Çıkışsız yolun yolcusu

Oskar Roehler, bugün saat 16.00'da Sinepop'ta gösterilecek 'Çıkış Yok' (Die Unberührbare) adlı filminde solcu bir yazar olarak tanınan annesi Gisela Elsner'in yaşamından yola çıkıyor

İSTANBUL - Oskar Roehler, bugün saat 16.00'da Sinepop'ta gösterilecek 'Çıkış Yok' (Die Unberührbare) adlı filminde solcu bir yazar olarak tanınan annesi Gisela Elsner'in yaşamından yola çıkıyor. Filmdeki adı Hanna Flanders olan karakteri Hannelore Elsner olağanüstü bir başarıyla canlandırıyor. Yazar ile oyuncu arasındaki soyadı benzerliğinin tamamen tesadüfi olduğunu hemen belirtelim. Yönetmen Roehler, filmin tanıtım kataloğunda 'Çıkış Yok'u ve tabii annesini bakın nasıl anlatıyor.
'Çıkış Yok'ta Hanna Flanders karakterine sevgi ve anlayışla yaklaşıyorsunuz. Bu bir bakıma anneniz Gisela Elsner'e yaklaşımınız mı?
Bence bu duyarlılık annemden çok karakterin kendisine karşı. Bu film, annesiyle ilgili yaşadığı travmayla baş etmeye çalışan birinin filmi değil. Benim hikâyem Georg Büchner'ın 'Lenz' adlı romanındaki gibi, değişim zamanlarındaki insan yapısına göz atıyor. Ayrıca hayatlarının son günlerini yaşayan insanlar ilgimi çekiyor. Başlarına gelen her olayı, yaşamaya devam etmek için bir neden olarak görmeye çalışan insanlar...
Hanna karakterinin annenizle olan fiziksel benzerliği de çok ilginç. Filminiz annenizin yaşamı ve ölümünden ne kadar etkileniyor?
Çok değil. Film bir alegori gibi işliyor. Belli zamanlarda yolları Gisela Elsner'de çakışan karakterler var filmde. Böylelikle seyirci annemin yaşamına dair ipuçları yakalıyor. Ancak Hanna'nın hayatının gerçekleri, Gisela Elsner'den çok daha farklı, daha karanlık.
'Çıkış Yok' için genç neslin ebeveynini incelemesi diyebilir miyiz?
Kesinlikle. Büyüdüğünüz zaman daha çok tecrübeniz oluyor diye hayat güzelleşmiyor. Gençler yaşlıların uyuşamadığı yeni düşüncelere açık. Gençken tanıdığım, son derece yoğun ve enerji dolu insanları 15 yıl aradan sonra gördüm, terk edilmiş ve haraptılar. Bu da beni kendi ebeveynime götürdü. Annemin başını daktilosundan kaldırıp 'Hayata tekrar başlamak için ne yapmalıyım' diyecek cesareti yoktu sanırım!
Filmi neden siyah-beyaz çektiniz?
Aslında renkli de çekebilirdim. Bu çok özel bir seçim ya da bir zorunluluk değildi. Ama sanırım tercihimde annemin favori reklerinin siyah ve beyaz olmasının etkisi var.
FESTİVAL PROGRAMI
BUGÜN
EMEK: 10.30 Yedince Kıta /
13.30-19.00 Çin'in Kuş Manzaraları /
16.00 Wojaczek / 21.30 İntihar Kulübü
ATLAS: 10.30 Her Şeyin Aslı /
13.30 Acı Aşk / 16.00-21.30 Kippur /
19.00 Ne Yazık ki Yosmanın Teki
SİNEPOP: 10.30 Kız Dövüşü / 13.30 Mareşal Tito'nun Ruhu / 16.00 Çıkış Yok / 19.00 Gün Ağarıyor / 21.30 Yüzbaşı'nın Kızı
BEYOĞLU: 10.30 Garip / 13.30 Ovanın Kentleri / 16.00 Abuzer Kadayıf / 19.00 Herkes Kendi Evinde / 21.30 Tuzlu Su
REXX: 10.30 Calino Maneige / 13.30 Gülünç Felix / 16.00 Denizin Sesini Yeğlerim / 19.00 Sır /
21.30 Pereira Diyor Ki
YARIN
EMEK: 10.30 Benny'nin Videosu / 13.30-19.00 Özel Bir Gün / 16.00 Güney Yakasının Hikâyesi / 21.30 101 Reykjavik
ATLAS: 10.30 Oyuncular / 13.30-19.00 Kızgın Taşlara Düşen Su Damlaları / 16.00-21.30 Dehşet Saati
SİNEPOP: 10.30 Örümceğin Stratejisi /
13.30 İntihar Kulübü / 16.00 Unutamayan Adam / 19.00 Wojaczek / 21.30 Akşam Ziyaretçileri
BEYOĞLU: 10.30 Filler ve Çimen /
13.30 Melekler Evi / 16.00 Düşman Yolları Kesti / 19.00 Oyunbozan / 21.30 Kadınların Mekanizması
REXX: 10.30 Partizan Johnny / 13.30 Mutlu Son / 16.00 Vakit Tamam! / 19.00 Kadın Kokusu /
21.30 Babam ve Ustam

(Kültür Sanat)


    ETİKETLER:

    İstanbul

    ,

    Beyoğlu

    ,

    Çin