'Çok basit, şiirsel bir metin'

'Çok basit, şiirsel bir metin'
'Çok basit, şiirsel bir metin'

Çalışmalarında anlatıyla hareketi birleştiren Odman a göre Anadolu dan bu kadar çok yeni kaynağın çıkması anlatıyı tüketemediğimizle alakalı. Fotoğraf: Muhsin Akgün

Bağımsız koreograf, dansçı İlyas Odman, bu akşam Kumbaracı50'de sahneleyeceği 'Oggi niente.../Bugün hiçbir şey...'in değişik ülkelerde ilgi görmesini çok basit, şiirsel bir metin olmasına ve unutmak/hatırlamak gibi genel geçer bir gerçeği anlatmasına bağlıyor
Haber: GÖNÜL KOCA / Arşivi



İSTANBUL - Öyle sürekli söyleşileri yayımlanmayan, ama yaptığı işlerle ilgili değerlendirme ve eleştirilerle gazetelerin ve internet sitelerinin kültür sanat bölümlerine sık sık konuk olan bir bağımsız dansçı/koreograf İlyas Odman.
Sadece Türkiye’de değil, çalışmalarıyla yurtdışında da çeşitli festivallere katılan, ilgi gören biri. Tabii her an bir tiyatroda, dans gösterisinde, çeşitli festival etkinliklerinde de karşılaşmak mümkün kendisiyle (izleyici olarak da).
‘Cam Adamlar’, ‘Yorgun’ ve ‘Bugün hiçbir şey...’ İlyas Odman’ın son çalışmaları. En son çalışması ‘Bugün hiçbir şey...’in son sezon temsilini yapacak bugün Kumbaracı50’de. Biz de bu durumu fırsat bilerek, İlyas Odman’la okul yıllarından gelen tanışıklığın verdiği ‘rahatlık’ ve ‘rahatsızlık’la konuştuk.
‘Oggi niente/ Bugün hiçbir şey...’ Cesare Pavese’in ‘Yaşama Uğraşı’ kitabından esinlenerek hazırlanan bir çalışma. 2009 Haziran ayında İtalya’nın Floransa kentinde düzenlenen Fabrricaeuropa Festivali kapsamındaki rezidansta üretilen ve prömiyer yapan ‘Bugün hiçbir şey...’, sezon boyunca da İstanbul, Prag, Berlin, Napoli ve Sicilya’da sergilenmiş. 

Pavese’den esinlendi
Anlatıyla hareketin bir arada sunulduğu bir gösterinin ortaya çıkış öyküsünü şöyle anlatıyor İlyas Odman; “Proje teklifi geldiğinde Pavese’in ‘Yaşama Uğraşı’ kitabını okuyordum ve yine aynı dönemde hayatımda ilk defa geleneksel bir cenazeye gitmiştim. Pavese’den aldığım en önemli şey de hikâye anlatma kavramının gramerde şimdiki zamanla, di’li geçmiş zamanda anlatma arasındaki farkıydı. Hikâyeyi anlattığın an geçmişe dairdir. Bu cenaze ritüelleriyle kafamda birleştiği zaman bu işi nasıl çıkarabilirim diye bir düşünce oluştu. Bu dönemden önce de Sarah Kane’in ‘Psikoz’ adlı oyununu bir tiyatrocuyla çalışmıştım. Oradan da bir birikim vardı ve bu üçünün karışımından böyle bir şey çıktı.”
Kendi deyimiyle bir çiftin hikâyesini anlatıyor Odman bu gösteriyle. Önce şimdiki zamanda sonra da geçmiş zamanda. Ama izleyiciyi de baştan uyarıyor, zira ‘Bugün hiçbir şey...’ izleyiciyle etkileşimli bir gösteri.
Üzeri unla kaplı zemin üzerinde devinen dansçı, kimi zaman hikâyenin bazı bölümlerini izleyicinin hatırlatmasını istiyor. Bu devinim içinde de geçmişte yaşanan ve unutulan bir anın nasıl acıya dönüştüğü sergileniyor. Bu esnada Aysel Gürel’in ‘İstanbul Hatırası’ şarkısını da Sezen Aksu’nun sesinden dinliyoruz.    
Kendi deyimiyle, 40 dakikalık bir zaman dilimini birlikte tüketmeye başlıyorlar ve insanların bireysel olarak yaşadığı bir durum, herkesi ortak bir duyguda buluşturuyor. “Bu iş tamamen zamana karşı insanın dayanıksızlığıyla alakalı. Çok basit şiirsel bir metin, bir çiftin paylaştığı bir an. Hava güneşli, orada bir ağaç var ve ağacın altında el ele tutuşan bir çift var gibi bir metin. İzlerken herkes kendi bireysel tecrübesini yaşarken, sanki onun hikâyesini anlattığımı zannediyor, ama esasında daha genel bir gerçek. Bu işin bu kadar değişik ülkelerde oynayabilmesi ve genel bir çağdaş dans kitlesinden daha fazla insana ulaşabilmesi de bence, bu kadar genel geçer bir gerçekten bahsetmesi. Zamanın akışına karşı insanın belleğinin nerede bir dezavantaja dönüşebileceği, bir şey hatırlıyor olma durumunun nerede bir ağrıya dönüşebileceği üzerine. Unutmak ve hatırlamak. Hikâyenin unutulmaya karşı nasıl direnebileceği kaybedilen birinin yüzünü hatırlamakla aynı şey.”
Son üç çalışmasında anlatıyla hareketi birleştiren İlyas Odman, bu tercihinin nedeniniyse; “Çok uzun zaman anlatımın parçalara bölündüğü bir yapı üzerinde kaldık, ama Balkan, Arap ve Anadolu’dan bu kadar çok yeni kaynağın çıkmasının nedeni bizim anlatıyı tüketmemiş olmamız. Belki bir Avrupa ülkesi üzerinden metnin tüketilmesinden bahsedebiliriz. Benim hep anlatmaya çalıştığım şey şu, bu ülkede bir sürü metin yazıldı ama, Tarlabaşı’nda geçen bir ‘in year face’ oyunu halen yazılmadı veya elinde pimi tutarak cezalandırılan Türk silahlı kuvvetlerinde bir adam tarafından bunu bire bir anlatan bir performans yapılmadı. Buradaki bütün o yaşamlar, hayat değerleri halen anlatıyı zorunlu kılıyor” sözleriyle anlatıyor.
İlyas Odman, ‘Bugün hiçbir şey...’ ile Ağustos’ta Çanakkaleli izleyicilerle, Sinop Bienali’nde de bir atölye çalışması olarak yöre halkıyla buluşturacak.

‘Bugün hiçbir şey’ bugün saat 20.30’da Kumbaracı50’de. Tel: 0212 243 50 51