar yaşandı ve hepimiz şok olduk. Ama aynı zamanda beklenen şeylerdi de. Bu filmde çalışan bizler, bunların mümkün olduğunu da biliyorduk. Çünkü sistemlerimiz oldukça savunmasız.

Bu filmde çalışırken, normalde gazetedeki haberlerde okuduğunuz şeylerin gerçekten de yapılabileceğini öğrenmiş oldunuz. Bu sizi paranoyaklaştırdı mı? Kimlik bilgilerinizde falan değişiklikler yaptınız mı?

Evet. Bilgisayarıma nasıl bir şifre koyarsam koyayım, birisi benim bilgisayarıma girmek istiyorsa, girebiliyor. Bunu öğrenmek bende şok etkisi yarattı. Ben de durup şöyle düşündüm; o zaman bu cihazlarda hangi bilgilerimin bulunmasını istiyorum? Zaten çok fazla bir dataya sahip değildim. Sırlarımı telefonumda ya da bilgisayarımda tutmaktansa, kafamda tutmayı tercih ederim. Ona da henüz ulaşamıyorlar. Bir ara onu da başarırlar. Evet biraz paranoya yapıyorsunuz. Ama yaşadığımız dünya işte böyle bir yer. Teknolojinin inanılmaz büyüyüşü, dünyamızın tam da merkezinde yer alıyor. Bir noktada teknoloji bizim anlama yetimizi geçecek gibi görünüyor. Bu da baya korkutucu bir şey. Gelecekte neler olacak tahmin bile edemiyorum. Ama aslında bu durum bende, teknolojiyi daha iyi anlayabilme isteği yarattı. Bence birçoğumuz teknoloji konusunda oldukça safız. Bu yüzden güvenlikle ilgili tahminler yaparken yanlışa düşebiliyoruz.

Chris Hemsworth Radikal'e konuştu: Parasız büyüdüm ve bundan çok şey öğrendim


Sony’den sonra herkes hack olaylarından bahsetmeye başladı. Ülkeler arasındaki bu siber savaşlar konusunda ne düşünüyorsunuz?

Kullandığımız cihazları anlamaya çalışsak ve içlerinde neler sakladığımız konusunda biraz daha dikkatli olmamız lazım. Bunlara internet üzerinden ulaşılabiliyor sonuçta. Bu iş paranızı bankadan çekip de arka bahçeye gömmeye benzemiyor. Artık bu teknolojiler hayatımızın parçası. Sürekli gelişiyor ve bizim de yeniliklere yetişmemiz gerek. Filmi yaptığımdan beri bunları daha iyi anlıyorum. Ancak siber dünya çok karmaşık bir yer. Ayrıca bu dünyada benden çok daha zeki ve eğitimli insanlar da var ve onların beni nasıl da zora sokabileceğini biliyorum.

radikal

Ailenize yeni birisi daha katıldı. 3 çocukla yaşam nasıl?

Çok yoğun ve meşgul. Ama çok da eğlenceli.

Peki nasıl gidiyor? 3 yıl önce çocuk falan düşünmeksizin mutlu mesut yaşıyordunuz.

Çocuğu olan herkes şunu bilir; bir kez çocuk sahibi olduğunuzda, sanki hep öyleymişsiniz gibi hissedersiniz. Öncesinde hayat nasıldı, hatırlayamazsınız bile. Bu yıl ilk kez Noel’de ailecek bir aradaydık. Benim çocuklarım, ağabeyimin çocukları derken şahane bir kaos yaşandı. Sürekli bir ses ve gürültü vardı ama çok güzeldi. Kızım artık benim evden ayrıldığımı fark edecek yaşa geldi. O yüzden onları bırakıp da tura çıkmak çok zor oldu.

Peki evde olduğunuz zaman, bebeklerin bezini değiştirme görevini eşinle paylaşıyor musunuz?

Evet.

radikal

Eşiniz Elsa Pataky'nin ağzının payını verdiği, sıradan bir erkek misiniz yani?

Evet, kesinlikle. Aramızda işbölümü yapıyoruz çünkü buna mecburuz. İşleri yapacak başka kimse yok. Bu da sizi alçakgönüllü yapıyor.

Ağabeyinizin 3 çocuğu var ve onlar sizinkilerden daha büyük tabii. Ağabeyinden bu konularda tavsiye istediniz mi?

Hayır, aslında istemedim. Bu öyle bir şey ki, olduğu andan itibaren her şeyi tüketiyor ve sen de bir sürü şeyle uğraşmak zorunda kalıyorsun. Sanırım ben de onu yıllardır izlemiş ve feyz almışım. O çok iyi bir baba. Çocuklarla çok iyi anlaşıyor. Sabırlı, eğlenceli… Onlarla etkileşime geçiyor, oyun oynuyor. Sadece arkasına yaslanıp onların oyun oynamasını izlemiyor yani. Ben de bu davranışların önemli olduğunu düşünüyorum ve aynılarını yapmaya çalışıyorum. Sanırım ebeveynlerimiz bizi iyi yetiştirmiş. Belki de bu davranışlar zaten beynimde bir yerlerde vardı, bilemiyorum.

Çok yoğun çalışıyorsunuz ve küçük çocuklarınız da var. Nasıl sağlıklı yaşayabiliyor ve fit kalabiliyorsunuz?

Yaptığım iş fit kalabilmemi sağlıyor. Bütün gün oturup TV izlemiyorsunuz. Ayakta ve hareket halindesiniz. Bir film çektiğimde neler yediğim konusunda çok dikkatli davranırım. Aktif olmayı seviyorum. Thor filmi için kas yapmam gerekmişti. Blackhat filmi için incelmem de gerekiyordu. Egzersiz yapmayı seviyorum. Sanırım beni zorlayan tek konu uyku oldu. Film için 4 ay boyunca Los Angeles ve Hong Kong arasında mekik dokuduk. Bazen gündüz, bazen de geceleri çekim yapıyorduk. Haftanın 6 günü, 24 saat boyunca çalıştım ve çok yoruldum. Ama her şey iyi oldu.

Peki çocuklar ve bebekler varken uyuyabiliyor musunuz?

İnsanlar bunu söylediğimde nefret ediyor ama, çocuklar şu sıralar çok iyi bir uyku düzenine sahip.

Anne babanızdan edindiğiniz ve çocuklarınıza da aktarmak istediğiniz özellikler var mı?

Sadece bizimle ilgilenmeleri bile yeterliydi aslında. Küçükken hatırlıyorum da, babam bizimle sörf yapar, futbol oynar ve hep bizimle beraber olurdu. Annem de öyle. Bu çok önemli... Ben büyürken ailemiz çok da engin değildi. Şimdi ise yaptığım iş sayesinde finansal durumumuz iyi. Ama parasız olarak büyümek bana çok şey öğretti. Elimdekilerin değerini öğrenmemi sağladı. Bir gün anneme şunu sordum: Şimdi benim param var, çocuklarımın elindekilerin değerini bilmelerini nasıl sağlayacağım? Annem de şöyle cevap verdi: Bak, sen nerede olursan ol çocuklarını çok sev. Yapabileceğin tek şey bu ve sonunda her şey iyi sonuçlanacak. Bu yüzden detaylar bir yerden sonra önemsizleşiyor. Onlar için sevilmek ve ilgi görmek dünyadaki en önemli şey. Ancak o zaman kendilerini güvende hissediyorlar.

3 küçük çocuğunuz varken, eşinizle baş başa kalmayı nasıl başarıyorsunuz?

Bazen büyükannem ve büyükbabam geliyor ve onlardan rica ediyoruz. Ama evet, her şeyden uzaklaşmak ve bir geceyi baş başa geçirmek önemli bir şey. Sinemaya gidiyoruz, baş başa yemek yiyoruz.

Beraber kaçıp gitmeyi sevdiğiniz bir yer var mı?

Aslında yaşadığımız yeri seviyoruz. Dürüst olmak gerekirse, en sevdiğimiz şey sinemaya gitmek. Onu da bir süredir yapmadık.

Sizi görünce insanlar çıldırmıyor mu?

Yandaki bir kapıdan giriyoruz ve kafamıza şapka takıyoruz. O zaman sorun olmuyor. Ama tabii benim olduğum filmlere gitmiyoruz.

17 yaşında nasıl birisiydiniz? Neleri ve kimleri severdiniz, sizi kimler etkilemişti?

12. sınıftaydım, lisenin son yılıydı. O yıla kadar meslek olarak ne yapacağımı pek düşünmemiştim, sadece okuldan kurtulmayı hayal ediyordum. Okulu hiç sevmiyordum ve Drama kurslarına katılıyordum. Onları da seviyordum ama asıl sevdiğim şey sörf yapmak ve spor yapmaktı. Ben 17 yaşındayken ağabeyim oyunculuk dersi almaya başlamıştı. Ben de aynı kursa katıldım ve oyunculuğa aşık oldum. Sonra da bu işin bağımlısı oldum. Filmleri tekrar ve tekrar izliyordum. Koleje de başvurmadım. O dönemde uzun süreli bir kız arkadaşım olmamıştı sanırım. En azından hatırladığım birileri yok. Birkaç kız arkadaşım oldu ama çok da öne çıkan birileri olmadı. Sonra da okuldan kurtulmak ve Hollywood’a gitmek istedim. Planım buydu. Okul bitince bir televizyon dizisine girdim ve o da 3 buçuk yıl sürdü. Yapabileceğim tüm hataları o dönemde yaptım ve bu yüzden de şükran duyuyorum.

radikal

Thor filminden neler öğrendiniz?

Thor benim yaptığım ilk büyük işti. O rol için çok hazırlık yaptım. O karakterde somut bir şeyler ortaya koymam gerekiyordu. Çok güçlü ve kuvvetli görünmeliydim ve daha önce böyle bir karakteri oynamamıştım. Her filmde başka bir şey öğreniyorum. Thor’dan önce hiçbir rol için detaylı bir şekilde, bu kadar çok soruyla uğraşarak hazırlık yapmamıştım. Daha önce ne ve neden sorularıyla uğraşırdık. Bunun sebebi ne, ya da altında yatan sebepler nedir gibi sorularım olurdu. O kadar çok soru sorunca da önemini biraz yitirirdi. Sonunda da sanki büyük bir şey yapmıyormuş gibi hissederdim. Olaylara farklı şekilde tepki veriyorsunuz çünkü tek bir şeyi yapmak için değil, pek çok farklı şey için uğraşıyorsunuz. Bir şeyi ortaya koymaktan ziyade, hislerinizle hareket ediyorsunuz.

Oyunculuk konusunda sizi kimler etkiledi?

Bilmiyorum. İlk çektiğim filmde Sean Bean’le çalışmıştım. Sean Bean, bildiğim en yoğun odaklardan birine sahip. Motor diye bağırdıkları anda, gözlerindeki ifade değişiyor. Sanki gözlerinden lazer ışınları çıkıyormuş gibi oluyor. Bir anda role bürünüyor. O bakışları hala hatırlıyorum. Motor denildiği andan kestik denilen ana kadarki sürede bambaşka bir insan oluyor. Sanırım bu yetenek onda doğuştan var. Böyle bir şeyi eğitimle falan elde etmeniz çok zor. O iş benim ABD’deki ilk işimdi ve diğer işlerimden farklı hatırlayacağım.

Matthew McConaughey Radikal'e konuştu

Brad Pitt Radikal'e konuştu: Angelina bir çivi kadar sağlam ve güçlü

Edward Norton: Tiyatroda oynamak oyunculuk kaslarımı güçlendiriyor