Çözüme giden yolda

Pek çoğumuz için okul yıllarının yegâne korkulu rüyasıydı çözülemeyen problemleri ve uygulanamayan formülleriyle matematik.
Haber: ŞEHNAZ PAK / Arşivi

İSTANBUL - Pek çoğumuz için okul yıllarının yegâne korkulu rüyasıydı çözülemeyen problemleri ve uygulanamayan formülleriyle matematik. Oysa sınıflar ilerledikçe, okullar bittikçe anladık ki aslında matematik yaşamın her anına çoktan sinmişti bile. Öyle ya da böyle yaşamın içindeki her şeyin bir matematiği dolayısıyla da düzeni, disiplini vardı. Yalnız ipin ucunu kaçırdığınız ya da ipleri birbirine doladığınız zaman işler biraz karışıyordu o kadar. Hal böyleyken de matematik yine sevilmez pek de istenmez bir sorun olup çıkıyordu hayat boyunca karşımıza.
Matematiğin büyüsü
Amerikalı yazar David Auburn'un, matematiğin büyüsü üzerine şekillendirdiği 'Çözüm' Türkiye'de ilk kez Kent Oyuncuları'nda sahneleniyor. Oyun, matematik dehası olan ve yaşamın son günlerinde çalıştığı bir problemi çözmeyi elinin tersiyle iten bir baba ve kızı arasında yaşanan olaylar ekseninde; matematiğin farklı yaşam biçimlerine getirdiği bakışı irdeliyor.
Delilik ve deha, aşk ve hırs gibi ikilemlerin sorgulandığı oyunda bilim insanlarının yaşadığı çelişkilerin de altı çiziliyor. Yıldız Kenter'in yönettiği Şükran Güngör ve Müşfik Kenter'in dönüşümlü olarak rol aldığı oyunun diğer rollerinde Yeşim Koçak, Engin Hepileri ve Esra Kızıldoğan var.
Yıldız Kenter oyunda yakalanan problemin çok ilgisini çektiğini ifade ediyor: "Baba ve kız arasındaki deha ile delilik arasında yaşanan bıçak sırtı öykü cezbedici. Oyunun temelinde matematiğin büyüsü var. Her şeyin bir matematiksel tartımı olduğu gerçeğini savunuyor."
Oyunda yaşanan bunalımın bile matematiksel bir çözümü olduğunu belirten Kenter: "Hayatta da böyle. Yaptığımız planlarda matematik yok mu? Galiba pek düzeni sevmediğimizden matematiği de sevmiyoruz. Yaratılış olarak tembel mahluklarız. Ama en tembelimizin bile bir matematik dehası var" diyor.
'Çözüm'ün ustaca kaleme alınmış bir metin olduğunu ifade eden Yıldız Kenter oyunun takibinin de zorluğuna dikkat ekiyor: "Biraz dikkatli takip edilmeyi gerektiriyor. Aynı matematiksellik oyunun yapısında da mevcut. Flashback'lerle örülü bir oyun. Bunları seyircinin yakalayıp yerli yerine yerleştirmesi gerekiyor. O zaman gerilimi daha da keyifli oluyor oyunun."
Komedi de ciddi bir iş
Oyunun takibinin sıkı bir dikkat gerektiriyor
olması beraberinde de bir risk getirmiyor mu? Kenter bu soruyu şöyle cevaplıyor: "Artık her şey çok ciddi gelebiliyor seyirciye. Evet sonuçta bu ciddi bir oyun. Ama bir o kadar da komedi ögeleri var. Komedi de ciddi bir iştir. Bizde bu ciddiyet biraz göz ardı edildiği için komedi cıvıklık kıvamına geldi. Komedi matematiksel ve zekâ işidir. Kıvraklık ister. Bir şeyi gösterebildiğiniz kadar gösterirsiniz. Empoze edemezsiniz. Oyunda bu gerçeği hayata geçirmeye çalışıyoruz."
'Çözüm' bilim insanlarının kendi aralarında yaşadığı kıskançlık, güç ve hırs konularını da içten içe kurcalıyor. Bu bağlamda bilim insanları ile sanatçılar arasında bir paralellik kurulabilir mi? Yıldız Kenter bu soruya "Evet" diyor ve ekliyor: "Artistler, yazarlar ve politikacılar delidirler biraz, genel kanı bu. Benzer yönleri var. Çünkü aslında soyut bir işle uğraşıyorlar. Matematiğin sonsuzluğunda astronomik soyutu görüyorum. Belki soyut değil ama henüz en son noktasını bilmiyoruz. Matematiğin sonu, sanatın sonu, politikanın sonu ne? Soyut gerçekdışı değil mi? Bu insanlar için biraz sınırda yaşayan kişiler denilebilir. Biraz dengelerinde bu var galiba."
'Çözüm' 6 ve 7 Aralık'ta saat 20.30'da Kent Oyuncuları'nda. Te: 0212 246 35 89