Çocukların gözünden hafıza kayıtları

Çocukların gözünden hafıza kayıtları
Çocukların gözünden hafıza kayıtları
Evler, mahalleler, sokaklar, düğünler... Beş ayrı şehirde üç ay içinde çocukların hazırladığı bu foto-röportajlar çok daha büyük bir fotoğrafı gösteriyor.

Şırnak, Batman, Van, Mardin, Yüksekova… Üç ayda 53 çocuğun hayatlarını dondurdukları yüzlerce fotoğraf karesi…
Anadolu Kültür’ün 2011 yazında bu beş kentte düzenlediği faaliyeti nasıl tarif etmek lazım? Bu günlerde çok da rağbet görmeyen foto-röportaj yöntem olarak benimsenmiş. Böyle kayıt ederek hikâyelemenin, bir hikâye yaratmak için kaydetmenin çeşitli faydaları var. Bir kere sürecin kendisi bir anlama gayretine dönüşüyor. Üstelik bu sözünü ettiğimiz hem atölyeyi düzenleyen tecrübeliler açısından hem de fotoğrafı ve kendi hayatlarını bu şekilde ele almamış genç katılımcılar için bir anlama çalışması. Öyle çocukların ellerine makine verelim, bize bir şeyler çeksinler, oradan da kitap yaparız ‘beyazlığında’ bir fikir değil altındaki. Van’da Ergin Sarı, Batman’da Sabri Özdemir, Mardin’de Lütfi Kavak ve Şırnak ile Yüksekova’da İshak Kalaç genç katılımcılara yol gösterdi üç ay boyunca. Danışman Özcan Yurdalan, 99 depreminden beri farklı coğrafyalarda benzer çalışmalar yapmış, deneyim biriktirmiş bir isim. Çocuklar yaratılmış suni başlıklardan çok hayatlarının bir parçasını belgelemeyi tercih etmiş. Öyle ki tamamına baktığınızda çocukların gözünden Anadolu halklarına dair toplumsal bir manzara çıkıyor karşınıza. Mütevazı birer etnoloji çalışması, hepsi birer hafıza kayıtları...
Fotoğrafta başka türlü bir çocuk algısından söz edilebilir. Peki bu farklı çocukluk hikâyeleriyle nasıl değişiyor? Bir doğu, bir batı gözü var mı? Yurdalan “Gergin ortamın, çatışma psikolojisinin olanca ağırlığıyla kendini gösterdiği şehirlerde çocukların bunlardan ayrı bir duygu ve düşünce dünyasına sahip olduklarını söylemek zor. Belki o nedenle ülkenin batı yakasında yaşayan çocuklarla aralarındaki fotografik bakışı tartışabiliriz. Hakikaten bu oldukça verimli bir tartışma olur. Çünkü memleketin bir bölümünde görülenler ve onları görme biçimiyle diğer bölümünde görülenler ve görme biçimleri arasındaki makasın giderek açıldığını ve bunun da pek hayırlı olmadığını düşünüyorum” diyor.
Bu kareler, ‘Fotoğrafla Hatırlamak’ adıyla kitap da oldu.



Benim mahallem
Mizgîn Tunç (14)
14 yaşındaki Mizgin, Şırnak Yeşilyurt’taki kendi mahallesini günlerce fotoğraflamış. Bu karelerin cezaevindeki babası için anlamı daha büyük. Mizgin her görüşmede götürdüğü kendi fotoğraflarıyla mahallesini cezaevine taşımış.


Çocuk evleri
Nurullah Alagöz (12), Ramazan Çakan (12)
Van Çarşı Merkezi’nde SHÇEK bünyesinde kalan iki arkadaş, okul dışında bütün zamanlarını geçirdikleri bu evdeki hayatlarını arkadaşlarına aktarmak istemiş.



Kurs
Fehime Bayat (14)
Şırnaklı Fehime foto-röportaj konusunu kendi hayatından yola çıkarak bulmuş. Şırnak’ın çeşitli mahallelerinde, evlerde çocuklara verilen Kuran derslerini kendisi de takip ediyormuş. Arkadaşlarından izin alarak Kuran derslerini fotoğraflamış.