Çocuklar için Notada Yazmayanlar!

Çocuklar için Notada Yazmayanlar!
Çocuklar için Notada Yazmayanlar!
Sanatçı Mehmet Ali Alabora ve Emir Gamsızoğlu 7 Mart Pazar günü İş Sanat katkılarıyla 'Çocuklar için Notada Olmayanlar' isimli etkinliği düzenledi.Etkinlik sonrasında kendisi ile yaptığımız söyleşide Alabora müziğin, çocuğun hayatına 'kendiliğinden' girmesi gerektiğini belirtti.
Haber: SEDA GEZER / Arşivi

Polonya’nın ölümsüz virtüözü Frédéric Chopin'in doğumunun 200. yılı şerefine geçtiğimiz ay başta Polonya olmak üzere birçok ülkede konserler düzenlendi. Polonya Parlamentosu 2010'u Chopin yılı ilan etti ve ülkede 7’den 70’e birçok müzisyen 1 hafta boyunca toplam 172 saatlik bir konser dizisi düzenledi. Minicik eller Chopin bestelerini çalarken, klasik müziğin ve sanatın motifleri bir kez daha işlendi.

Bizden birkaç meridyen uzak ülkelerde klasik müzik bu denli içten yaşanırken, Türkiye’de durum malum. Okullarda müzik eğitimi maalesef tam bir fiyasko. Eğer biraz şanslıysak solfej dersleri alabiliyor, bir-iki enstrümanla da tanışma fırsatı bulabiliyoruz. Ancak çoğu zaman müzik dersleri blok flütün ötesine geçmediği gibi ilerleyen yıllarda test çözüp sınavlara hazırlanmak için geçirdiğimiz  bir ders oluyor.


’Klasik müzik deyince aklınıza ilk ne geliyor?’ Bu sorusuyla yola çıkan iki ünlü isim; oyuncu Mehmet Ali Alabora ve piyanist Emir Gamsızoğlu 7 Mart pazar günü İş Sanat iş birliği ile klasik müziği paylaşmak adına çocuklar için bir gösteri düzenlediler. 'Çocuklar için Notada Olmayanlar’da bir nebze de olsa klasik müziği çocuklara tanıtmak, tanıtırken eğlenmek ve sevdirmek için sahne aldılar. İlk kez geçtiğimiz yıl düzenlenen etkinlikte, aslında kulağa tanıdık gelen ama kimlere ait olduğu pek de bilinmeyen eserler, interaktif bir yöntemle çocuklarla paylaşıldı. Müzikli hikayelerin yanı sıra çocukların merak ettiği sorular yanıtlandı ve mini bir konser verildi. Etkinlik sonrasında Mehmet Ali Alabora küçük bir söyleşi yaptık.

“Çocuklar için Notada Yazmayanlar”ı ilk kez geçen sene düzenlediniz ve bu yıl tekrardan çocuklarla buluşturuyorsunuz. Böyle bir fikir nasıl ortaya çıktı?

Aslında “Notada Yazmayanlar” bir proje olarak ortaya çıkmadı. Biz “Notada Yazmayanlar”dan önce de arkadaştık ve beraber klasik müzik dinleyip, eserler, besteciler ve yorumcular üzerine sohbet ediyorduk. Önce Radyo 92Nokta3’te program yapmaya davet edildik, sonra Afyon Festivalinde sohbete, sonra da Andante Dergisi’nin kurucusu Serhan Bali dergiyi kurmadan önce bizi hem kurucu, hem yayın kurulu hem de yazar olarak davet etti. Sonrasında Diyarbakır’dan İzmir’e Türkiye’nin çeşitli şehirlerinde çeşitli yaş gruplarından izleyici kitlesiyle klasik müzik üzerine sohbet edip, dinledik, çaldık, dinlettik. 2004’te İstanbul festivali’ne davet edildik ve 2009’da da İş Sanat sohbetimizi çocuklara yönlendirmek istedi. Biz de uzun yıllardır kimi zaman sahnede, kimi zaman evde yaptığımız sohbeti çocuklarla birlikte yapmak üzere sahneye taşıdık. Jülide Canca Eke ve Deniz Toygürü'ü de davet ettik, Yüksel Aymaz da bizim için keyifli bir ışık tasarımı yaptı ve Çocuklar için Notada Yazmayanlar'ı konuşmaya başladık.

Çocuklarla ilgilenmek oldukça zahmetli ve yorucu bir iş. Çocuklara hitap eden böyle bir etkinlikte amacınız neydi ve buna ulaştınız mı?

Amacımız her zaman müziği daha fazla kişi ile paylaşmak. “Müziği öğretmek”ten değil hep paylaşmaktan yola çıktık. Bu anlamda amacımıza ulaştığımızı düşünüyoruz. İki sezondur seyirci ile buluşuyor oluşumuz da sanırız bu görüşümüzü destekliyor.

Ailelerin çocuklarının özel yeteneklerini keşfedebilmeleri için neler önerirsiniz?
Onları zorlamasınlar ve dikkatle gözlemlesinler, eğer yetenek görüyorlarsa yadımcı olsunlar. Birçok yetenek baskı yüzünden müzikten ilerleyen yaşlarında vaz geçiyorlar.

Müzik bir çocuğun hayatına nasıl girmeli?

Kendiliğinden. Tabii bunun için velilerin ortamı hazırlaması gerekir. Ama siz dinlemediğiniz bir müziği çocuğunuza da sevdiremezsiniz.

Çocuğunun enstrüman çalmasını isteyen birçok aile, böyle bir talep doğrultusunda sizce nasıl bir yol izlemeli?
Demin de değindiğimiz gibi asla çocuklarını zorlamamalılar. Usta müzisyenlerin yönlendirmesine başvurmaya çalışırlarsa okullardan daha etkili olur.

Klasik müziği toplumun her kesimindeki çocuklara tanıtmak için daha kapsamlı bir proje var mı ufukta?
Şimdilik sadece Çocuklar için Notada Yazmayanlar var, kim bilir belki turne imkanları yaratılabilir.