Çinli bir şarkıcıyla çalışan ilk Jamaikalı yapımcılarız

Çinli bir şarkıcıyla çalışan ilk Jamaikalı yapımcılarız
Çinli bir şarkıcıyla çalışan ilk Jamaikalı yapımcılarız
Madonna'dan Rolling Stones'a uzanan bir işbirliği dökümü, 'Rockers' gibi ritimlerin icadı... Reggae tarihinde devrime yol açacak bir noktadan ses veren efsanevi bas ve davul ikilisi Sly & Robbie bu akşam Caz Festivali'nde
Haber: BERİL AZİZOĞLU / Arşivi

Jamaika’nın bağımsızlığının 50’nci yılı, İstanbul Caz Festivali’nde efsanelerle kutlanıyor. 50’li yıllarda ska’yı şekillendiren gitar virtüözü Ernest Ranglin, The Wailers’ın piyanisti Tyrone Downie, Bitty McLean ve Jamaika’nın en önemli bas ve davul ikilisi Sly & Robbie bugün 21.00’de The Marmara Esma Sultan’da. Kariyerleri boyunca Gilberto Gil, Rolling Stones, Marianne Faithfull ve Madonna gibi isimlerle çalışan, Grace Jones’a, Serge Gainsbourg’a prodüktörlük yapan Sly & Robbie’ye konser öncesi bağlandık. 

‘Rockers’ gibi birçok reggae ritmini icat ettiniz, reggae müzik için yüzlerce davul modeli oluşturdunuz. Reggae müzikte bir devrim oluşturacak noktaya nasıl geldiğinizi bize biraz anlatır mısınız?
Sly: Küçük bir çocukken evden kaçıp Skatalites konserlerine giderdim. Lloyd Knibbs’i (Skatalites’ın davulcusu) davul çalarken ilk duyduğumda davulcu olmak istediğimi anladım. Jamaika’da çok iyi davulcular var, bu nedenle kendime has bir tarz geliştirmem gerekiyordu ve her seferinde değişik bir ‘beat’ yaratmaya çalıştım. O sıralar herkes ‘one drop’ yaparken ben farklı bir şey yaratmaya çalışıyordum ve ‘rockers beat’ bu şekilde ortaya çıktı.
Robbie: Ben Bob Marley and Wailers’ın bass gitaristi Familyman Barrett ile işe başladım. Beni parmaklarım kanayana kadar çalıştırıyordu. Şimdiye kadar muhteşem müzisyenlerle çalıştım. Peter Tosh grubunu kurmasına yardım etmemi istedi, baterist Santa ile çalıştım. 

‘Taxi’ adında muhteşem bir plak şirketiniz var. 70’ler, 80’ler ve 90’larla karşılaştırdığınızda günümüzün reggae müziğinde yapımcılık kalitesi hakkında ne düşünüyorsunuz?
Şimdilerde insanlar sadece parayı düşünüyor. Hepsinin bir Mac’i var ve bir şarkı yapmak için ihtiyaçları olan tek şeyin bilgisayar programları olduğunu düşünüyorlar. Fakat bir sarkıcıya şarkıyı nasıl söyleyeceğini, neyi ne zaman söyleyip söylemeyeceğini söylemeniz gerekir. Jamaika da maalesef yalnızca Jamaikalılara yönelik bir pazar olma yolunda. Artık Gregory Isaacs, Bob Marley ve Peter Tosh’un yaptığı gibi tüm dünyaya yönelik müzik yapmak istemiyorlar. Fakat Bitty McLean veya Shaggy gibi büyük sanatçılara bakın. Onlar sadece kendi mahallelerine değil, tüm dünyaya hitap ediyor. Biz de aynı şekilde dünya çapında birçok sanatçıya destek oluyoruz ve bu potansiyele sahip yeni Jamaikalı çocuklara ün kazandırmaya çalışıyoruz. 

Peki bundan sonraki projeniz nedir?
Fas ve Cezayir kökenli Fransız sanatçı Khalifa ile muhteşem bir albüm hazırladık. Türk sanatçılarla çalışmayı da çok istiyoruz. Khaled ve Chacha ile çalıştık, Çinli bir sarkıcı ile çalışan ilk Jamaikalı yapımcılarız. Fela Kuti ile çalışmıştık. Wu Tang Clan, Madonna ve Britney Spears ile çalışmalarımız oldu. Hindistanlı bir sanatçı ile bile çalıştık. Bizce müzikte gelecek dünyanın farklı yerlerinde.

Elektrik nasılsa öyle ilerliyoruz
Dünyada en çok kaydedilen müzisyenlerdensiniz. Aynı zamanda Amp Fiddler, Gainsbourg, Grace Jones gibi değişik türlerden sanatçılarla çalışıyorsunuz. Farklı tarzda müzisyenlerle çalışırken nasıl hazırlanıyorsunuz?
Prodüktörlüğünü yaptığımız sanatçıya göre müzik yapmaya çalışıyoruz. Provalardan ya da dinlediğimiz demolardan aldığımız elektriğe göre değişiyor. Ama mesela Chris Blackwell bizi Grace Jones ile tanıştırdığında 3 albümünü vermişti bize dinlememiz için. Sonradan onunla tanıştık, çalıştık, ama bugün, 30 yıl sonra o albümleri hâlâ dinlemedik! Yani aslında tamamen stüdyoya girdiğimizde elektrik nasılsa öyle ilerliyoruz.